21. Hukuk Dairesi 2016/16832 E. , 2018/1803 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverenlere ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitiyle, sigorta başlangıcının 03/05/1993 olduğuna karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
K A R A R
Dava, davacının 03.05.1993 ile 14.04.1995 tarihleri arasında eşi...’a ait işyerinde çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesi ile 5510 Sayılı yasanın 86. maddesi olup bu tür davalar için özel bir ispat yöntemi öngörülmemiş ise de davanın niteliğinin kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay"ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı, kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 03.05.1993 tarihinde ... sicil numaralı... (Bijuteri-saat-kuyumculuk) işyerinde işe başladığına dair işe giriş bildirgesinin 04.05.1993 tarihinde kuruma intikal ettiği,davacının hizmet cetvelinde 14.04.1995 ile 31.12.1998 tarihleri arasında davalı ... adına tescilli ... sicil numaralı işyerinden çalışmalarının Kuruma bildirildiği,... sicil numaralı ... işyerinin dönem bordrolarının bulunamadığının Kurum yazısında belirtildiği ,...’un vergi kaydına göre Kapalıçarşı’da faaliyetine 09.05.1988 tarihinde başladığı ve 31.12.2000 tarihine kadar devam ettiği,mahkemece komşu işyeri araştırması yapıldığı,ancak ... Kurumu tarafından komşu işyeri kayıtlı çalışanı olarak bildirilen kişilerin dinlenmediği anlaşılmaktadır.
Davacının Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının geçtiği işyeri, davacının eşine ait olup bir kimsenin eşinin sigortalı çalışmasını bildirmemesi hayatın olağan akışına aykırı olmakla birlikte,14.04.1995 tarihinden itibaren davalı işveren tarafından davacının çalışmalarının Kuruma bildirilerek primlerin ödendiği görülmektedir.
Yapılacak iş, işe giriş bildirgesinin verildiği 1001106 sicil numaralı işyerinin 03.05.1993 ile 31.01.1998 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu görüldüğünden dönem bordrolarının Kuruma intikal edip etmediğini ... Kurumu’ndan tekrar sormak,dönem bordrosunun bulunması halinde ihtilaflı dönemde kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, aksi takdirde, ... Kurumu,emniyet, zabıta, maliye marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ,özellikle ... Kurumu tarafından daha önce komşu işyeri olarak bildirilen...(... sicil numaralı) işyerinde tespiti istenen dönemde çalışması kayıtlı olan sigortalıları tanık olarak dinlemek,davacının çocuklarının doğum tarihlerini de içeren ayrıntılı nüfus kaydını dosyaya eklemek ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.