
Esas No: 2013/267
Karar No: 2013/371
Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü 2013/267 Esas 2013/371 Karar Sayılı İlamı
Hukuk Bölümü 2013/267 E. , 2013/371 K.- 2247 SAYILI YASANIN 10. MADDESINDE ÖNGÖRÜLEN KOŞULU TAŞIMAYAN BAŞVURUNUN, AYNI YASANIN 27. MADDESI UYARINCA REDDİ GEREKTIĞI
- UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNİN KURULUŞ VE İŞLEYİŞİ HAKKINDA KANUN (2247) Madde 27
"İçtihat Metni" Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığınca hazırlanmıştır. İzinsiz olarak kopyalanması ve dağıtılması hukuki sorumluluk gerektirir.
Davacılar : 1-A.A., 2-A.B., 3-Ö.B., 4-Ş.B., 5-Ş.B., 6-G.B., 7-H.B., 8-N.C. Vekilleri : Av. N.S., Av.H.P. Davalılar : 1-Ankara İl Özel İdaresi Vekili : Av.S.K. 2-Milli Eğitim Bakanlığı Vekili : Haz.Av.H.U., H.K. O L A Y : 1-Davacılar vekili, müvekkillerinin hissedar olduğu Ankara, Çankaya, Beytepe Mahallesinde kain 28088 Ada 1 parsel sayılı taşınmazın, 1998 tarihinde düzenlenen imar planı ile Eğitim Tesisi Alanı olarak ayrıldığını; İl Milli Eğitim Müdürlüğüne yaptıkları müracaatlarına verilen cevaplarda, ödenek temin edildiğinde ileriki yıllarda kamulaştırılacağının belirtildiğini; bugüne kadar, kamulaştırma işlemi gerçekleştirilmeyerek, davacı maliklerin taşınmaz üzerindeki tasarruf hakkının kullanılamaz bir hale getirildiğini, davalı İdarece sessiz kalınarak, işlem tesis edilmemek suretiyle Kamulaştırmasız El Koyma olgusunun gerçekleştiğini ifade ederek; fazlaya dair hakları saklı kalarak, Davacıların malik bulundukları payları oranında, şimdilik (her bir hissedar için 500.- TL.sı olmak üzere ) toplam 4.000TL’sı alacağın, davalı İdareden faizi ile birlikte tahsili ile davacılar adına kayıtlı payın davalı adına tesciline karar verilmesi istemiyle, 1.2.2012 tarihinde adli yargı yerinde dava açmıştır. 2-Davalılardan Milli Eğitim Bakanlığı vekili, davanın her hangi bir aşamasında görev itirazında bulunmamıştır. 3-Davalılardan Ankara İl Özel İdaresi vekili, 14.3.2012 kayıt tarihli cevap dilekçesinde görev itirazında bulunmamıştır. 4-Davalılardan Ankara İl Özel İdaresi vekili, 16.4.2012 havale tarihli dilekçesiyle, 22.5.2012 tarihinde yapılacak duruşmaya katılamayacağını ve mesleki mazeretinin kabul edilmesini talep etmiş; ancak bu dilekçede de görev itirazında bulunmamıştır. 5-ANKARA 5.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 22.5.2012 tarihinde, davacılar vekili ile Hazine vekilinin katılımıyla yapılan 1. celsede ve E:2012/55 sayı ile; davalı İl Özel İdare vekilinin mazeretinin kabulüne, duruşmanın 20.6.2012 gününe bırakılmasına karar vermiştir. 6-ANKARA 5.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 20.6.2012 günlü 2.celsede ve E:2012/55 sayı ile, Davacılar vekili Av.Murtekin Seymen ile davalı İl Özel idaresi vekili Av. S.K. ile davalı Mili Eğitim Bakanlığı adına Hazine vekili Av.H.U.’nun geldiği, açık yargılamaya devam olunduğu belirtildikten sonra; Davalı İl Özel idaresi vekilinin, davanın idari yargıda görülmesi gerekeceği yolundaki itirazı kayıt altına alınmış; Mahkeme’ce görev itirazının reddine karar verilmiştir. Davalılardan Ankara İl Özel İdaresi vekilinin, idari yargı yararına olumlu görev uyuşmazlığı çıkartılması yolunda 25.6.2012 tarihinde verdiği dilekçesi üzerine, dava dosyasının onaylı bir örneği Danıştay Başsavcılığı"na gönderilmiştir. DANIŞTAY BAŞSAVCISI; Uygulama ve Öğreti"de, kamu idarelerinin, kamu hizmetinin yürütümü sırasında, kamu gücü kullanarak tek yanlı irade açıklamalarıyla yapmış oldukları işlemlerin, "idari işlem"; herhangi bir işlem ya da karara dayanmaksızın gerçekleştirdikleri maddi faaliyetleriyle, görevleriyle ilgili hareketsizliklerinin de, "idari eylem" olarak tanımlandığı; bu tanıma göre; bu tanıma göre; idarelerin 3194 sayılı İmar Kanununun 8"inci maddesi uyarınca tek yanlı irade açıklamaları ile tesis ettikleri, genel ve düzenleyici imar planları ile bu planlara dayanılarak tesis edilen parselasyon, kamulaştırma, ruhsat gibi bireysel işlemlerin, "idari işlem"; bu imar planı uyarınca yapmak zorunda oldukları program ve uygulamaları bunun için gerekli zamanda gerçekleştirmemeleri; yani, bu konudaki hareketsizliklerinin de, idari eylem niteliği taşıdığı; her ne kadar, uyuşmazlık konusu parselin eğitim tesisi alanı olarak ayrılmış olması öne sürülerek taşınmazın davacılara ait hissesinin bedelinin tazminat olarak ödenmesi istemiyle açılan davada, davanın hukuksal dayanağı olarak, kamulaştırmasız el atma gösterilmiş ise de; davacıların