Hukuk Genel Kurulu 2014/925 E. , 2016/593 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki “tazminat ” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Mudanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 01.02.2011 gün ve 2009/460 E., 2011/37 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25.06.2012 gün ve 2011/4163 E., 2012/10850 K. sayılı ilamı ile;
(...Davacı vekili, ticari paket sigorta poliçesi ile sigortalı olan işyerinin 29.08.2009 tarihinde meydana gelen LPG tüpünün patlaması ve çıkan yangın sebebi ile 53.322,62 TL"lik hasar meydana geldiğini, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, hasarın davalıya ait firmadan alınan LPG tüpünden çıktığını, tüp değişiminin satıcı firma tarafından yapılması gerektiği halde değişimin çalışanlarca yapıldığını, davalının sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek bu miktarın 19.10.2009 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kusurunun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, LPG tüpü değişiminin zarara uğrayan işyeri çalışanlarınca yapıldığı, işletmelerdeki uygulama gereği işyerlerine yedek tüp bırakıldığı, hasara uğrayan işyerinin tüpün bitmesinden sonra işyerine tüp tedarik eden davalıyı aramayarak işyeri çalışanlarınca tüp değişimi ve gaz akışı sağlanması olayının gerçekleştirildiği, bunun sonucu olarak gaz kaçağı meydana gelip parlama sonucu yangın çıktığı, bu durumda davalıya ihbar gelmediğinden ve tüpün değiştirilmesi istenilmediğinden tüpün bitmiş olduğundan haberi olmasının mümkün olmadığı ve yangının meydana gelmesinde herhangi bir eyleminin ya da kusurlu eylemsizliğinin bulunmadığı, yangının meydana gelmesinde kusurlu olanın sigortalı işyeri çalışanları olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işyeri sigorta poliçesine dayalı tazminatın TTK"nun 1301. maddesine dayalı olarak rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Davacının sigortalısı ile davalı arasında tüp alım-satımı ilişkisinin uzun süredir devam ettiği ve aralarında bu şekilde sözleşme kurulduğu uyuşmazlık konusu değildir. Somut olayda, davacının sigortalısının davalıdan iki adet tüp aldığı, davalının bu tüplerden bir tanesinin bağlantısını yaptığı, bu tüpün boşalmasından sonra davalı tarafından yedek olarak bırakılan ikinci tüpün bağlantısının yapılması için davalıya haber verilmediği, ikinci tüpün davacı sigortalısının çalışanı tarafından bağlantısının yapıldığı, patlamanın da bu tüpün bağlantısının yapılmasından sonra meydana geldiği anlaşılmıştır. Davalı tüp satımı ile iştigal ettiğine göre, bu faaliyetin tüpün satılması yanında bağlantısının yapılmasını da kapsadığı dikkate alındığında, davalının bağlantısını yapmadan yedek tüp bırakmasının kusur teşkil ettiği, ancak sigortalının çalışanı tarafından davalıya haber verilmeden ve yetkili olmamasına rağmen tüp bağlantısı yapılmasının da sigortalı açısından kusur teşkil ettiğinin kabulü gerekir. O halde mahkemece, davalının bağlantısını yapmadan yedek tüp teslim etmesi ile sigortalının da davalıya haber vermeden kendi inisiyatifiyle tüp bağlantısı yapmasının müterafik kusur teşkil edebileceği gözönünde bulundurularak değerlendirme yapılması gerekirken, belirtilen gerekçe ile hüküm tesisi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir...)
gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 11.05.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.