22. Hukuk Dairesi 2012/11097 E. , 2013/1556 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı tarafından iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini belirterek, ihbar ve kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti ve genel tatil ücreti alacakları istemiştir.
B) Davalılar Cevaplarının Özeti:
Davalılar vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
C) Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı kanuni süresi içinde davalılar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 27. maddesinde yer bulan “Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkeme, iki tarafa eşit şekilde hukukî dinlenilme hakkı tanıyarak hükmünü vermelidir. Anayasa"nın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi"nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukukî dinlenilme
hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır. Bu hakka, tarafın hâkime meramını anlatma hakkı ya da iddia ve savunma hakkı da denilmektedir. Ancak, hukukî dinlenilme hakkı, bu ifadeleri de kapsayan daha geniş bir anlama sahiptir. Bu hak çerçevesinde, tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur.
Ayrıca, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 281. maddesi hükmüne göre, taraflar, bilirkişi raporunun kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler.
Dosya içeriğine göre, davacı vekili, bilirkişi raporu düzenlenmeden 20.03.2012 tarihinde ıslah dilekçesi vermiş, ıslah dilekçesi de 22.03.2012 ve 23.03.2012 tarihlerinde davalı vekillerine tebliğ edilmiştir. Davalılar vekili 17.04.2012 tarihli dilekçesi ile ıslah dilekçesine karşı itirazlarını bildirmiştir. 17.04.2012 havale tarihli bilirkişi raporu, son celse yani 17.04.2012 tarihli celsede dosyaya sunulmuş ve davalılar vekili, bilirkişi raporuna karşı beyanda bulunmak için süre istemiştir. Mahkemece, davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı beyanda bulunma talebi ıslaha karşı beyanda bulunduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. Davalı tarafa bilirkişi raporuna karşı beyanda bulunmak için süre verilmeden, davalı tarafın hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilerek karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Öte yandan, davalı taraf, ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı definde bulunmasına rağmen, kararın gerekçesinde bu husus tartışılmadan sonuca ulaşılmıştır. Davalı vekilinin zamanaşımı defi konusunda değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, bu hususun gözardı edilmesi de hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.