8. Hukuk Dairesi 2015/7008 E. , 2017/10406 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılardan ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili; 122 ada 8 parsel sayılı taşınmazın nizasız ve fasılasız olarak 100 yılı aşkın süredir vekil edenlerinin zilyetliğinde olduğunu, tapuda malik olarak gözüken ..., vekil edenlerinin babaannesi değilse, hiçbir şekilde zilyetliği dahi söz konusu olmadığını, .... dava konusu yeri gelini olan vekil edenlerinin annesi ........ olarak verdiğini belirterek, dava konusu taşınmazın tapusunun iptal edilerek vekil edenlerinin adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan ...; tapuda üç tane ....isminde kayıt olduğunu, bunlardan sadece bir kişinin baba isminin ....olduğunu, diğer.... ismindeki şahısların baba isimlerinin farklı olduğunun tespit edildiğini belirterek söz konusu taşınmazların varislerinin olduğunu beyan etmiştir.
Davalılardan ... ve ... duruşmadaki beyanında; davacılarla sulh olabileceklerini, dava konusu taşınmazın anneannesi olan ..... olduğunu, dava konusu taşınmazı kimin kullandığını bilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalılardan ...; davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece; davacı tarafça açılan davanın kabulü ile 122 ada 8 parselde tapuya kayıtlı taşınmazın mevcut tapusunun iptaliyle taşınmazın davacılar ..., ...,..., ... ,....) adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 122 ada 8 parsel sayılı taşınmaz, 190,29 m2 lik yüzölçümü ile kargir ev ve arsa vasfıyla 6/4/1981 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında..... adına tespit edilmiş, tutanağın 26/02/1982 tarihinde kesinleşmesi üzerine tapuya tescili sağlanmış, dosya arasında yer alan veraset ilamına göre..../1987 yılında vefat etmiş ve tapuda intikal işlemleri gerçekleşmemiş olup, tapu kaydı halen ....adına kayıtlıdır.
Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu 122 ada 8 parsel sayılı taşınmazın 100 yılı aşkın süredir vekil edenlerinin zilyetliğinde olduğunu, tapuda malik olarak gözüken .... taşınmaza hiç bir zaman zilyet olmadığını, vekil edenlerinin babaannelerinin adının da Anakız Şengül olduğunu ve kadastro çalışmaları sırasında yanlışlıkla başka bir....adına tescil edilmiş olduğunu düşündüklerini, vekil edenlerinin babaanneleri Anakız Şengül"ün dava konusu yeri vekil edenlerinin annesi olan ....bedeli olarak verdiğini beyan ederek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek vekil edenleri adlarına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davacı tarafın iddiası; kadastro tespit tarihinden önceki hukuki sebebe dayalıdır.
3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesinde kadastro öncesi hukuki sebeplere dayalı olan hak iddialarının kadastro tutanaklarının kesinleşme tarihinin üzerinden 10 yıl geçtikten sonra ileri sürülemeyeceği belirtilmiştir. Anılan maddedeki 10 yıllık süre hak düşürücü nitelikte olup, olumsuz dava koşuludur. Hak düşürücü sürenin gerçekleşmesi, işin esasının incelenmesini önler. Hak düşürücü süre tüm def’i ve itirazlardan önce nazara alınır. Bu nedenle; yargılama bitinceye kadar hak düşürücü sürenin geçtiği taraflarca ileri sürülebileceği gibi, görevinden ötürü Hakim tarafından kendiliğinden de gözönünde tutulur.
Dava, 08.06.2011 tarihinde açıldığına göre, kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 10 yıllık hak düşürücü süre geçirildiğinden davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabul kararı verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Davalılardan ..."nın temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK"nın Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK"un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK"un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 11/09/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.