21. Hukuk Dairesi 2016/15339 E. , 2018/2224 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, tüm hizmet sürelerinin birleştirilerek 6552 sayılı Yasadan faydalandırılmak suretiyle emekliliğe hak kazandığının tespitine ve aylık bağlanmasına, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun ve davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ile 6552 sayılı Yasadan yararlandırılarak yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının 01/05/1996- 31/12/1998 tarihleri arasında tarım bağkur sigortalısı kabul edilerek ödenecek prim borcunu 6552 sayılı yasa kapsamında borçlanma hakkı bulunduğunun tespitine, aksine kurum işleminin iptaline, davacının yaşlılık aylığı talebinin koşullar oluşmadığından karar verilmiştir.
Yargıtay"ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş kararları; Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi halinde, Bağ-Kur’un prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi, yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğinden, prim tevkifatının yapıldığı tarihi izleyen aybaşından itibaren sigortalı olarak kabulü gerektiği yönündedir.
İlk prim kesintisini izleyen yıllarda prim kesintisi veya ürün tesliminin gerçekleştiğinin belirlendiği durumlarda, bu yıllar için de tespit kararı verilmesi gerekmektedir.
Tarım Bağ-Kur sigortalılığının temel koşulu 2926 sayılı Yasanın 2/1 ve 3/b maddelerinde belirtildiği gibi, tarımsal faaliyette bulunmaktır. Prim tevkifatına dayalı tespit davasında, salt ziraat odası ve kooperatif kaydı gibi belgelerin bulunması, davanın kabulü için yeterli değildir. Tarımsal faaliyetin sürdüğünün, faaliyete ilişkin olarak hangi tarımsal ürünlerin üretildiği, nereye satıldığı veya teslim edildiği gibi hususlar da somutlaştırılarak belirlenmelidir. Prim tevkifatı ve ürün tesliminin, iki yıla kadar olan süre dışında süreklilik arzettiği hallerde de, tarımsal faaliyetin sürekli olduğu kabul edilebilir.
Somut olayda, davacının 01/05/1996-31/12/1998, 01/06/1998-31/12/1998 ve 23/06/2014-08/12/2014 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil kaydının bulunduğu, teslim ettiği ürün bedellerinden 1996/4. ayda ve bunu takip eden 1998 yılında prim kesintisi yapıldığı, ayrıca dosya kapsamındaki TTA tarafından düzenlenen üretici hesap pusulası özetinde davacının 1999 yılında ürün teslim ettiğinin bildirildiği anlaşılmasına rağmen , Mahkemece davacının hangi tarihlerde prim kesintisi ve ürün teslimi bulunduğu terddütsüz bir şekilde ortaya konulmadan ve davacının 01/05/1996-31/12/1998, 01/06/1998-31/12/1998 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında tescilli olduğu göz önüne alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, davacının 1998 yılından sonra ürün teslimi veya prim kesintisi bulunup bulunmadığını araştırarak, bunlara ilişkin belgeleri getirtmek , prim kesintisi ve ürün teslimi tarihlerini tereddütsüz ortaya koymak, 01/05/1996-31/12/1998, 01/06/1998-31/12/1998 tarihleri arasında davacının 2926 sayılı Yasa kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak tescili bulunduğu göz önüne alınarak , yukarıda anlatılan ilkeler ışığında davacının Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğu süreleri tespit etmekten ibarettir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davacıya iadesine, 13/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.