10. Hukuk Dairesi 2012/6112 E. , 2013/4684 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, rucüan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
İş Mahkemeleri, 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş istisnai nitelikte özel mahkemeler olup, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu"nun 106"ncı maddesi ile mülga 1479 sayılı Kanunun 70"inci maddesinde, bu Kanun uygulamasından doğan uyuşmazlıkların yetkili iş mahkemelerinde görüleceği 5510 sayılı Kanun"un 101"inci maddesinde de, aksine hüküm bulunmayan hallerde, 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceği düzenlenmiştir. 5510 sayılı Kanun"un geçici 4"üncü maddesinde ise; "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanuna göre; aylık, tazminat, harp malullüğü zammı, diğer ödemeler ve yardımlar ile 08.02.2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre ek ödeme verilmekte olanlara, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunda kendileri için belirtilmiş olan şartları haiz oldukları müddetçe bunların ödenmesine devam olunur. Ancak, 5 ila 10 yıl arasında fiili hizmet süresi olan iştirakçilerden dolayı dul ve yetim aylığı almakta olanların, aylık ve diğer ödemeleri, bu Kanunun 32 nci, 34 üncü ve 37 nci maddelerindeki şartları haiz oldukları müddetçe devam edilir. Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır." hükmü öngörülmüştür.
Somut olayda; davacı, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, 23.04.2008 tarihinde meydana gelen Trafik Kazası nedeniyle Kurum sigortalısına sarf edilen
hastane masrafına ilişkin Kurum zararının %50’sine isabet eden 2.341,23 TL.’nin sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini istemiştir. Mahkemece, davalı %50 kusurlu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de; dosya içeriğinden; davacı Kurum sigortalısı ... ...neş hakkında ... Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen Hasta Epikriz raporunda ... ’in Emekli Sandığı kurumuna tabi olduğunun yazdığı gözetildiğinde; davacı Kurum sigortalısı olan ... ’in 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununa tabi sigortalı olup olmadığı tespit edilmeksizin, mahkemenin hükmü, eksik inceleme, yetersiz araştırma ve yanılgılı değerlendirmeye dayalıdır.
Yukarıda açıklamalar ışığında yapılan değerlendirmeye göre; Kurum sigortalısının 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununa tabi sigortalı olup olmadığı yöntemince araştırıldıktan sonra, 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanuna tabi sigortalı olduğunun tespit edilmesi halinde, uyuşmazlığın çözümünde ne 506 sayılı Kanun, ne 1479 sayılı Kanun ne de 5510 sayılı Kanun"un uygulama yeri bulunmadığı değerlendirilerek; bu durumda sözü edilen 101"inci madde hükümlerine göre sınırlı yetki ile donatılmış iş mahkemesi görevli alanında olmadığı irdelenerek; ayrıca 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu"nun 2"nci maddesine göre kimler aleyhine idari yargıda dava açılabileceği açıklanmış olup, gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişileri hakkında idari yargı yerinde dava açılamayacağı ve dava konusu uyuşmazlığın çözümünde genel mahkemelerin görevli olduğu nazara alınarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.