
Esas No: 2022/746
Karar No: 2022/3040
Karar Tarihi: 29.03.2022
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2022/746 Esas 2022/3040 Karar Sayılı İlamı
Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi tarafından verilen 2022/746 E., 2022/3040 K. sayılı karar, bir karşılıklı boşanma davasına ilişkindir. Davacı-davalı erkek tarafından temyiz edilen kararda kusur belirlemesi, tedbir nafakası, kadın lehine hükmedilen manevi tazminat ve kendi tazminat taleplerinin reddi yönünden itiraz edilmiştir. Mahkeme kararında, tarafların boşanmaya sebebiyet veren olayların eşit derecede kusurlu olduğu sonucuna varılmış ve davacı-davalı erkeğin ağır kusurlu olduğunun kabulünün ise doğru olmadığı belirtilmiştir. Buna göre, mahkemece davalı-davacı kadın lehine hükmedilen manevi tazminatın da isabetsiz olduğu belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Kanun maddeleri hakkında detaylı bilgi verilmemiştir.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından, kusur belirlemesi, tedbir nafakası, kadın lehine hükmedilen manevî tazminat ve kendi tazminat taleplerinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Bölge adliye mahkemesince davacı-davalı erkeğe izafe edilen kusurlu davranışlardan; fiziksel şiddet vakıasına ilişkin tanık beyanları soyut olduğu gibi, bu vakıa dosyadaki diğer delillerle de ispatlanamamıştır. İspatlanmayan vakıalar taraflara kusur olarak yüklenilemez. Mahkemece belirlenen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlara göre de tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden davacı- davalı erkeğin ağır kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
3-Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere, tarafların boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşit derecede kusurlu oldukları anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu manevi tazminata hükmedilebilmesi için, tazminat yükümlüsünün kusurlu, talep eden eşin ise, kusursuz veya diğerine göre daha az kusurlu olması gerekir (TMK m. 174/2). Durum böyleyken, mahkemece davacı-davalı erkeğin, davalı-davacı kadına nazaran daha fazla kusurlu olduğunun kabulü ve bu hatalı kusur belirlemesine göre davalı-davacı kadın lehine manevî tazminata hükmedilmesi isabetsiz olmuş ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oy birliğiyle karar verildi. 29.03.2022 (Salı)
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.