4. Ceza Dairesi 2016/5540 E. , 2016/13188 K.
"İçtihat Metni"
Tehdit suçundan sanık ..."ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 106/2-a, 43/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tâbi tutulmasına dair Bodrum 1. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 18/02/2010 tarihli ve 2009/997 esas, 2010/159 sayılı kararını müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde yeniden suç işlediğinden bahisle açıklanması geri bırakılan hüküm yönünden gereğinin takdiri için yapılan ihbar üzerine, Bodrum 1. Asliye Ceza Mahkemesi"nce verilen 18/02/2010 tarihli kararda 5271 sayılı Kanun"un 231. maddesinin tatbiki mümkün olmadığından bahisle hükmün açıklanmasına yer olmadığına dair anılan Mahkemenin 09/07/2015 tarihli ve 2014/371 esas, 2015/425 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü"nün 27.01.2016 gün ve 94660652-105-348-0152-2016-E.2562/8512 sayılı istemleri ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"nın 15/02/2016 günlü, 2016/44389 sayılı tebliğnamesiyle bozma düşüncesiyle daireye gönderilmiş olduğu görülmekle dosya incelendi.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede,
Sanık hakkında Bodrum 1. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 18/02/2010 tarihli ve 2009/997 esas, 2010/159 sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş bulunulması karşısında, kurulan hükmün henüz hukukî bir sonuç doğurmadığı, sanık tarafından denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi hâlinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değiştirilen 231/11. maddesi uyarınca mahkemece geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verileceği ve söz konusu hükmün açıklanmasından sonra kanun yollarına tâbi olacağından anılan karar aleyhine kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceği değerlendirilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamında göre; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir." şeklindeki 231/11 maddesi nazara alındığında; somut olayda denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işleyen sanık hakkında mahkemenin eski hükmün açıklanmasına karar vermek yerine yazılı şekilde karar vermesinde isabet görülmediğinden,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunduğu görülmekle,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 309. maddesinin 1.fıkrasında “Hakim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunması halinde bu maddede düzenlenen olağanüstü yasa yoluna konu olabileceği,
Dosyanın incelenmesinde, sanık hakkında Bodrum 1. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 18/02/2010 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, denetim süresi içinde yeniden suç işlendiği ihbarı üzerine dosyayı ele alan mahkeme 09/07/2015 tarihli kanun yararına bozma istemine konu olan kararda ise, önceki kararda ceza hesabında hata yapılarak eksik cezaya hükmedildiğini gerçekte hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceğini ifade ile 18/02/2010 tarihli karar ile ilgili kanun yararına bozma yoluna gidilmesine karar vermiş bulunmakla, CMK"nın 231/11 maddesi uyarınca koşullarının bulunması halinde mahkemenin önceki hükmü açıklaması gerekirken yazılı şekilde verdiği kararın CMK"nın 223 maddesi kapsamında davayı sonuçlandırıcı mahiyette olmayıp CMK"nın 231/12. maddesine göre itiraza tabi kararlardan bulunduğu, öncelikle itiraz yoluna gidilerek gereğinin mahallinde yerine getirilmesi gerekeceğinden, bu nedenle kanun yararına bozma konusu olmadığı anlaşılmakla, Adalet Bakanlığı"nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği yerinde görülmediğinden, kanun yararına bozma isteminin CMK 309. maddesi gereğince REDDİNE, 07.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.