16. Hukuk Dairesi 2019/97 E. , 2019/1376 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu irsen intikal, taksim, hibe ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği nedeniyle ... Köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 101 ada 231, 232, 236, 265, 278, 315, 362, 473, 474, 105 ada 9, 19, 106 ada 9, 18, 84, 86, 98, 105, 109 ada 29, 116 ada 1, 3, 5, 7, 8, 117 ada 9, 120 ada 40, 92, 107, 124 ada 4, 6 parsel sayılı muhtelif yüzölçümdeki taşınmazlardan 101 ada 231, 236, 362, 473, 106 ada 9, 84, 105, 109 ada 29, 117 ada 9, 120 ada 107, 124 ada 6 parsel sayılı taşınmazlar ile 120 ada 40 parsel sayılı taşınmazın 1/2 hissesi ... adına, 101 ada 232, 235, 474, 105 ada 19, 106 ada 18, 86, 98, 116 ada 1, 3, 124 ada 4 parsel sayılı taşınmazlar ile 120 ada 40 parsel sayılı taşınmazın 1/2 hissesi ...., 101 ada 278, 116 ada 8 parsel sayılı taşınmazlar ile 101 ada 265 parsel sayılı taşınmazın 1/2 hissesi .... adına, 101 ada 265 parsel sayılı taşınmazın 1/2 hissesi ... adına,116 ada 7 ve 120 ada 92 parsel sayılı taşınmazlar ... adına, 116 ada 5 parsel sayılı taşınmaz ... tespit ve tescil edilmiş; bu taşınmazlardan 106 ada 105 parsel sayılı taşınmaz satılarak .... adına, 116 ada 1 parsel sayılı taşınmazın yarı hissesi ... adına, 116 ada 5 parsel sayılı taşınmaz ise ... adına kayden intikal ettirilmiş, 105 ada 9 parsel sayılı taşınmaz ise .... Köyü Tüzel Kişiliği adına tespit edildikten sonra hükmen .... adına tescil edilmiştir. Davacı ..., çekişmeli taşınmazların müşterek muristen intikal ettiği ve mirasçılar arasında terekenin taksim edilmediği iddiasına dayanarak tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda dava konusu 116 ada 3, 7 ve 120 ada 40 parsel sayılı taşınmazlar yönünden açılan davanın ispatlanamadığı, 105 ada 9 parsel sayılı taşınmaz yönünden açılan davanın, taşınmaz hakkında kesinleşmiş mahkeme kararı bulunduğu, 106 ada 105 parsel sayılı taşınmaz yönünden açılan davanın ise husumet yönünden reddine, 101 ada 265, 278, 315, 362, 105 ada 19, 106 ada 98, 116 ada 1, 5, 8, 117 ada 9, 120 ada 92, 107 parsel sayılı taşınmazlar yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 101 ada 231, 232, 236, 473, 474, 106 ada 9, 18, 84, 86, 109 ada 29, 124 ada 4, 6 parsel sayılı taşınmazların davalılar adına olan tapu kayıtlarının davacının muristen gelen payı oranında iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili ile davalılar .... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre 101 ada 231, 232, 236, 473, 474, 106 ada 9, 18, 84, 86, 109 ada 29, 124 ada 4 ve 6 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davalılar ... ve ...’in; 101 ada 265, 278, 315, 362, 105 ada 19, 106 ada 98, 116 ada 1, 3, 5, 8, 7, 117 ada 9, 120 ada 40, 92 ve 107 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davacı ... vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle bu taşınmazlar hakkındaki usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2- 105 ada 9 parsel sayılı taşınmaza yönelik davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Mahkemece; çekişmeli taşınmazın hükmen tesciline esas alınan .... Kadastro Mahkemesi’nin 2008/191 Esas, 2011/13 Karar sayılı ilamı gerekçe gösterilerek kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de; verilen karar dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun düşmemektedir. 6100 sayılı HMK"nın 303/1. maddesi gereğince “Bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir.” Mahkemenin kesin hüküm saydığı Hanak Kadastro Mahkemesi"nin 2008/191 Esas, 2011/13 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; çekişmeli 105 ada 9 parsel sayılı taşınmaz hakkında davacı (eldeki dosyada davalı)... tarafından, taşınmazın tespit maliki ...Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak dava açıldığı ve yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın ... adına tesciline karar verildiği ve verilen kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır. Açıklanan dosya kapsamı itibariyle her iki davada dava konusu edilen taşınmaz aynı olmakla birlikte, her iki dosyanın tarafları ile dayanılan hukuki sebebin farklı olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda kesin hükmün varlığından söz edilemez. Hal böyle olunca, mahkemece; işin esasına girilip toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
3- 106 ada 105 parsel sayılı taşınmaza yönelik davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece, çekişmeli taşınmazın dava dışı Seringül Çimen adına kayıtlı olduğu gerekçe gösterilmek suretiyle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş ise de; verilen karar dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun düşmemektedir. Dava tarihi itibari ile dava konusu taşınmazın kayıt maliki ... olup dava, adı geçene yöneltilerek açılmıştır. Ne var ki, dosyaya getirtilen kayıt ve belgelerden, yargılama sırasında (15.10.2012 tarihinde) çekişmeli taşınmazın satılarak dava dışı .... adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK"nın 125. maddesi uyarınca, dava sırasında dava konusunun üçüncü kişiye devri halinde, davacının iki seçimlik hakkı bulunmaktadır. Buna göre davacı, davasını eski malike karşı tazminat davasına dönüştürebileceği gibi, devreden kişiye karşı olan davasından vazgeçerek davaya, yeni maliklere karşı da devam edebilir. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu"nun 31.05.2013 tarih 2012/1853 Esas, 2013/803 Karar sayılı ilamında da, "davada taraflardan birinin müddeabihi başkasına temlik ettiğini öğrenen mahkemenin, bu hali kendiliğinden gözeterek seçimlik hakkına binaen davacıdan talebini sorması ve davacının vereceği cevaba göre" işlem yapılması gerektiği açıklanmaktadır. Mahkemece, dava konusu taşınmaz yargılama sırasında üçüncü kişiye devredildiği halde, davacıya seçimlik haklarından hangisini kullanmak istediği sorulmamış; yeni malike karşı davaya devam etmek istemesi halinde, çekişmeli taşınmazı devralan kişinin davaya dahil edilmesi gereği üzerinde durulmamıştır. Hal böyle olunca; mahkemece, öncelikle davacı tarafa seçimlik hakları hatırlatılmalı; davaya yeni malike karşı devam edilmesinin istenilmesi halinde taşınmazları devralan kişi yöntemince davaya dahil edilmeli, bundan sonra davacının talebi doğrultusunda tüm deliller toplanıp birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece, açıklanan hususlar göz ardı edilerek davaya, eski malike karşı devam edilerek davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davalılar ... ve ..."e iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.03.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.