Abaküs Yazılım
19. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/9449
Karar No: 2017/2971
Karar Tarihi: 11.04.2017

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2016/9449 Esas 2017/2971 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacı, takibe konu senetteki imzanın kendi imzası olmadığını ve şahsen borçlu olmadığını iddia ederek menfi tespit ve senet iptali istemiş; davalı ise davacının senette şirketin yetkilisi gibi imza atıp hile yaptığını ve kısmi ödeme yaparak borcunu kabul ettiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme, senetteki iki imzadan birinin gereksiz olduğunu ve davacının senetteki imzası nedeniyle şahsen sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine karar vermiştir. Davacının temyiz itirazı reddedilirken, davalının temyiz itirazı ise maktu vekalet ücreti takdirinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle kabul edilmiştir. Kararda TTK 678. maddeye atıfta bulunularak, davacının senetteki imzasından dolayı şahsen sorumlu olduğu ifade edilmiştir.
19. Hukuk Dairesi         2016/9449 E.  ,  2017/2971 K.

    "İçtihat Metni"


    Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

    - K A R A R -

    Davacı vekili; müvekkilinin takibe konu senette borçlu şirket kaşeleri üzerinde imzalarının bulunduğunu, alacaklı davalı kaşe üzerinde atılı ikinci imzayı esas alarak ve sonradan müvekkilin bilgisi ve onayı olmadan ismini yazmak suretiyle davacıyı şahsen borçlu kıldığını ve takibe dahil ettiğini, borçlu şirket temsilcisinin imzaladığı senetteki bu imzalardan şahsen sorumlu olabilmesi için borçlu şirket kaşesi dışında senet üzerinde açığa atılmış bir imzanın bulunması gerektiğini ileri sürerek takip konusu yapılan 45.000,00.-TL bedelli 30/01/2011 vade tarihli senetten dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine,senedin iptaline ve %20 tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili, davacının bononun borçlu kısmına sanki şirketin yetkilisiymiş gibi kaşe vurarak imzaladığını, kefil kısmını da kendi ad ve soyadını yazarak karşısına imzasını attığını, imzanın üzerine şirket kaşesini basmak suretiyle hileli davrandığını, icra takibi başlattıktan bir süre sonra davacının bankasına ait kendi hesap numarasından bizzat vekil olarak kendi hesabına 7.000,00. TL ödeme yaptığını, bu ödemelerin icra dosyasına bildirildiğini, davacının borcu kabul ederek kısmi ödemeler yaptığını ve ardından borca itiraz etmesinin iyi niyetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece toplanan delillere göre; takibe konu bononun ödeyecek kısmında ayrı ayrı iki imza bulunduğu, bononun geçerli olması için tek imzanın yeterli olduğu, şirketin de tek imza ile temsil edildiği, ikinci imzanın gereksiz olduğu, itiraza uğramayan imza karşısında isim yazmasının ya da yazmamasının önemli olmadığı, bononun geçerliliğini etkilemediği ve davacının şirket yetkilisi olmadığı halde şirket adına imza atmış olsa bile kanunen yetkili olmaması nedeniyle borçtan ve dolayısı ile bonodan şahsi sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ,hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

    1- Davacının temyizi yönünden; Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle TTK 678 md uyarınca davacının imzası bulunan senette şahsen sorumlu olacağının anlaşılmasına göre delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazının reddi gerekmiştir.
    2-Davalının temyizi yönünden;
    Dava değeri üzerinden nispi oranda davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu oranda vekalet ücreti takdiri usul ve yasaya aykırı olup hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir
    SONUÇ :Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi