3. Ceza Dairesi 2019/11552 E. , 2019/9640 K.
"İçtihat Metni"
Basit yaralama suçundan sanık ..."nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 86/2, 86/3-a, 86/3-e, 35 ve 62. maddeleri uyarınca 5 ay 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun"un 51. maddesi uyarınca cezasının ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine dair Bakırköy 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.07.2015 tarihli ve 2015/197 Esas, 2015/379 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 01.04.2019 tarih ve 2018/10751 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.04.2019 tarih ve 2019/38116 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine, bahse konu hapis cezasının aynen infazına dair Bakırköy 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.06.2017 tarihli ve 2015/197 Esas, 2015/379 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın sanığın kamuya yararlı işte çalışıp çalışmayacağı hususunun sorulmadığından bahisle kabulüne ilişkin mercii Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.07.2017 tarihli ve 2017/853 değişik iş sayılı kararını müteakip, anılan eksikliğin giderilerek yeniden karar verilmesine dair Bakırköy 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.11.2017 tarihli ve 2015/197 Esas, 2015/379 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.07.2018 tarihli ve 2018/763 değişik iş sayılı kararının; 02.07.2015 tarihli ilk kararın kanun yararına bozma yoluyla bozulması halinde infaz kabiliyetinin bulunmayacağı değerlendirilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre,
1) Sanığın eylemi sonucu, nikahlı eşi olan katılanı bıçakla yaralamaya teşebbüs etmesinden ibaret somut olayda, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86. maddesinin 3. fıkrasındaki birden fazla ağırlaştırıcı nedenin gerçekleştiği cihetle, sanık hakkında 86/2. maddesi uyarınca belirlenecek temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle tespitiyle, 86/3. maddesindeki ağırlaştırıcı nedenlerin bir bütün halinde değerlendirilerek yalnız bir defa artırım yapılması gerekirken, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2. maddesi gereğince alt sınırdan belirlenen temel cezaya 86/3. maddesindeki birden fazla (86/3-a ve 86/3-e) artırım maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde,
2) Sanığın tekerrüre esas alınan önceki mahkumiyetinin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu"nun 305/1. maddesi gereğince miktar itibariyle kesin olduğu, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun"un 8/1. maddesinde yer alan hüküm gözetilerek, 1412 sayılı Kanun"un 305/son maddesine göre miktar itibariyle kesin olan adli para cezalarının tekerrür uygulamasına esas alınamayacağı ve sanığın adli sicil kaydında başka tekerrüre esas mahkumiyeti de bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun"un 58. maddesinin uygulanma imkanı bulunmadığının gözetilmemesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK"nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Bakırköy 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.07.2015 tarihli ve 2015/197 Esas, 2015/379 sayılı kararının 5271 sayılı CMK"nin 309/4. maddesi gereğince, TCK"nin 86/2. maddesinin seçimlik ceza olduğu, yerel mahkemece adli para cezasının da tercih edilebileceği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.09.2018 tarih ve 2015/1066 Esas, 2018/373 sayılı kararı da göz önüne alınarak kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.