Abaküs Yazılım
19. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/16098
Karar No: 2017/2773
Karar Tarihi: 04.04.2017

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2016/16098 Esas 2017/2773 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Taraflar arasındaki menfi tespit davasında, davacının davalılardan olan şirkete 200.000 TL'lik çek nedeniyle borcu olmadığının tespiti talep edildi. Mahkeme, çeki veren şirket ile davacı arasında geçerli bir satış sözleşmesi bulunmadığı için çekten dolayı borcun oluşmadığını kabul ederek, davalılardan olan şirketlerin çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine, diğer şirketin pasif husumet yokluğu nedeniyle davadan çıkarılmasına karar verdi. Ancak, mahkeme gerekçesinde bahsedilen harici oto alım satım sözleşmesinin, davalılardan olan bir şirketin imzasını taşımadığına dikkat çekildi ve bu nedenle kararın bozulmasına karar verildi. HUMK'un 432. maddesi ve HMK'nın 104. maddesi uyarınca temyiz süresinin geçirilmesi nedeniyle davacı vekilinin temyiz istemi reddedildi. Kanun maddeleri: HUMK 432. madde, HUMK 433/II c-2 hüküm, İçtihadı Birleştirme Kararı, HMK 104. madde.
19. Hukuk Dairesi         2016/16098 E.  ,  2017/2773 K.

    "İçtihat Metni"




    Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalılar ... ve . yönünden kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar ... ve vekilince duruşmalı olarak, davacı vekili tarafından katılma suretiyle temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde gelen olmadığından, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.


    - K A R A R -

    Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... Ltd. Şti. arasında imzalanan iki adet araca ilişkin harici araç satış sözleşmesinde satış bedelinin 220.000 € olarak belirlendiğini, kararlaştırılan bedelin 110.000 €"luk kısmının elden nakit olarak verildiğini, geri kalan kısım için davalı ... adına düzenlenmiş 97.000,00 TL"lik ve davalı ... adına düzenlenmiş 200.000,00 TL"lik çeklerin verildiğini, 97.000,00 TL"lik çekin cirolanarak bankaya ibrazı üzerine ödendiğini, buna rağmen araçların kararlaştırılan teslim tarihinde teslim edilmediğini ileri sürerek müvekkilinin davalı ... adına düzenlenen 200.000,00 TL"lik çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili, davacının iddialarının doğru olmadığını, çekin bir ödeme aracı olduğunu ve davacı tarafça borcuna karşılık verildiğini, davacının bedelsizliğe ilişkin iddiasının dayanağı olarak ileri sürdüğü adi araç satış sözleşmesinde müvekkilinin imzası bulunmadığını, bu belgenin kambiyo senedinin aksini ispat için yeterli olmadığını, müvekkilleri ... ve Ltd. Şti."nin çekte ciroları bulunmadığı için bu müvekkillere karşı husumet yöneltilmeyeceğini, müvekkili şirket ile davacı arasında böyle bir satış sözleşmesi yapılmadığını, bu belgenin sahte olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.


    Mahkemece, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çek ..."e herhangi bir şekilde davacı ile olan ticari ilişkisi ve aralarındaki alacak borç ilişkisi kapsamında verilmediği, çekin, bankası seri numarası ve miktarı yazılmak suretiyle davacı şirket ile davalı ... Ltd. Şti. arasındaki yapılan geçerli olmayan harici araç alım satım sözleşmesi kapsamında verildiğinin anlaşıldığı, sözleşmenin geçersizliği ve de sözleşmedeki araçların davacıya teslimi de sağlanmamış olması sebebiyle söz konusu çekten dolayı davacının herhangi bir borcu olamayacağı değerlendirmesiyle davalı ... Ltd. Şti. İle davalı ..."e yönelik açılan davanın kabulü ile bu davalıların dava konusu çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalı ..."in sözleşmeyi davalı ... Ltd. Şti."nin sahibi ve temsilcisi olarak imzalaması dışında herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davalılar ... ve ... Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    1-Mahkeme hükmü davacı vekiline 26/07/2016 tarihinde davalılar ... ve ... Ltd. Şti. vekilinin temyiz dilekçesi ise 05/09/2016 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi, HUMK"un 432. maddesinde öngörülen 15 günlük süre adli tatile rastladığından 6100 sayılı HMK"nın 104. maddesi uyarınca uzamış süre ve HUMK m. 433/II c-2 hükmünde düzenlenen 10 günlük katılma yolu ile temyiz süresi geçirildikten sonra 19/09/2016 tarihinde temyiz defterine kaydedilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da karar verilebileceğinden süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
    2-Dava çek nedeniyle borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Dava konusu çekte davacı keşideci, davalılardan ... lehtar olup diğer davalı ... Ltd. Şti."nin çekte sıfatı bulunmamaktadır. Bu itibarla adı geçen şirket aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
    Öte yandan yerel mahkemenin gerekçesinde sözünü ettiği harici oto alım sözleşmesi davacı ile davalı şirket arasında imzalanmış olup, davalı ..."in anılan sözleşmede imzası bulunmamaktadır. Çek, kural olarak bir ödeme vasıtası olup davalı ... sözü edilen harici satış sözleşmesinin kendisini bağlamadığını savunmaktadır. Bu durumda mahkemece davalı ... hakkında taraf şirketler arasında düzenlenen harici oto alım sözleşmesi gerekçe yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalılar ... ve ... Ltd. Şti. yararına BOZULMASINA,peşin harcın istek halinde iadesine, 04/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.






    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi