11. Hukuk Dairesi 2017/4465 E. , 2019/5051 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 18/07/2017 tarih ve 2015/318-2017/476 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalılar-karşı davacılar vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili, müvekkilinin Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi"nde öğretim üyesi olup, tohumculuk üzerine araştırmalar yaparken davalılar ile tohum ıslahı ve üretimi konusunda anlaşma yaptıklarını, sıfatının ıslahçı olduğunu, davalıların sözleşmeye aykırı davrandığını ileri sürerek, sözleşme gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL birikmiş ıslahçı payı alacağı ile bütün hatların ortak kullanıma açılmasını ve ayrıca ıslahçıya program dahilinde geliştirilmiş çeşitlerin satışından 5 yıl boyunca ıslahçı müvekkiline pay ödenmesini, ayrıca tohumlar üzerinde alacağı oranında mülkiyet hakkı tanınmasını talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile birikmiş ıslahçı payı alacağını 90.000 TL"ye yükseltmiştir.
Davalı-karşı davacılar vekili, asıl davada davalının sözleşmeye sadık kalmadığını savunarak davanın reddini, karşı davada ise davalının haksız rekabet yasağına aykırı olarak dava dışı başka bir şirketle çalışmaya başladığını ileri sürerek, sözleşmenin 6.4 maddesi gereğince yapılan ödemelerden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL"nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte iadesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; asıl davada davacı ile davalılardan Genagri Tarım San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında tohum ıslahı ve üretimi konusunda anlaşma yapıldığı, bu işlemleri gerçekleştirmek amacıyla davacının da ortak olduğu TTAG A.Ş"nin kurulduğu, davalı şirketlerin kiraladıkları ve hazırladıkları ortamda davacının baş danışman olduğu, ekip tarafından davaya konu yeni yetiştirilmiş tohumların üretildiği ancak 5042 sayılı kanun kapsamında tescil edilmiş bir tohum bulunmadığından davacının ıslahçı sıfatını ve haklarını kullanamayacağı, yapılan sözleşme ve içeriğinin genel hükümler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacının üretimine katkıda bulunduğu ve üretilmesini sağladığı tohumların toptan satış değerinin 446.000 TL olup bu meblağın %15" inin davacının sözleşme kapsamında talep edebileceği miktar olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 66.900 TL. nin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, ıslahçı payı ödenmesi ve tohumların mülkiyetinin verilmesi talebinin reddine, karşı davada ise davacının sözleşmenin feshi sonucunu doğuracak herhangi bir eylemli faaliyetinin olmadığı gerekçesi ile karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar-karşı davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-)Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bi isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle gerek dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı Kanun’un 4. maddesi ve gerekse de daha sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı Kanun’un 4. maddesi gözetildiğinde davanın ticari dava niteliğinin bulunmaması nedeniyle, yargılamanın Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yapılıp bitirilmesinde ve mahkemece, uyulan bozma ilamı doğrultusunda, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin tasfiyesi suretiyle giderilmesinde usul ve yasaya bir aykırılık bulunmamasına göre, davalılar-karşı davacı vekilinin karşı dava bakımından tüm, asıl dava bakımından ise aşağıdaki bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-)Mahkemece, asıl davada sözleşmenin tasfiyesi cihetinde, davacı yanca geliştirilen tohumların satış bedeli üzerinden sözleşmede öngörülen oran esas alınmak suretiyle davacıya ödenecek miktarın saptanmasında yöntem olarak bir isabetsizlik söz konusu değilse de, sözleşmede davacıya aylık olarak yapılan ödemelerin toplam ödenmesi gereken tutardan mahsup edileceği açıkça belirtilmiş olmasına ve hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda da bu yönde hesaplama yapılmasına karşın, gerekçesi de belirtilmeksizin, bu ödemelerin davacının toplam alacağından mahsup edilmeksizin hüküm kurulmuş olması doğru olmamış, asıl davada davalılar vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulüyle asıl dava yönünden verilen kararın davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacılar vekilinin karşı davaya ilişkin tüm, asıl davaya yönelik sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulüyle yerel mahkemenin asıl davaya yönelik kararının BOZULMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 1.098,10 TL harcın temyiz eden davalılar/karşı davacılar-karşı davaya yönelik iadesine, 09/07/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.