Abaküs Yazılım
19. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/9279
Karar No: 2017/2976
Karar Tarihi: 12.04.2017

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2016/9279 Esas 2017/2976 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Müvekkili aleyhine bir senet sebebiyle takip yapıldığını belirten davacı vekili, senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek imzaya itiraz etti. Mahkeme, davacının 2012/1039 Esas sayılı dava dosyasında davasının kabulüne karar verdi. Bu dava dosyasının yargılama aşamasında davalının haciz baskısı uygulaması sebebiyle müvekkilinin davalıya haricen toplam 10.500 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını belirten davacı vekili, müvekkilinden haksız şekilde tahsil edilmiş olan toplam 10.500 TL'nin davalıya yapılan ödemelerin en sonuncusu olan 01.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilmesini talep etti. Ancak, mahkeme davacının en geç 1 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açmaması gerekirken bu süreden çok sonra dava açtığı gerekçesiyle davanın reddine karar verdi.
İİK'nun 72/7 maddesi gereğince davacının en geç 1 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açması gerektiği belirtildi.
Kaynak: https://www.kararara.com/karar/19-hukuk-dairesi-2016-9279-e-2017-2976-k-174142
19. Hukuk Dairesi         2016/9279 E.  ,  2017/2976 K.

    "İçtihat Metni"



    Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
    - K A R A R -
    Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı tarafından 2011/3567 Esas sayılı dosyasında senet sebebiyle takip yapıldığını, müvekkilinin senetteki imzanın kendisine ait olmadığını belirterek imzaya itiraz ettiğini ve Mahkemesi"nin 2012/1039 Esas sayılı dava dosyasında davasının kabulüne karar verildiğini, bu dava dosyasının yargılama aşamasında davalının haciz baskısı uygulaması sebebiyle müvekkilinin farklı zamanalarda davalıya haricen toplam 10.500 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, müvekkilinden haksız şekilde tahsil edilmiş olan toplam 10.500 TL"nin davalıya yapılan ödemelerin en sonuncusu olan 01.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili, açılan davanın istirdat davası olmasına rağmen yasada öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, ayrıca takibe konulan senedin davacının müvekkili bankadan çekmiş olduğu genel kredi sözleşmesinden kaynaklı kredi borcunu ödeyememesi sebebiyle "tahsil edildiğinde borçtan mahsup edilmek üzere" müvekkiline verildiğini ve bu amaçla takibe konulduğunu, davacının davaya konu ödediği bedelin de esasen kredi sözleşmesinden kaynaklı borç için ödenmiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece, yapılan yargılama sonuncunda, davacının yapmış olduğu ödemelerin en son 01.06.2012 tarihli olduğu ve İİK"nun 72/7. maddesi gereğince davacının en geç 1 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açması gerekirken bu süreden çok sonra dava açtığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
    Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 12/04/2017 gününde oyçokluğuyla karar verildi.




    KARŞI OY YAZISI

    İİK"nun 72/7 maddesindeki bir yıllık hak düşürücü süre mahkemece re"sen dikkate alınması gereken bir süre olup, sürenin hesaplanmasında borcun tamammen ödendiği tarih başlangıç alınır.
    Yerel mahkemece davacı-borçlunun davalı-alacaklıya haricen yaptığı ödemelerin en sonuncusunun tarihi olan 01.06.2012 tarihinin doğrudan hak düşürücü süreye başlangıç alınarak buna göre hak düşürücü sürenin dava tarihinde dolmuş olduğunun kabulü doğru olmamıştır. Zira yapılan ödemeler icra dosyasına yansıtılmamış olup icra müdürlüğünce kapak hesabı yapılmamıştır. Bu itibarla 01.06.2012 tarihinde borcun tamamen bitmemiş olması mümkündür. Borç tamamen bitmemiş ise hak düşürücü süre başlamaz. Bu itibarla yerel mahkeme kararının davacı-borçlunun harici ödemelerine göre icra müdürlüğüne bir kapak hesabı yaptırılıp borcun faiz ve sair fer"ilerine göre sona erip ermediği saptanıp bulunacak sonuca göre karar verilmesi için bozulması gerektiği görüşündeyim.
    Bu itibarla saygıdeğer çoğunluğun onama kararına muhalifim. 12.04.2017





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi