19. Hukuk Dairesi 2016/7467 E. , 2017/2928 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, kendilerinin davalı tarafa medikal malzeme sattıklarını, davalının buna istinaden farklı tarihlerde bir kısım ödemeler yaptığını fakat bakiye borcunu ödemediğini ve müvekkili şirkete 24/11/2014 tarihli 371654 nolu 16.000,00-TL bedelli fiyat farkı faturasını gönderdiğini, bu faturaya itiraz ederek bakiye 50.191,47-TL"nin ödenmesini talep ettiklerini, ihtarın ardından davalının banka havalesi yoluyla 03/12/2014 tarihinde 11.000,00-TL ve 19/12/2014 tarihinde de 9.915,00-TL ödeme yaptığını, davalının yine ... 03/12/2014 tarihli 10487 yevmiye nolu ihtarnamesi ile fiyat farkı faturasının sehven düzenlendiğini kabul ettiğini, ancak bu kez 03/12/2014 tarihli 371660 nolu komisyon bedeli konulu 14.000,00-TL bedelli faturayı düzenlediğini, bu faturaya da itiraz edildiğini, davalı ile aralarında fiyat farkı veya komisyon faturası düzenleneceğine dair bir anlaşma olmadığını, davalının borcunu ödememek için usulsüz ve hukuka aykırı faturalar düzenlediğini belirterek davalının bakiye borcu ödemediği için İzmir 5.İcra Müdürlüğünün 2014/16933 esas sayılı dosyasından takip başlattıklarını, davalının itiraz ederek takibi durdurduğunu, daha sonrada icra dosyasına 02/01/2014 tarihli dilekçeyi vererek takibe konu alacağın asıl alacak kısmının 13.963,37TL lik kısmını kabul ettiğini, dosyaya ödediğini bildirdiğini, bakiye 15.313,10 TL ye işlemiş faize ve ferilere itiraz ettiğini, kabul ettiği asıl alacak faiz ve ferileri de ödemediğini, davalının itirazının iptaline takibin devamına, 06/12/2014 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, davalının kabul ederek icra dosyasına ödediği 13.963,37 TL nin icra dosya hesabında nazara alınmasına, %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkilinin aldığı tüm medikal malzeme bedelinden kendisine ödenmesi gereken iskonto bedelinin mahsubundan sonra doğan bakiye borcunun tamamını ödediğini, itirazın iptaline konu 15.313,10 TL borcu olmadığını, müvekkili şirketin olarak hizmet verdiğini, ihtiyaç duyulan bir kısım medikal malzemeleri davacıdan satın aldığını, bu malzemeleri pek çok firmadan alabileceği halde davacı firmayı tercih etmesi için bir mutabakat sözleşme yapıldığını, kendilerinin davacı şirketten mal alması için aralarında kendilerine sattığı malların %10"u kadar indirim yapılacağını ve bu indirim için kendilerinin fatura kesmeleri gerektiğini, ancak bu indirim yapılırken davacının tam fatura keseceğini ve müvekkili şirketinde davacıya %10 fiyat farkı-komisyon-indirim faturası keseceği şeklinde mutabakata vardıklarını, ancak bu mutabakatı ıslak imzalı belge haline getirmediklerini, HMK 199 gereği elektronik ortamdaki belgelerin sözleşme olduğunu, yine delil başlangıcı niteliğinde belge olması halinde ise tanık dinlenebileceğini, davanın reddini, müvekkili lehine %20 tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davalının delil olarak dayandığı davacı adına ...tarafından gönderildiği söylenen 06/11/2014 tarihli gönderinin ise ticari ilişkinin başlangıcında veya devamı sırasında gönderilen bir ileti olmayıp, taraflar arasındaki ticari ilişki sona erdikten sonra gönderilmiş bir teklif /icap şeklinde olması ve daha evvelki borçları ve ticari ilişki dönemini kapsayacağına dair bir açıklama olmaması, davacının anılan ileti döneminden önceki tarihlerde tüm müşterilerine %5 iskonto uyguladığını ispata elverişli olmaması nedenleriyle bu belgeye dayalı olarak geçmiş dönemi kapsar şekilde iskonto uygulamasının dosya kapsamına göre mümkün görülmediği, davalının ticari ilişki dönemine ilişkin uyuşmazlık konusu alacakla ilgili iskonto iddiasını yazılı delille ispatlayamadığı gibi, defter ve belgelere göre de taraflar arasındaki alışverişte böyle bir fiili uygulamanın varlığı tespit edilemediği, açıklanan bu nedenlerle somut uyuşmazlıkta iskonto uygulamasının söz konusu olamayacağı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiş,hüküm süresinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 10/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.