
Esas No: 1990/22
Karar No: 1990/22
Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü 1990/22 Esas 1990/22 Karar Sayılı İlamı
Hukuk Bölümü 1990/22 E. , 1990/22 K.- PTT MEMURUNUN POSTA EVRAKINI GEÇ ULAŞTIRMASI SONUCU KAYBEDILEN HAKLAR NEDENIYLE UĞRANILAN ZARARIN TAZMIN EDILMESI ISTEMIYLE IDARE ALEYHINE AÇILAN DAVANIN ADLİ YARGI YERİNDE GÖRÜLMESI HK.
"İçtihat Metni" Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığınca hazırlanmıştır. İzinsiz olarak kopyalanması ve dağıtılması hukuki sorumluluk gerektirir.
Davacı : M.D.’ye velayeten G.D. Vekil : Av. M.E. Davalı : PTT Genel Müdürlüğü Vekil : Av.N.E., Av. Ş.Y. O L A Y : Sosyal Sigortalar Kurumu İzmir Sağlık Meslek Lisesi Hemşirelik Bölümüne kayıt yaptırmaya hak kazanan davacı, 16.9.1988 tarihine kadar okulda bulunması için okul idaresince gönderilen 7.9.1988 tarihli taahhütlü tebligatın, PTT memurunun unutmuş olması sebebiyle Amasra PTT"since 23.10.1988 tarihinde kendilerine verildiğini, bu sebeple okula kayıt yaptırma süresinin geçirildiğini ileri sürerek fazlaya ait hakları saklı kalmak şartıyla PTT Genel Müdürlüğü"ne karşı, 28.9.1988 tarihinde idari yargıda tazminat davası açmıştır. Davalı idare savunmasında, davanın adil yargı merciinde çözümlenmesi gerektiğini ileri sürerek görev itirazında bulunmuş; ZONGULDAK İDARE MAHKEMESİ; idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hususunun Anayasa"da yer aldığı, idarenin kendisine verilen kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak ve bunun için gerekli organizasyonu yapmakla yükümlü olduğu, bu hizmetin yerine getirilmesi sırasında bu hizmetten dolayı kişilerin uğradığı zararların da hizmeti yapan idare tarafından karşılanması gerektiği, ortada klasik bir hizmet kusurunun bulunduğu gerekçesiyle itirazı reddederek mahkemenin görevli olduğuna karar vermiştir. Davalı vekilinin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına başvurulmasına ilişkin dilekçesi üzerine, Mahkeme 15.5.1990 gün ve 1989/637 sayıyla görevlilik kararını kaldırmadığından itiraz dilekçesini Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına göndermiş; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasına ilişkin 18.4.1990 gün ve 305 sayılı düşünce yazısıyla birlikte dosyayı, 2247 sayılı Kanunun 13. maddesi uyarınca Uyuşmazlık Mahkemesi"ne intikal ettirmiştir. Danıştay Başsavcısının düşüncesi de alınarak dosyaya konulmuştur. İNCELEME VE GEREKÇE : Türk Milleti adına karar veren Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü, Yılmaz ALİEFENDİOĞLU"nun Başkanlığında, Hüseyin ÖRMECİ, Kaya ÖZTEKİN, Erol ÇIRAKMAN, Aysel PEKİNER, Ali HÜNER ve Osman ŞİMŞEK"in katılmalarıyla yaptığı 22.10.1990 günlü toplantıda, geçici raportör Hakim Ayten ANIL"ın raporu ve dosyadaki belgeler ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının PTT aleyhine açılan davada adli yargı yerinin, Danıştay Başsavcılığının idari yargı yerinin görevli olduğu yolundaki düşünce yazıları okunduktan ve toplantıya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı yerine katılan Savcı İsmet GÖKALP ile Danıştay Başsavcısı yerine katılan Savcı M. İlhan DİNÇ"in yazılı düşünceler doğrultusundaki sözlü açıklamaları dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava,davacının sağlık meslek lisesine 16.9.1988 tarihine kadar kayıt yaptırması gerektiğini bildiren taahhütlü belgenin kendisine PTT idaresince 23.10.1988 tarihinde tebliğ edilmesi nedeniyle kaybedilen haklardan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle açılmıştır. PTT, 8.6.1984 gün ve 233 sayılı Kamu İktisadı Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi ve söz konusu Kanun Hükmünde Kararname çerçevesinde faaliyette bulunmak üzere kurulmuş bir kamu iktisadı kuruluşudur. 