19. Hukuk Dairesi 2016/6456 E. , 2017/2724 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmelerine bağlı olarak icra takipleri yaptıklarını sonuç alınamaması üzerine ipoteğin paraya çevrilmesine dair ilamsız takip yaptıklarını, ipotek resmi senedinin 1. maddesinden anlaşılacağı üzere söz konusu ipoteğin borçlunun müvekkile olan doğmuş ve doğacak tüm borçlarının teminatı olduğunu ileri sürerek icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konu icra takibinin mükerrer olduğunu müvekkilinin taşınmazındaki ipoteğin davacı bankadan kullanılan konut finansman kredisi için tesis edilmiş ipotek olduğunu, bu krediden dolayı ödenmemiş borcunun bulunmadığını, takip konusu borcun konut finansmanı dışında kullandırılan tüketici kredisi ve kredi kartından kaynaklanan borçları olduğunu, davacı bankanın kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddine ve davacının %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda ,ipotek akit sözleşmesinde yer alan ""doğmuş ve doğacak tüm borçlarına teminat teşkil etmek üzere üst sınır ipoteği tesis"" edilmesine ilişkin hükmün haksız şart niteliğinde bulunduğu, davacı tarafın hukuku dolanarak ilamsız takipler yaptığı, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçtiği, haksız şart kapsamında önceden tesis edilmiş olan krediler ve kredi kartı için ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece ipotek akit tablosunda doğmuş ve doğacak tüm borçlarına teminat teşkil etmek üzere üst sınır ipoteği tesis edilmesine ilişkin hükmün haksız şart niteliğinde olduğu belirtilmiş ise de lehine ipotek verilen 3. kişiye henüz belirsiz olan borçlarına karşılık verilmiş olup yasa da üst sınır ipoteği tesis edilmeyeceğine dair hüküm bulunmaması dikkate alındığında ipoteğin geçerli olduğu kabul edilerek tarafların delilleri toplanıp yargılamaya devam olunarak esas hakkında karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.