7. Hukuk Dairesi 2014/14940 E. , 2015/1543 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : Keçiborlu Asliye Hukuk Mahkemesi
(İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Tarihi : 29/05/2014
Numarası : 2013/40-2014/100
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Davacı, davalı Çiftçi Malları Koruma Dairesi Başkanlığı nezdinde resmi olarak bildirilmesine rağmen sürekli olarak diğer davalı Belediye Başkanlığına ait park ve bahçelerde çalıştığını, bu nedenle kendisine ilave tediye ödemesi yapılması gerekirken hiç ödenmediğini ve iş akdinin işveren tarafından haklı neden olmadan sonlandırıldığından bahisle kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının ödetilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davacının davalı Çiftçi Malları Koruma Dairesi Başkanlığına bağlı işçi olduğunu ve geçici görevlendirme ile yanlarında çalıştığını bu nedenle ilave tediyeye hak kazanmadığını, iş akdini, işin hizmet alımı suretiyle yaptırılması nedeniyle yeni işveren yanında çalışmayı kabul etmeyerek kendisi feshettiği için kıdem ve ihbar tazminatı talep edemeyeceğini, diğer alacakların tamamen ödendiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının muvazaalı hizmet akdine dayalı olarak davalı Belediyede çalıştığını, gerçek işverenin davalı Belediye Başkanlığı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297.nci maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının;
Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini içermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve Kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir.(Hukuk Genel Kurulu-2007/14-778 E, 2007/611 K sayılı kararı).
Somut olayda mahkemece, hüküm altına alınan alacaklar yönünden toplam rakam yazılmak suretiyle hüküm kurulmuştur. Ancak bu yazım tekniği, usul ve yasaya aykırıdır.
Mahkemece gerekirse davacıya talepleri tek tek açıklattırılıp buna göre her alacak ile ilgili ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir.
II- Kabule göre de;
1-Davacı vekili tarafından kıdem tazminatı dışındaki alacakların yasal faizi ile birlikte tahsili talep edilmiş mahkemece de, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil alacağının yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir. Ancak yasa gereği bu alacakların faiz türü, en yüksek banka mevduat faizidir. Bu alacakların taleple bağlı kalınarak en yüksek banka mevduat faiz oranını aşmamak üzere yasal faizi ile tahsiline karar verilmesi gerekirken doğrudan yasal faize karar verilmesi hatalıdır.
2-Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve fazla mesai alacağı yönünden talebin tamamen reddine karar verilmiştir.
Yargılama giderlerinin aleyhine hüküm kurulan taraftan alınacağı, her iki tarafında kısmen haklı çıkmaları durumunda yargılama giderlerinin mahkemece haklılık oranında taraflar arasında bölüştürüleceği HMK’un 326.maddesinde düzenlenmiştir. Yargılama giderlerinin nelerden ibaret olduğu ise aynı yasanın 323.maddesinde sayılıdır. Bu madde hükmü gereği taraflarca yapılan yargılama giderleri hakkında kabul ve ret oranına göre bir hüküm kurulması ve davalı yararına avukatlık ücretinin de hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde, tüm masrafların davalıdan tahsiline dair hüküm kurulması da doğru olmamıştır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde, davalılara iadesine, 16.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.