Abaküs Yazılım
20. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/10891
Karar No: 2018/4418

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2016/10891 Esas 2018/4418 Karar Sayılı İlamı

20. Hukuk Dairesi         2016/10891 E.  ,  2018/4418 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

    K A R A R

    Davacı vekili 27.09.2013 tarihinde harçlandırılan dilekçe ile; müvekkilinin maliki olduğu; ... ilçesi, ... Mahallesi 289 ada 41 parsel sayılı taşınmazın ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/475 E. - 2001/516 K. sayılı ilamıyla kıyıda kaldığı gerekçesiyle bedelsiz olarak hükmen tapusunun iptaline karar verildiğini, 02.10.2013 tarihinde kesinleştiğini, tapunun iptal edilmesi sebebiyle zararın oluştuğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı tutup şimdilik 350.000.-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte Hazineden tahsiline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Daha sonra 19.04.2016 tarihli ıslah dilekçesiyle toplam 144.422,54.-TL tazminatın zararın oluştuğu 02.10.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
    Davalı Hazine; davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece; tapunun iptal edilmesiyle davacının 144.422,54.-TL zararının oluştuğu, davacının talep sonucunu ıslaha gerek olmaksızın daraltabileceği, davalı Hazinenin talebin daraltılmasına onay vermediği, vekalet ücreti ve yargılama gideri ödememek için talebin ıslah yoluyla daraltıldığı, bu işlemin HMK’nın 182. maddesi uyarınca kötüniyetli ıslah niteliğinde olduğundan ıslahın dikkate alınmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 144.422,54.-TL tazminatın 02.10.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın, 4721 sayılı TMK"nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.
    Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1965 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında İzmir ili, ... ilçesi, ... mahallesi 41 ada 41 parsel sayılı 267 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tapu kaydı uygulanarak arsa niteliği ile ... ve Hazine adına paylı mülkiyet üzere tespit edildiği, ... tarafından açılan dava üzerine ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1965/272 E. - 1966/196 K. sayılı ilamıyla Hazine adına olan payın iptal edilip tamamının ... adına tesciline karar verildiği, 03.02.1970 tarihinde kesinleştiği, daha sonra ada numarasının 289, niteliğinin ise bahçeli bir katlı kargir ev olarak değiştirildiği, 24.11.1989 tarihinde satış yoluyla davacıya geçtiği, Hazine tarafından açılan dava sonucu ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/475 E. - 2001/516 K. sayılı ilamıyla 289 ada 41 parsel sayılı taşınmazın tamamının kıyıda kaldığı gerekçesiyle tapu kaydının iptaline ve sicilden terkinine karar verildiği, temyiz ve karar düzeltme itirazları reddedilerek 02.10.2003 tarihinde kesinleştiği, hükmün infaz edildiği, eldeki davanın ise 10 yıllık süre içinde 27.09.2013 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
    4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 1007. maddesi gereğince, tapu sicilinin yanlış tutulması nedeniyle zarara uğrayan kişinin bütün zararlarından devlet sorumludur. Tapu kaydının iptali nedeniyle, tapu sahibinin oluşan gerçek zararı neyse, tazminatın miktarı da o kadar olmalıdır. Gerçek zarar; tapu kaydının iptali nedeniyle, tapu malikinin mal varlığında meydana gelen azalmadır. Tazminat miktarı, zarar verici eylem gerçekleşmemiş olsaydı, zarar görenin mal varlığı ne durumda olacak idiyse, aynı durumun tesis edilebileceği miktarda olmalıdır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.03.2003 gün ve 2003/19-152 E. - 2003/125 K.; 29.09.2010 gün ve 2010/14-386 E. - 2010/427 K.; 15.12.2010 gün ve 2010/13-618 E. - 2010/668 K. sayılı kararı). Zarara uğrayan kişinin gerçek zararı ise, tazminat miktarının belirlenmesinde esas alınacak değerledirme tarihine göre belirlenecek olup, bu tarih ise zararın meydana geldiği tarihtir.
    4721 sayılı TMK’nın 705/2. maddesi uyarınca tapu iptal ve tescil istekli davaların kesinleştiği tarih itibariyle mülkiyet hakkı sona ereceğinden bu tarih itibariyle tapusu iptal edilen gerçek ve tüzel kişilerin zararı oluşacaktır.
    Zararın meydana geldiği tarihe göre de tapusu iptal edilen gayrimenkulün niteliği ve değeri belirlenmelidir. Değerlendirme tarihi itibariyle taşınmazın niteliği arazi ise, net gelir metodu yöntemi ile, arsa vasfında ise değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması suretiyle gerçek değer belirlenmelidir.