mülkiyet hakkına getirilen kısıtlamanın, yukarıda açıklandığı üzere, genel ve düzenleyici işlem olan imar planında taşınmazın eğitim tesisi alanı olarak gösterilmesinden ve bu planda öngörülen kamulaştırma programlarının zamanında yapılmamasından kaynaklandığında ihtilaf bulunmadığından, bu kısıtlama ve hareketsizlikten doğan zararın da idari işlem ve eylemden kaynaklandığının kabulünün gerektiği; bu bakımdan; davanın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu"nun 2"nci maddesinin 1 "inci fıkrasının (b) bendinde yer alan "idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları," hükmü gereğince idari yargı yerinde görülmesinin gerektiği; açıklanan nedenle, 2247 sayılı Yasa"nın 10"uncu maddesi uyarınca olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasına ve dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Başkanlıkça, 2247 sayılı Yasa’nın 13. maddesine göre Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı"nın yazılı düşüncesi istenilmemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Zehra Ayla PERKTAŞ’ın Başkanlığında, Üyeler: Mustafa AYSAL, Eyüp Sabri BAYDAR, Sıddık YILDIZ, Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Metin ULUKANLIGİL’in katılımlarıyla yapılan 11.3.2013 günlü toplantısında: Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in 2247 sayılı Yasa’da öngörülen koşulları taşımayan başvurunun reddi gerektiği yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı Tuncay DÜNDAR’ın başvurunun reddi gerektiğine ilişkin sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 10. maddesinde, “Görev uyuşmazlığı çıkarma; adli, idari ve askeri bir yargı merciinde açılmış olan davada ileri sürülen görev itirazının reddi üzerine ilgili Başsavcı veya Başkanunsözcüsü tarafından görev konusunun incelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesinden istenmesidir. Yetkili Başsavcı veya Başkanunsözcüsünün Uyuşmazlık Mahkemesinden istekte bulunabilmesi için, görev itirazının, hukuk mahkemelerinde en geç birinci oturumda, ceza mahkemelerinde delillerin ikamesine başlamadan önce; idari yargı yerlerinde de dilekçe ve savunma evresi tamamlanmadan yapılmış olması ve yargı yerlerinin de kendilerinin görevli olduklarına karar vermiş bulunmaları şarttır. Görev itirazının yargı merciince yerinde görülerek görevsizlik kararı verilmesi halinde, görev konusunun Uyuşmazlık Mahkemesince incelenebilmesi, temyizen bu kararın bozulmuş ve yargı merciince de bozmaya uyularak görevli olduğuna karar verilmiş bulunmasına bağlıdır. Uyuşmazlık çıkarma isteminde bulunmaya yetkili makam; reddedilen görevsizlik itirazı adli yargı yararına ileri sürülmüş ise Cumhuriyet Başsavcısı, idari yargı yararına ileri sürülmüş ise Danıştay Başkanunsözcüsü, askeri ceza yargısı yararına ileri sürülmüş ise Askeri Yargıtay Başsavcısı, Askeri İdari Yargı yararına ileri sürülmüş ise bu mahkemenin Başkanunsözcüsüdür. Görev itirazının reddine ilişkin karara karşı itiraz yolunun açık bulunduğu ceza davalarında ret kararı kesinleşmeden uyuşmazlık çıkarma istenemez” denilmiş; 27. maddesinde ise, Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, uyuşmazlık çıkarmaya veya görev uyuşmazlıklarına ilişkin istemleri önce şekil ve süre açısından inceleyeceği; yöntemine uymayan veya süresi içinde ileri sürülmemiş istemleri reddedeceği kuralına yer verilmiştir. Olayda, Ankara 5.Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen davada, Davalılardan Ankara İl Özel İdaresi vekilince gerek 14.3.2012 tarihinde kayda giren birinci cevap dilekçesinde, gerekse de 1.oturumdan önce mahkemeye verilen 16.4.2012 havale tarihli mazeret dilekçesinde görev itirazında bulunulmadığı, ancak, 20.6.2012 tarihinde yapılan 2.oturumda, davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu ileri sürülerek görev itirazında bulunulduğu anlaşılmıştır. Bu durumda; Davalılardan Ankara İl Özel İdaresi vekili tarafından, Ankara 5.Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen davada, (en geç)birinci oturumdan sonra yapılan görev itirazının süresinde olduğunun kabulü mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle, 2247 sayılı Yasa’nın 10. maddesinde öngörülen koşulu taşımayan başvurunun, anılan Yasanın 27. maddesi uyarınca reddi gerekmiştir. SONUÇ : 2247 sayılı Yasa’nın 10. maddesinde öngörülen koşulu taşımayan BAŞVURUNUN, aynı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca REDDİNE, 11.3.2013 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.