
Esas No: 2019/9141
Karar No: 2022/517
Karar Tarihi: 03.02.2022
Danıştay 8. Daire 2019/9141 Esas 2022/517 Karar Sayılı İlamı
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/9141
Karar No : 2022/517
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ...Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- ...Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
3- ...Barosu Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ...Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ...gün ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kocaeli Barosu'na kayıtlı serbest avukat olan davacı tarafından, ''Meslekten Çıkarma' cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Kocaeli Barosu Disiplin Kurulu'nun ...tarih ve E:...K:...sayılı kararı ile bu karara karşı yapmış olduğu itirazın reddine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu'nun ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:...kararda; davacının, .... Ağır Ceza Mahkemesinin E:...ve K:...sayılı kararı ile, hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçundan 10 ay hapis ve adli para cezasına mahkum edildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Kocaeli Barosu Başkanlığınca usulüne uygun yapılan disiplin soruşturması neticesinde davacının mahkum olduğu suçun 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 5/a maddesinde sayma suretiyle belirtilen suçlardan olduğu, belirtilen suçtan mahkumiyetin de aynı Kanunun 136. maddesi gereğince meslekten çıkarma cezasının gerektirdiği anlaşıldığından davacı hakkında tesis edilen meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ...Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ...Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamada müştekiye parayı iade ettiğine dair belgeyi Mahkemeye sunacağını belirtmesine rağmen ceza tayini yoluna gidildiği, sağlık sebepleri nedeniyle karara karşı istinaf başvurusunda bulunamadan kararın kesinleştiği, her ne kadar babalık davası açmak üzere adına vekaletname çıkarılmış ise de hak düşürücü sürenin geçmesi sebebiyle müşteki ile aralarında yapmış oldukları görüşmede dava açmayacaklarını kararlaştırdıklarını, müştekiden aldığı dava masrafını iade ederek ibraname tanzim ettiğini, ceza yargılamasında verilen karara karşı yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunacağını belirterek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :
Adalet Bakanlığının Savunması: Davacının temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
Türkiye Barolar Birliğinin Savunması: Savunma verilmemiştir.
Kocaeli Barosu Başkanlığının Savunması: Usule ilişkin olarak, davacının temyiz başvurusunu süresinde yapıp yapmadığının araştırılması, süresinde yapılmamış ise talebin süre aşımı sebebiyle reddi gerektiği; esasa ilişkin olarak, davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü tüm hususların ceza yargılamasına ilişkin olduğu, iptalini istediği idari işlemin hangi yönüyle hukuka aykırı olduğuna dair herhangi bir açıklama içermediği, hakkında güveni kötüye kullanma suçu sebebiyle kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunduğu, tesis edilen meslekten çıkarma cezasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Duruşma" başlığını taşıyan 17. maddesinin 1. fıkrasında, "Danıştay ile idare ve vergi mahkemelerinde açılan iptal ve yirmibeşbin Türk Lirasını aşan tam yargı davaları ile tarh edilen vergi, resim ve harçlarla benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları toplamı yirmibeşbin Türk Lirasını aşan vergi davalarında, taraflardan birinin isteği üzerine duruşma yapılır.", 2. fıkrasında, "Temyiz ve istinaflarda duruşma yapılması tarafların istemine ve Danıştay veya ilgili bölge idare mahkemesi kararına bağlıdır."; aynı maddenin 3. fıkrasında, "Duruşma talebi, dava dilekçesi ile cevap ve savunmalarda yapılabilir."; 45. maddesinin 4. fıkrasında, ''Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir.'', 5. fıkrasında ise, ''Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir.'' hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda anılan kanun hükümlerine göre, İdare Mahkemelerinde açılan iptal davalarında taraflardan birinin isteği üzerine duruşma yapılması zorunlu bulunmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından dava dilekçesinde duruşma talebinde bulunulduğu halde İdare Mahkemesince yukarıda belirtilen kanun hükmüne aykırı biçimde duruşma yapılmaksızın karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, davacının duruşma isteminde bulunmasına karşın İdare Mahkemesince duruşma yapılmadan karar verilmesinde usul hükümlerine uygunluk bulunmadığından, .... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Öte yandan, duruşma yapılmasının zorunlu olduğu durumlarda ilk derece mahkemesince bu talebin karşılanmayarak karar verildiği hallerde, bu durum 2577 sayılı Kanunun 45/5. maddesinde sınırlı sayıda belirtilen hususlardan olmadığından, bölge idare mahkemesi tarafından duruşmanın bizzat yapılarak işin esası hakkında karar verilmesi gerekmektedir.
Diğer taraftan, bozma kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesince yeniden bir karar verileceğinden, davacının esasa ilişkin temyiz iddialarının bu aşamada incelenmesine gerek bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. .... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ...gün ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ...Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 03/02/2022 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.