    Somut olaya gelince kıyılar özel mülkiyete konu olamayacak ise de, genel arazi kadastrosu sırasında taşınmaz hakkında kadastro tespit tutanağı düzenlenerek tapu kütüğünün gerçek kişi adına oluşturulduğu, daha sonra satış yoluyla davacıya geçtiği, bu şekilde tapu sicilinin hatalı olarak tutulduğundan, TMK"nın 1007. maddesi kapsamında Devletin kusursuz sorumluluğunun bulunduğu ve davacının gerçek zararının karşılanması gerektiği kuşkusuzdur. Davacının zararı, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/475 E. - 2001/516 K. sayılı ilamının kesinleştiği 02.10.2003 tarihinde oluşmuş olup, mahkemece bu tarih itibariyle taşınmazın niteliğinin ve değerinin belirlenmesi gerekmektedir.
    Ne var ki, hükme dayanak yapılan bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda; 289 ada 41 parselin arsa olduğu belirtilerek emsal karşılaştırması yöntemiyle dava tarihindeki değeri belirlenmiş, daha sonra aynı bilirkişiler tarafından düzenlenen ek raporda ise; asıl raporda belirlenen miktarlara ... verilerine göre ... oranına göre değer indirme oranı uygulanmak suretiyle tapu iptali ve tescil davasının kesinleştiği tarih itibariyle tazminat tespit edilmiştir.
    ... Belediye Başkanlığı; 289 ada 41 parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ve 1/5000 ölçekli uygulama ve nazım imar planı dışında kaldığını, kıyı mevzuatına göre kıyıda kaldığından inşaat izninin bulunmadığını, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu bildirmiştir. Ancak 289 ada 41 parselin tapu kaydının iptaline ilişkin kararın kesinleştiği 02.10.2003 tarihi itibariyle imar durumu araştırılmadığından anılan taşınmazın değerlendirme tarihi itibariyle arsa niteliğinde olup olmadığı yönünde duraksama olmuştur.
    Bu durumda 289 ada 41 parselin niteliğinin ve değerinin yönetimine uygun şekilde tespit edildiği de söylenemez.
    Hal böyle olunca tazminat istemine konu taşınmazın tapu kaydının iptaline ilişkin kararın kesinleştiği 02.10.2003 tarihi itibariyle Bakanlar Kurulunun Yargıtay tarafından benimsenen 28.02.1983 gün ve 1983/6122 sayılı kararı ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 17.04.1998 gün ve 1996/3-1998/1 sayılı kararı çerçevesinde arsa vasfında olup olmadığı araştırılmalı, bu ilkelere göre arsa niteliğinde olduğunun belirlenmesi halinde, taraflara, dava konusu taşınmaz ile aynı bölgeden bulunamaması halinde yakın bölgelerden, 02.10.2003 tarihinden önce ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer nitelikli ve yüzölçümlü satışları bildirmeleri için olanak tanınması, gerekli görülürse re"sen emsal getirtme yoluna gidilmesi, bu emsallere göre değer biçilmesi için konunun uzmanı bilirkişilerden oluşturulacak bilirkişi kurulu vasıtasıyla keşif yapılarak, denetlemeye olanak veren bilimsel verileri içeren rapor alınması ve bu emsallere emsal satışların değerlendirme (02.10.2003) tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle değer tespiti, bundan sonra emsal.
    ile 289 ada 41 parsel sayılı taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak, taşınmazdan ... payının düşülmesinin gerekip gerekmediği belirtilmek, üzerindeki binanında 2003 yılına ilişkin ... Bakanlığı resmi birim fiyatları esas alınarak yıpranma payı düşülmek suretiyle gerçek zararın belirlenmesi, emsal alınan taşınmazlara ilişkin resmi satış akit tablolarının tapu sicil müdürlüğünden getirtilmesi, emsal taşınmazlar ile çekişmeli taşınmaza ait Arsa Metrekare ... Bedeli Takdir Komisyonu tarafından belirlenen emlak vergisine esas olan m² değerleri, ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Vergi Dairesinden istenip, 289 ada 41 parselin, emsal taşınmazlara göre üstünlük oranı yönünden bilirkişi kurulu raporununda denetlenmesi sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
    Kabule göre de hükme dayanak yapılan bilirkişi kurul raporunda; çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptaline ilişkin kararın kesinleştiği tarih itibariyle arsa değerinin 88.221,29TL, üzerindeki yapıların değerinin ise 26.201,250.-TL olarak belirlendiği, böylelikle taşınmazın üzerindeki muhdesatlarla birlikte toplam değeri 114.422,540.-TL olduğu halde hesap hatası yapılarak toplam tazminat miktarının 144.422,540.-TL olduğunun açıklandığı, mahkemece 112.422,540.-TL tazminata hükmedilmesi gerekirken hükme dayanak yapılan bilirkişi kurul raporundaki hesap hatası gözetilmeksizin 144.422,54.-TL tazminata hükmedilmesi de isabetsizdir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 07/06/2018 günü oybirliği ile karar verildi.








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi