20. Hukuk Dairesi 2018/429 E. , 2018/4402 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar ... ve ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... vekili, 07/04/2011 tarihli dava dilekçesinde özetle; tapuda ... adına kayıtlı ... Köklü (...) köyünde bulunan 139 ada 15 parsel sayılı tarla niteliğindeki taşınmazın Nisan 1921 tarih 18, ..., ..., ... ve 83 sıra numaralı tapu kayıtları kapsamında kaldığı ve müvekkili yararına zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu iddiasına dayanarak taşınmazın tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tesciline karar verilmesi talebiyle dava açmıştır.
Mahkemece, davacının davasının kabulü ile ..., Köklü köyü, 139 ada 15 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile, davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar ... ve ... vekilleri tarafından esasa yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Yörede, 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 10/12/1999 - 12/01/2000 tarihleri arasında ilân edilen arazi kadastrosu vardır. Kadastro çalışması sırasında 139 ada 15 parsel sayılı 14.421,76 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 1936 tarih ve 136 sıra numaralı tahrir kaydına dayanılarak, tarla niteliğiyle ... adına tesbit ve tescil edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme sonrasında davacı gerçek kişinin davasının kabulü ve çekişmeli 139 ada 15 sayılı parselin tapu kaydının iptaline ve davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş ise de verilen karar usul ve kanuna aykırıdır. Şöyle ki; her ne kadar çekişmeli taşınmazın ... sayılmayan yerlerden olduğuna yönelik taraflar arasında kesin nitelikle güçlü bir delil bulunduğu ve davacının taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin kazanıma elverişli olduğu belirlenerek davacı gerçek kişinin davasının kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmasa da; hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın kamulaştırma işlemi sonucu ifraz gördüğü ve 139 ada 37 ve 38 sayılı parsellerin oluştuğu bildirilmesine rağmen mahkemece kamulaştırma işlemine ilişkin evraklar getirtilerek bu yönde bir araştırma yapılmadan karar verilmiştir. Dairenin iade kararı üzerine yörede davalı kurum tarafından yapılan kamulaştırma işlemine ilişkin tüm evraklar celbedilmiş ve fen bilirkişiden kamulaştırma planı ve kadastro paftasının aynı ölçekte çakıştırılmasına yönelik ek rapor alınmış, alınan ek raporda ise çekişmeli 139 ada 15 sayılı parselin kamulaştırma kapsamında kaldığı ve kamulaştırma sonucu 139 ada 37 ve 38 sayılı parsellerin oluştuğu bildirilmiştir. İade kararı sonrası dosyaya celbedilen ifrazen oluşan parsellerin tapu kayıtları incelendiğinde ise, dava tarihinden sonra 2012 yılında yapılan ifraz işlemi sonucu 139 ada 37 sayılı parselin 275,80 m² yüzölçümü ve yol niteliği ile; 38 sayılı parselin de 14.145,96 m² yüzölçümü ve tarla niteliği ile ... adına tapuya kaydedildiği tesbit edilmiştir. Bu haliyle çekişmeli 139 ada 15 sayılı parselin 275,80 m2’lik kısmının kamulaştırma kapsamında kaldığı ve ifraz işleminin de yapılarak güncel tapu kayıtlarının oluştuğu anlaşılmıştır.
Kamulaştırma işlemi bir idari işlem olup, bu işlem sonrasında kamulaştırılan taşınmazın mülkiyeti kamulaştırma yapan kuruma geçer. Bu nedenle mahkemece somut olayda kamulaştırma kapsamında kalan ve ifraz işlemi ile 139 ada 37 parsel numarası altında yol niteliği ile kayıtlı bulunan taşınmazın kamulaştırma işlemi öncesinde davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesiyle yetinilmesi, 139 ada 38 sayılı parsel üzerinden davacı yararına tapu iptali ve tescil hükmü kurulması gerekirken kök parsel numarası olan 139 ada 15 sayılı parselin tapu kaydının iptaline hükmedilmiş olması doğru görülmemiş ve hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar ... ve Karayolları Genel Müdürlüğünün temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 05/06/2018 gününde oy birliği ile karar verildi.