Hukuk Genel Kurulu 2016/969 E. , 2016/602 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki “tapu iptal ve tescil” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Seferihisar Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 25.10.2011 gün ve 2010/140 E., 2011/236 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 11.03.2013 gün ve 2012/12256 E.-2013/3520 K. sayılı ilamı ile;
(…Dava dilekçesinde, özel parselasyona dayalı olarak yapılan düzenleme sonunda belediye lehine bedelsiz olarak yola terk edilen 101 ada 58 ve 59 parselde toplam 117,55 m² lik alanın yol olarak kullanılmayıp sonradan imar değişikliği yapılarak belediyenin kendi adına ihdas sebepli arsa olarak tapuda kayıt oluşturması ve bu yerleri satışa çıkarması nedeniyle oluşan yolsuz tescillerin ortadan kaldırılarak bu yerlerin bedelsiz olarak davacıya iade edilmesi, tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescili, ıslah dilekçesiyle de 59 nolu parselin belediye tarafından ihaleyle 3. kişiye satıldığından bu parselle ilgili bedelin tahsili istenmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüyle 101 ada 58 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, 101 ada 59 parsel yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Dosya içindeki tüm bilgi ve belgeler ve özellikle yerinde yapılan keşif ve inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporuna göre; mülkiyeti davacıya ait 1.467 m² lik 101 ada 23 parsel sayılı taşınmazın davacının talebi doğrultusunda yola terk ve ayırma işlemi yapılarak 463 m²lik yerin bedelsiz olarak yola terk edildikten sonra davacı adına 38 ve 39 nolu parseller olacak şekilde ikiye ifraz edildiği, daha sonra kamuya terki yapılan bölümünün bir kısmının Seferihisar Belediye Meclisince 31.10.1991 tarihinde onaylanan revizyon imar planında alanında kalması nedeniyle davacının ihdas ve tevhit dosyası ile talepte bulunması üzerine 101 ada 38 parsel yanında 57,95 m² A ihdas parseli davacı adına oluşturulmuş ve 550 m² lik 101 ada 38 parsel ile tevhit edilerek 607,95 m²lik B parseli oluşturulmasına, 29.01.2008 tarihinde Belediye Meclisince uygunluğuna karar verilmesine rağmen daha sonra 30.07.2009 tarihli Belediye Meclis kararı ile 101 ada 38 parsel yanında 57,95 m² A ihdas parseli, 101 ada 39 parsel yanında 59,60 m² B parseli belediye adına ihdasen oluşmasına karar verilerek, 57,95 m² lik 101 ada 58 parsel ve 59,60 m² lik 101 ada 59 parsel numaraları ile belediye adına yoldan ihdas edilerek arsa niteliğinde ... adına tapuya tescil edilmiş 101 ada 59 parselde dava öncesinde ihaleyle üçüncü kişiye satıldığı anlaşılmıştır.
Kamulaştırma Yasasının 35. maddesinde, imar mevzuatı gereğince düzenlemeye tabi tutulan parsellerden özel parselasyon sonunda malikinin muvafakati ile kamu hizmet ve tesislerine ait bulunan yerler için eski malikleri tarafından mülkiyet iddiasında bulunulamayacağı ve karşılığının istenemeyeceği herhangi bir koşula bağlı tutulmaksızın açık ve seçik bir şekilde öngörülmüştür.
Somut olayda, 1988 yılında imar düzenlemesine bağlı olarak yapılan ifraz sırasında özel parselasyon sonucu malikin rızasıyla o tarihteki imar durumuna göre yola terk edilmiş bulunduğuna göre sonradan imar durumunun ve diğer koşulların değişmiş olduğu ileri sürülerek eski malik tarafından taşınmazın terk edilen bölümü geri istenemez. Başka bir deyişle bu yerin sonradan yapılan imar düzenlemesi ile yol olmaktan çıkarılıp özel mülkiyete elverişli hale getirilmesi eski malike bu yeri geri isteme hakkını kazandırmaz.
Bu durum karşısında mahkemece davanın açıklanan nedenlerle 101 ada 58 parsel yönünden de reddine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle kabulü doğru görülmemiştir...)
gerekçesiyle karar bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yapılan görüşmeler sırasında bir kısım üyeler tarafından, dava konusu taşınmazın kamusal alanda kaldığı ve bu nedenle malikin muvafakatı ile yola terk edildiği, davacının sözkonusu bu eyleminin şartlı bağış niteliğinde bulunduğu, taşınmazın imar durumunun sonradan değişmesi ve yol olmaktan çıkartılarak özel mülkiyete elverişli hale gelmesi durumunda sözkonusu taşınmazın davacı eski malik tarafından istenebileceği, bu nedenle yerel mahkeme direnme kararının onanması gerektiği ileri sürülmüş ise de, bu görüş Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle direnme kararı bozulmalıdır.
S O N U Ç : Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 11.05.2016 gününde oyçokluğu ile karar verildi.