
Esas No: 2015/9133
Karar No: 2017/1665
Karar Tarihi: 05.06.2017
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2015/9133 Esas 2017/1665 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ..."nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, taraflar arasındaki sistem kullanım anlaşmasının 10. maddesine aykırı olarak düzenlenen sistem kullanım ceza faturalarına konu ödenen 217.135,74 TL"nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, idare tarafından tesis edilen işlemin, anılan yasal düzenlemelere uygunluğunun denetlenmesi gereken davanın görüm ve çözümünde 2577 sayılı Kanun"un 2. maddesinin 1. fıkrası uyarınca idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki sistem kullanım anlaşmasından kaynaklanan istirdat istemine ilişkindir. Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin idari nitelikte olduğu ve bu sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıkların idari yargıda çözülmesi gerektiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, davacının ana statüsünün 3/2. maddesinde özel hukuk hükümlerine tabi olduğu belirtilmiş olup, uyuşmazlık konusu olay idari bir işlem veya eylem niteliğinde değildir. Her iki taraf da anonim şirket olduğuna, özel hukuk kurallarına göre faaliyet gösterdiklerine, dava konusu uyuşmazlık özel hukuk sözleşmesi niteliğinde bulunduğuna göre, görevli yargı yeri adli yargıdır.
Bu itibarla, mahkemece işin esasına girilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle idare mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 05.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.