22. Ceza Dairesi 2015/1896 E. , 2015/3530 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, kararların nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
1)İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2008/119599 sayılı soruşturma dosyası ile dosyamızdaki sanıkları da kapsayan şüpheliler hakkında 2008 yılında örgütlü olarak...ili ve ilçelerinde yaptıkları hırsızlıkların tespiti, belirtilen teşekküllerin faaliyetlerinin tespit edilerek deşifre edilmesi ve delillerin toplanması amacıyla 2008 yılında meydana gelen suç işlemek amacıyla örgüt kurma (2,7,8. Fıkralar hariç madde 220) suçunun işlendiğine ilişkin kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde edilme imkanının bulunmaması nedeniyle şüphelilerin telefonlarının 26/12/2008 tarihli...5. Sulh Ceza Mahkemesinin 2008/ 1035, 07/01/2009 tarihli ... Sulh Ceza Mahkemesinin 2009/21, 12/01/2009 tarihli...4. Sulh Ceza Mahkemesinin 2009/33,14/01/2009 tarihli ...6. Sulh Ceza Mahkemesinin 2009/27, 15/01/2009 tarihli...6. Sulh Ceza Mahkemesinin 2009/17, 27/01/2009 tarihli...3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2009/52, 03/02/2009 tarihli...8. Sulh Ceza Mahkemesinin 2009/103-98 sayılı kararları ile 5271 sayılı CMK"nın 135. maddesi gereğince 3 ay süre ile dinlenip tespitine, ses kayıtlarının yapılmasına, sinyal bilgilerinin elde edilmesine karar verilmiştir. Bu kapsamda alınan dinleme kararının dosyamızdaki suç tarihinden önce alınmış olması nazara alındığında, dinleme kararının işlenmiş bir suçun tespitinin sağlanması bu suçla ilgili ve bu suçun CMK 135.maddede sayılan katalog suçlarla ilgili delil elde etme yöntemi olması ve başkaca delil elde etme imkanının olmaması durumunda katalog suçlar için başvurulabilecek bir delil elde etme yöntemi olduğundan, müştekiye yönelik hırsızlık suçu açısından bu dinleme kararının esas alınamayacağının gözetilmemesi,
2) İlgili kararlara istinaden yapılan dinleme esnasında alınan sinyal bilgilerinin yer ve tarih olarak uyuştuğu, konuşma içeriklerinden müştekiye yönelik hırsızlık suçunun işlendiği şüphesi ile sanıklar hakkında 2009/13705 esas sayılı soruşturma başlatılmış, ilgili tape kayıtlarına dayanılarak iddianame düzenlenmiş ve mahkemece yapılan yargılama sonucu iletişim tespit tutanakları, suç görüşmelerine ilişkin 12 adet CD hükme esas alınarak sanıkların mahkumiyetine karar verilmiştir.
Burada çözümlenmesi gereken husus ilgili dinleme kayıtlarının hukuku uygun delil olup olmadığı bu haliyle hükme esas alınıp alınamayacağı noktasında toplanmaktadır.
Ceza Genel Kurulu 2006/4.MD-122 E., 2006/162 K. sayılı kararında "Bu düzenleme, yürürlükten kalkan 4422 sayılı Yasadaki düzenlemeye paralel olmakla birlikte, farklı olarak bir başka suçun işlendiği şüphesini uyandıracak şekilde tesadüfen elde edilen kanıtların değerlendirilmesi olanağı da tanınmıştır. Ancak, telefon dinlemesi sırasında tesadüfen elde edilen kanıtların dikkate alınabilmesi için, söz konusu suçun da 135. maddede sayılan katalog suçlardan birisine uygun olması gerekmektedir. Bu halde, durum derhal C.savcısına bildirilerek bu kanıtın değerlendirilmesi söz konusu olabilecek ve yasa dışı elde edilmiş kanıt olarak değerlendirilmeyecektir. " açıklamaları yer almaktadır.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; suç işlemek amacıyla örgüt kurma şüphesiyle soruşturma başlatıldığı yapılan dinleme esnasında tesadüfen farklı bir suçun (hırsızlık) işlendiği şüphesini uyandıran sinyal bilgilerinin ve görüşme kayıtlarının elde edildiği bu veriler ışığında eldeki dosyanın oluşturulduğu ancak bu kanıtların 5271 sayılı CMK" nın 135. maddesinde sayılan katalog suçlar arasında sayılmayan hırsızlık suçuna ilişkin olması nedeniyle hukuka aykırı delil niteliğinde bulunması ve soruşturma ve kovuşturma aşamasında kullanılması mümkün olmadığı gözetilmemesi,
3) Kabule göre de;
A) Suç adresinin ... Mahallesi 3959/1 Sokak 3/2 Konak olduğu, hükme esas alınan konuşmaların yapıldığı yere ilişkin sinyal bilgilerinin ... Mahallesi, 3802 Sokak No:3 .../Konak, ...Mahallesi 4903 Sokak (...), ...r Mahallesi, 3915 Sokak No:9 ...r Mahallesi, ... Caddesi,9197 Sokak No.4 ... Apartmanı ...r, ... No:41 ... Mobiyla Binası adreslerinden alındığı, ancak sinyal bilgilerinin alındığı yerlerle suçun işlendiği yerin aynı yer olup olmadığı yönünde herhangi bir tespit yapılmadığı, dinleme kayıtları ve sinyal bilgileri dışında dosyada başkaca bir delil bulunmamasına rağmen yazılı şekilde sanıkların mahkumiyetine karar verilmesi,
B) 5237 sayılı TCK"nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluklarının kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ise mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağı gözetilmeden, anılan hakların yönelik olduğu kişiler bakımından bir ayrım yapılmadan, sanıkların 53/1-c maddesindeki haklardan 53/3 maddesi gereğince koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
C) Sanık ... hakkında TCK’nın 58/7. ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Kanunun 108/2. maddeleri uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması karşısında; sanığın adli sicil kaydına göre en ağır cezayı gerektiren mahkumiyetinin tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmediği ayrıca birden fazla ilamın tekerrüre esas alınması suretiyle infazda duraksamaya neden olunması,
D) Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı, süresi ve bu hususta karar verecek merci 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun"un 108. maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 5. fıkrası ile tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde koşullu salıvermeye ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir. Bu nedenlerle denetimli serbestlik tedbirinin süresinin infaz aşamasında 5275 sayılı Kanun hükümleri uyarınca belirlenmesinin gerektiği gözetilerek 5237 sayılı TCK"nın 58. maddesinin 7. fıkrası gereğince sanıklar hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesiyle yetinilmesi gerekirken, infazı kısıtlar biçimde bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilip bu süre içinde sanıklara rehber uzman görevlendirilmesine yer olmadığına karar verilmek suretiyle 5275 sayılı Kanun"un 108/4 maddesine aykırı davranılarak infaz hakimliğinin takdir hakkına müdahale edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ..."in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMK"nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 06/07/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.