9.11.1984 gün ve 18570 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Ana Statünün 3/2. maddesinde kurumun Kanun Hükmünde Kararname ve Ana Statü Hükümleri saklı kalmak üzere özel hukuk hükümlerine tabi bulunduğu belirtilmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 12.5.1982 gün ve 2670 sayılı Kanunla değişik 12. maddesinde: "Devlet memurları, görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmek ve kendilerine teslim edilen Devlet malını korumak ve her an hizmete hazır halde bulundurmak için gerekli tedbirleri almak zorundadırlar. Devlet memurlarının kasıt, kusur, ihmal ve tedbirsizliği sonucu idare zarara uğratılmışsa, bu zararın ilgili memur tarafından rayiç bedel üzerinden ödenmesi esastır..." denilmektedir. Aynı Kanunun 13. maddesinde ise, kişilerin kamu hukukuna tabi görevlerle ilgili olarak uğradıkları zararlardan ötürü, bu görevleri yerine getiren personel aleyhine değil, ilgili kurum aleyhine dava açacakları kurumun genel hükümlere göre sorumlu personele rücu hakkının saklı olduğu hükmü yer almıştır. PTT idaresinin gördüğü kamu hizmetinde kurum ile vatandaş arasında bir akdi ilişki bulunmaktadır. Kişi bedel mukabilinde idareden bir hizmetin yapılmasını istemekte, muhatap (davacı) da bu akit içinde yer almaktadır. PTT"nin kamu kurumu ve görülen hizmetin kamu hizmeti olması, bu hukuki ilişkinin akdi olma niteliğini değiştirmemektedir. Olayda, hizmeti gören kurumun memurunun fiilinden doğan bir zararın varlığı karşısında, özel hukuk alanını ilgilendiren bu davanın, istihdam edenin mesuliyeti çerçevesinde, Borçlar Kanunu hükümlerine göre, adli yargı yerinde çözümlenmesi gerekmektedir. SONUÇ : Anlaşmazlığın, niteliğine göre davanın ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiğine bu nedenle, Zonguldak İdare Mahkemesinin 15.5.1990 gün ve 1989/637 sayılı görev itirazının reddine ilişkin kararının kaldırılmasına, Başkan Yılmaz ALİEFENDİOĞLU ve Üye Aysel PEKİNER"in KARŞI OYLARI ve OYÇOKLUĞU ile 22.10.1990 gününde KESİN OLARAK karar verildi. KARŞI OY YAZISI Kamu iktisadi devlet teşekkülleri, üçüncü kişilerle, alım, satım, kiralama gibi kimi faaliyetlerini özel hukuk ilişkisi içinde yürütmek durumunda olmakla beraber, yapmak zorunda oldukları kamu hizmetini kamu hukuku ilişkisi içinde yerine getirirler. Bu kuruluşlar, kamu hizmetinin yapılışından doğan kusurlardan kamu hukuku ilişkisi içinde sorumlu olurlar. Davalı PTT kurumu, kamu iktisadi devlet teşekkülüdür. Davacı, uyuşmazlık konusu olayda, kayıt yaptırmak istediği sağlık meslek lisesi müdürlüğü tarafından kendisine gönderilen taahhütlü tebligatın geç verilmesi ve okula kayıt yaptırma süresini geçirmesi nedeniyle uğradığı zararın tazminini istemektedir. Tekel halinde, kamu hukuku ilişkisi içinde yürütülen bu hizmet bir akit ilişkisine dayanmaktan çok PTT hizmetinin görülmesiyle ilgilidir. PT kurumu Devlet adına yürüttüğü bu hizmetle, kâr ve karşılıklı çıkar sağlamaktan çok Anayasa"nın 22. maddesinde öngörülen haberleşme özgürlüğünün güvenceli ve süratli "haberleşmenin gizliliği" ilkesine uygun bir biçimde uygulanmasını sağlamak durumundadır. Anayasa"ya ve dolayısıyla kamu hukuku esaslarına göre yürütülen bu hizmetin yerine getirilişi sırasında uğranıldığı ileri sürülen zararın tazmini istemine yönelik davanın görüm ve çözümü, adli yargının değil idari yargının görev alanına girmektedir. Açıkladığımız nedenlerle, dava konusu uyuşmazlığın görüm ve çözümünün adli yargının görev alanına girdiğine ilişkin karara katılmıyoruz. Başkan Üye Yılmaz ALİEFENDİOĞLU Aysel PEKİNER
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.