Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2010/5544
Karar No: 2012/413

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2010/5544 Esas 2012/413 Karar Sayılı İlamı

10. Hukuk Dairesi         2010/5544 E.  ,  2012/413 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :İş Mahkemesi
    Davacı Kurum, trafik iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirlerin 506 sayılı Yasanın 26. maddesi uyarınca tazminine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkemece, ceza davasına dayanak kılınan ve Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenip davalı sürücü....’a 3/8, diğer davalı sürücü ...’e 5/8 oranında kusur izafe edilen kusur raporu esas alınarak ve Anayasa Mahkemesi iptal kararı resen gözetilerek yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Hükmün, davalı işveren şirket ile davalı Reasürans Şirketler Birliği avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre; davalı işveren şirket ile davalı ..... Şirketler Birliği avukatının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
    2-Dava, trafik iş kazasından doğan rücu tazminatı istemine ilişkin olup, 506 sayılı Kanunun 26/1.inci maddesindeki “....sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarlarla sınırlı olmak üzere...” bölümünün, Anayasa Mahkemesince 23.11.2006 tarih ve 2003/10 Esas 2006/106 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş olması karşısında, Kurumun bu maddeden doğan rücu hakkının, “halefiyete” değil, “kanundan doğan basit rücu hakkına” dayandığının kabul edilmesi ve bu kabul çerçevesinde, Kurumun rücu alacağının, ilk peşin değerin kusura tekabül eden miktarıyla sınırlı bulunmasına, öte yandan, kesinleşen önceki rücu davalarında hükmolunan miktarın mahsubu yapılırken, sigortalıya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin esas alınması gerektiğine; şayet ilk peşin sermaye değerli gelirle birlikte artışlara da hükmedilmişse, artışların hükmolunacak rücu tazminatından mahsup edilmesine olanak bulunmamasına, bu çevrede meseleye fiili ödemeler açısından bakıldığında ise fiili ödemenin mevcudiyeti halinde, kurumun talep edebileceği miktarın hesabının da aynı şekilde gerçekleştirilmesi gerekmekte olup; şayet ilk peşin sermaye değerli gelirin kusur karşılığı, fiili ödeme miktarından düşük ise, o takdirde, ilk peşin sermaye değerine itibar edilmesi; aksine, fiili ödeme miktarı ilk peşin değerden düşük ise, o takdirde de, fiili ödeme miktarının esas alınması gerektiğine göre, mahkemece, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının derdest davalara uygulanması gerektiği gerekçe gösterilerek yargılama yapılıp, hüküm tesis edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
    Diğer taraftan, mahkemece, ilk peşin değerli gelirin %20 istem karşılığı olan 6.631,09 TL’ye hükmedilmesi gerekirken, gelirin %20 istem karşılığı olan 8.930,63 TL’ye hükmedilmesi isabetsiz ise de hükmedilen bu miktar, davalı sürücülerin toplam %100 kusur karşılığına tekabül eden 33.155,44 TL ilk peşin sermaye değerli gelir miktarını aşmamış bulunmasına göre, bu husus bozma nedeni sayılmamıştır.
    Öte yandan, davalı....açısından faiz başlangıç (temerrüt) tarihi belirlenirken; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98, 99 ve 108. maddeleri ile Karayolları Trafik Garanti fonu Yönetmeliğinin 12, 13 ve 14. maddelerinde yazılı şekilde bir başvurunun varlığı ancak gerekli ödemenin yapılmaması halinde davalı şirketin başvuru tarihini takip eden sekiz iş günü sonunda temerrüde düşeceği, gerekli belgeler ibraz edilmeksizin başvurulması yada hiç müracaatın bulunmaması halinde ise temerrüdün söz konusu olmayıp, faiz başlangıcının icra takibine girişilmişse takip tarihi; dava açılmışsa dava tarihi olacağı olgusu göz önünde tutulduğunda, anılan davalının temerrüde düşürülüp düşürülmediği hususu araştırılmaksızın onay tarihinden itibaren faizle sorumlu tutulması, keza, kazaya konu traktörün zorunlu mali mesuliyet poliçesi bulunmadığı anlaşılmakta ise de kazaya konu ..... plakalı aracın öncesinin ..... Orman İşletme Müdürlüğüne ait bulunduğu, satışla 01.08.2002 tarihinde dava dışı .....adına tescil edildiği, ..... 2. Noterliğinin 27.01.2003 tarihli satış senedi ile davalı işveren şirkete satıldığı ancak satış öncesi ve 09.08.2002 tarihli kaza tarihi itibariyle söz konusu kamyonetin davalı şirket kullanımında olduğu, Emniyet Müdürlüğü yazısı ve dosya kapsamıyla sabit olup, .... Şirketler Birliği tarafından aracın Batı Sigortaya sigortalı olduğunun savunulması ve ..... Sigortaya ait 21.06.2002-21.06.2003 dönemine ait poliçede sigortalı isminin Orman İşletme Müdürlüğü olarak gösterilmesi karşısında, zeyilname yapılıp yapılmadığı araştırılıp, Reasürans Şirketler Birliğinin sorumluluğunun buna göre değerlendirilmemesi yerinde görülmemiştir. Diğer taraftan, zararlandırıcı sigorta olayının trafik iş kazasından kaynaklanması, davalı şirkete ait kamyonet sürücüsü....3/8, traktör sürücüsü diğer davalı sürücü.... ise 5/8 oranında kusurlu bulunup, işveren şirkete ait aracın kazaya maruz kalmasında davalı şirkete bir kusur izafe edilmeyip bu yönde bir tespitin de bulunmaması karşısında, davalı şirket hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken, istihdam eden sıfatıyla ve 506 sayılı Yasanın 26. maddesine aykırı biçimde sorumluluğuna hükmedilmesi isabetsiz bulunmuştur.
    O halde; davalı işveren şirket ile davalı.... avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan... iadesine, 17.01.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi