Abaküs Yazılım
14. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/341
Karar No: 2020/8008
Karar Tarihi: 02.12.2020

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2017/341 Esas 2020/8008 Karar Sayılı İlamı

14. Hukuk Dairesi         2017/341 E.  ,  2020/8008 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen hüküm ilgili kişi ... vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
    K A R A R
    Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
    Davacılar vekili, davacılar ile davalılardan ... ve ... ile diğer davalılar murisi ... ve ... arasında Yalova 3. Noterliği"nde 11.11.1997, 27.10.1997 ve 18.02.1998 tarihlerinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleri düzenlendiğini, söz konusu satış vaadi sözleşmeleri ile adlarına kayıtlı gayrimenkullerin hak ve hisselerinin tamamını davacılara satmayı vaat ve taahhüt ettiklerini, taşınmazların bedelinin nakden ve defaten ödendiğini, dava konusu taşınmazların intikal işleminin yeni gerçekleştiğinden zamanaşımının da yeni işlemeye başladığını belirterek davalılar ve davalılar murisleri adına kayıtlı dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 25.11.2014 tarihli dilekçesiyle, davacı ... ile davalı ... arasında 18.02.1998 tarihinde düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile devredilmesi vaad edilen taşınmazlarla ilgili açmış oldukları davalarından vazgeçtiklerini beyan etmiştir.
    Bir kısım davalılar, davaların reddini savunmuştur.
    Mahkemece, davanın kabulüne, davanın ... adına kayıtlı 174 parselde 19/1176 hisse, 112 parselde 1/48 hisse, 116 parselde 1/168 hisse yönünden feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
    Hükmü, ilgili kişi ... vekili 15.11.2016 tarihinde temyiz başvuru harcını yatırarak temyiz etmiş, mahkemece 15.11.2016 tarihinde temyiz harcı (nispi) 2.021,50 TL ve 150,00 TL gider avansı olmak üzere toplam 2.171,50 TL"nin HMK"nın 344. maddesine göre 1 haftalık kesin süre içerisinde dosyasına yatırılmasına ilişkin muhtıra hazırlanmış ve bu muhtıra ilgili kişi ... vekiline 22.11.2016 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Bunun üzerine ilgili kişi ... vekili müvekkilinin maddi durumunun elverişli bulunmadığından gerekli harç ve giderleri ödeyemeyeceğini belirterek 28.11.2016 tarihli dilekçesiyle adli yardım isteminde bulunmuştur.
    Adli yardıma ilişkin usul ve esaslar 6100 sayılı HMK’nın 334 ilâ 340. maddelerinde yer almaktadır. HMK"nın 336/3. maddesi gereğince kanun yollarına başvuru sırasında da adli yardım talebinde bulunulabilir.
    Diğer taraftan, 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (I) sayılı tarifenin yargı harçları başlığını taşıyan kısmında, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden tarifede gösterilen oranda nispi karar ve ilam harcı alınacağı hükme bağlanmış ve aynı kanunun 16. madde düzenlemesi ile de, temyize konu kararla ilgili davanın nispi harca tabi olacağı öngörülmüştür.
    Öte yandan, HUMK’nın 434. maddesinde (6100 sayılı HMK’nın 366 maddesi yollamasıyla 344. maddesi), temyiz dilekçesi verilirken gerekli harcın tamamının ödenmesi gerektiği; 10.05.1965 tarih 1/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararıyla da peşin ödenmesi gerekli temyiz harcının hüküm altına alınan karar ve ilam harcının dörtte bir olacağı kabul edilmiştir. Ayrıca, HUMK’nın 434/III. maddesinde (6100 sayılı HMK’nın 368 ve 344. maddeleri), dörtte bir oranındaki harcın ödenmemesi halinde yapılacak işlemin usul ve esasları gösterilmiştir.
    Açıklanan nedenlerle, ilgili kişi ... vekilinin adli yardım istemi hakkında HMK’nın 336/3 maddesi uyarınca Dairemizce bir karar verilmesi gerektiğinden vekilin 28.11.2016 tarihli adli yardım isteminin incelenmesine geçildi:
    1-Temyiz eden ilgili kişi ..."nın, kendisinin ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin temyiz harç ve giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu kanaatine varılamadığı, başka bir deyişle HMK’nın 334/1. maddesinde öngörülen koşulların gerçekleşmediği anlaşılmakla, ilgili kişi ... vekilinin adli yardım isteminin reddine,
    2-Karar ve ilam harcı tutarının 1/4 oranındaki nispi temyiz harcının tamamlanması bakımından HUMK’nın 434/III. maddesi uyarınca işlem yapılmasına,
    3-7201 sayılı Tebligat Kanunu, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunla değiştirildikten sonra, gerçek kişilere yapılacak tebligatla ilgili olarak iki aşamalı bir yol benimsenmiştir.
    a)Bu kanun değişikliğine göre, muhatabın adres kayıt sistemindeki adresine, Kanunun 21/2. maddesi uyarınca doğrudan tebligat yapılması mümkün değildir. Muhataba çıkarılan ilk tebligat, öncelikle bilinen veya gösterilen en son adresine, mavi renkli zarf kullanılmaksızın ve adres kayıt sistemindeki adres olduğuna ilişkin şerh verilmeksizin Kanunun 10. maddesine göre normal bir şekilde çıkarılmalıdır. Muhatabın bu adreste bulunmaması durumunda, tebliğ memurunca Kanunun 20 ve 21. maddesinin birinci fıkrası ile Tebligat Yönetmeliğinin 29. maddesi uyarınca, muhatap lehine olan araştırmalar yapılarak tebligatın kendisine ulaşması ve bilgilendirme işlemlerinin yerine getirilmesi gerekir.
    b)Muhatabın gösterilen adresten sürekli olarak ayrılması ve yeni adresinin de tebliğ memurunca tespit edilememesi durumunda, tebliğ evrakının tebligatı çıkaran mercie geri gönderilmesi gerekir. Ancak bu aşamadan sonra, Kanunun 10/2 ve Yönetmeliğin 16/2. maddeleri nazara alınarak, tebliğ evrakının açık mavi renkli zarfla, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek, Kanunun 21/2. maddesine göre tebliği mümkün olabilecektir.
    Tebligat Kanununun 10/2 ve 21/2. maddeleri farklı şekilde yorumlanarak, başka adresi bilinmediği gerekçesiyle muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine doğrudan doğruya 21/2. maddesine göre tebligat çıkartılması ve bu hükme göre tebliğ edilmesi, yukarıda belirtilen hükümlere aykırı olduğundan ve muhatabın savunma hakkını kısıtlayacağından usulüne uygun değildir.
    Somut olaya gelince; gerekçeli kararın davalılardan ... ve ..."in bilinen en son adresine tebligat çıkartılması, bu adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre tebligat yapılması gerekirken, ilk seferde doğrudan Kanunun 21/2. maddesine göre tebligat yapılmasının usulüne uygun olmadığı anlaşıldığından adı geçen davalıların adreslerine 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde gerekçeli kararın tebliği sağlanıp yasal temyiz süresi beklenerek ve belirtilen diğer eksiklik giderildikten sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın MAHKEMESİNE İADESİNE, 02.12.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi