Abaküs Yazılım
7. Hukuk Dairesi
Esas No: 2021/605
Karar No: 2021/2011
Karar Tarihi: 18.10.2021

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2021/605 Esas 2021/2011 Karar Sayılı İlamı

7. Hukuk Dairesi         2021/605 E.  ,  2021/2011 K.

    "İçtihat Metni"

    7. Hukuk Dairesi


    MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

    Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03.01.2011 gününde verilen dilekçe ile komşuluk hukukuna dayalı elatmanın önlenmesi ve kal talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 24.10.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
    K A R A R
    Dava, komşuluk hukukundan kaynaklanan elatmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkindir.
    Davacı vekili, müvekkilinin mülkiyetinde olan Kütahya ili, Emet ilçesi, 116 ada 21, 23 ve 24 parsel sayılı taşınmazlar ile davalıya ait taşınmaz/taşınmazların sınır komşusu olduklarını, davalıya ait taşınmazın kenarında bulunan kavak ağaçlarının yaklaşık olarak 20-30 metre yüksekliğe eriştiğini, davacıya ait tarlanın güneşini engellediğinden yeterli verim alınamadığını, ayrıca anılan ağaçların köklerinin tarlanın büyük bir bölümünü kapladığından mahsulün yetişmesini engellediğini, davacının tarlasına yayılan kökleri temizlemek için sürekli masraf yapmak zorunda kaldığını iddia ederek ağaç dallarının budanması veya ağaçların kökten kesilmesi suretiyle elatmanın önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalının yurt dışı adresine dava dilekçesi ve duruşma günü usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı davaya cevap vermemiş ve duruşmalara katılmamıştır.
    Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile ceviz ve kavak ağaçlarının köklerinin ve kütüklerinin kaldırılarak davacı taşınmazına yapılan müdahalenin men"ine karar verilmiştir.
    Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
    TMK m. 683 deki "Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir” hükmü ile mülkiyet hakkının kanunla toplum yararına kısıtlanabileceği temel ilke olarak kabul edilmiştir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında, mülkiyet hakkının nasıl korunacağı hükme bağlanmış, 730 ve 737. maddeleriyle de taşınmaz malikinin başkalarına zarar vermesinin önlenmesi hedeflenmiştir.
    Yapma, kaçınma, katlanma olarak özetlenebilecek bu sınırlamaların önemli bir bölümü TMK’nın "komşu hakkı" başlığı altında, 737 ile 750. maddelerinde düzenlenmiş, 751 ile 761. maddelerinde de yine malikin yapması ve katlanması gereken hususlar belirtilmiştir.
    Taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti; davaya konu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, davaya konu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise davaya konu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde kabul edilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. Taraf sıfatı bu anlamda, defi değil itiraz niteliğinde olup; taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği gibi taraflar ileri sürmemiş olsalar bile mahkemece re"sen nazara alınmalıdır.
    6100 sayılı HMK’nun 297.maddesinin 2. bendi gereğince “hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." Bu hükümden maksat, mahkeme kararının taraflar arasında yeni bazı uyuşmazlıklara neden olmadan kolaylıkla infazının sağlanmasıdır.
    Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya gelince; davacı vekili 116 ada 21, 23 ve 24 parsel sayılı taşınmazların müvekkiline ait olduğunu belirterek davalıya ait komşu taşınmaz/taşınmazlardaki ağaçların ve köklerinin davacı taşınmazlarına zarar verdiği iddiası ile elatmanın önlenmesi ve kal talep etmiştir. Davacıya ait olduğu iddia edilen 116 ada 23 parsel sayılı taşınmaz dava dışı Şerife Baş"ın mülkiyetindedir. Mahkemece 116 ada 23 parsel sayılı taşınmazda davacının dava açmaktaki hukuki yararı tespit edilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
    Dava dilekçesinde davalı ..."ya husumet yöneltilerek elatmanın önlenmesi ve kal talep edilmiş ise de dava konusu taşınmazlara komşu taşınmaz olan 116 ada 22 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağına göre davalı adına tespit edilerek 2007 yılında kesinleştiği görülmüş, dosya arasında tapu kaydına rastlanmamış, UYAP üzerinden yapılan tapu sorgulamasında 116 ada 22 parsel sayılı taşınmazın 26.05.2016 tarihi itibariyle davalının eşi Ahmet kızı Sıdıka Yağcı mülkiyetinde olduğu görülmüştür. Eldeki davanın dava tarihi 03.01.2011, karar tarihi ise 24.10.2011 olup yargılama sürecinde 116 ada 22 parsel sayılı taşınmazın davalının mülkiyetinde bulunup bulunmadığı anlaşılamamaktadır. Davada pasif dava ehliyeti şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmeden davalı aleyhine hüküm kurulması doğru değildir.
    Kabule göre de yapılan keşifte dinlenen bilirkişiden kesilecek ağaç köklerinin ve kütüklerinin hangi taşınmazda bulunduğu tespit edilerek bilirkişi raporunda numaralandırılmak suretiyle gösterilmeden ve halen devam eden zararın nelerden ibaret olduğu belirtilmeden infaza elverişli hüküm kurulmamış olması da doğru görülmemiştir.
    Belirtilen hususlar gözetilmeksizin karar verilmiş olması nedeniyle hükmün bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 18.10.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi