
Esas No: 2006/205
Karar No: 2007/7
Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü 2006/205 Esas 2007/7 Karar Sayılı İlamı
Hukuk Bölümü 2006/205 E. , 2007/7 K.- 2247 SAYILI YASA’NIN 14. MADDESI HK
- HAYVAN SAĞLIĞI VE ZABITASI KANUNU(MÜLGA) (3285) Madde 47
- HAYVAN SAĞLIĞI VE ZABITASI KANUNU(MÜLGA) (3285) Madde 22
"İçtihat Metni" Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığınca hazırlanmıştır. İzinsiz olarak kopyalanması ve dağıtılması hukuki sorumluluk gerektirir.
Davacılar : R. Y. Davalı : Afyonkarahisar Valiliği O L A Y : Çay Kaymakamlığı İlçe Tarım Müdürlüğü’nün 16.11.2005 gün ve 1644 sayılı işlemi ile, menşe şahadetnamesiz hayvan sevki yapıldığından bahisle 3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu’nun 22 ve 47. maddeleri ile 4648 ve 5252 sayılı Kanunların ilgili maddeleri uyarınca davacı adına idari para cezası kesilmiş ve araç trafikten men edilmiştir. Davacı, yalnızca para cezasına karşı adli yargı yerinde itirazda bulunmuşlardır. ÇAY SULH CEZA MAHKEMESİ; 26.12.2005 gün ve 2005/227 Müteferrik sayı ile, itiraz edene Çay Kaymakamlığı İlçe Tarım Müdürlüğü’nce, 3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu’nun 22. ve 23. maddeleri ve buna ilişkin Yönetmeliğe aykırı şekilde hayvan nakletmekten idari para cezası verildiği ve itiraz edenin cezanın kaldırılması için Mahkemelerine müracaatta bulunduklarının anlaşıldığı, 3285 sayılı Kanun’un 56. maddesine göre "Bu Kanunda yazılı olan idari para cezaları o yerin en büyük mülki amiri tarafından verilir. Verilen idari para cezalarına dair kararlar ilgililere 11/02/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilir. Bu cezalara karşı tebliğ tarihinden itibaren en geç yedi gün içinde yetkili idare mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz, idarece verilen cezanın yerine getirilmesini durdurmaz. İtiraz üzerine verilen karar kesindir. İtiraz, zaruret görülmeyen hallerde evrak üzerinde inceleme yapılarak en kısa sürede sonuçlandırılır. Bu Kanuna göre verilen idari para cezaları 21/07/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil olunur." şeklindeki hükmü gereğince itirazı inceleme görevinin Mahkemelerine ait olmayacağı, Afyonkarahisar İdare Mahkemesi’ne ait olacağının anlaşıldığı gerekçesiyle kesin olarak görevsizlik kararı vermiştir. Davacı, bu kez, idari para cezası verilmesine ve aracın trafikten men edilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır. AFYONKARAHİSAR İDARE MAHKEMESİ; 6.4.2006 gün ve E:2006/456; K:2006/175 sayı ile, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 4001 Sayılı Yasayla 5. maddesinin 2. fıkrasında, birden fazla şahsın müşterek dilekçe ile dava açabilmesi için davacıların hak veya menfaatlerinde iştirak olması veya davaya yol açan maddi olay veya hukuki sebeplerin aynı olması gerektiğinin kurala bağlandığı; aynı Kanunun 15/1-d bendinde, 5. madde hükmüne aykırı olan dilekçelerin reddine karar verileceği, bu maddenin 5. fıkrasında da; 1 inci fıkranın (d) bendine göre dilekçenin reddedilmesi üzerine, yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceğinin belirtildiği; dava dilekçesi ve eklerinin incelenmesinden, Çay Kaymakamlığı İlçe Tarım Müdürlüğü’nün 16.11.2005 gün ve 1644 sayılı kararı ile davacıya ait aracın üç ay süreyle trafikten menine ilişkin işleme karşı idari yargıda ayrı, para cezasına ilişkin işleme karşı ise adli yargıda ayrı dava dilekçesiyle dava açılması gerekirken bu hususlara uyulmayarak tek bir dava dilekçesiyle dava açıldığının anlaşıldığı, açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı Yasanın 5. maddesi hükmüne uygun olmayan dava dilekçesinin, aynı Yasanın 15. maddesinin 1. fıkrasında ( d ) bendi uyarınca, bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içinde Yasanın 3.maddesi hükmüne uygun biçimde yeniden hazırlanacak dilekçeler ile dava açılmakta serbest olmak üzere reddine karar vermiştir. Bunun üzerine davacı, idari para cezasının kaldırılması istemiyle yeniden Sulh Ceza Mahkemesine itiraz etmiştir. Çay Sulh Ceza Mahkemesi 5.6.2006 gün ve 2006/214 Müt. sayılı yazı ile; “(…) Mahkememizce verilen görevsizlik kararından sonra İdare Mahkemesine açılan davada dava dilekçesinin, Adli Yargının görevli olduğundan bahisle reddi görevsizlik kararı şeklinde kabul edilmiş mahkememizce de önceki görevsizlik kararı nedeni ile Yargı yolu yönünden olumsuz görev uyuşmazlığı doğmuştur. Her iki görevsizlik kararından sonra itiraz edenin verdiği 05.06.2006 tarihli dilekçesi üzerine mahkememizce önceden verilen görevsizlik kararına rağmen itirazı incelemek olanaklı olmadığından 2247 sayılı kanunun 19. maddesi gereğince olumsuz görev uyuşmazlığının çözülmesi (…)” istemiyle dosyayı Mahkememize göndermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Ahmet AKYALÇIN’ın Başkanlığında, Üyeler: M. Lütfü ÜÇKARDEŞLER, Ahmet VELİOĞLU, Serap AKSOYLU, Z. Nurhan YÜCEL, Abdullah ARSLAN ve Levent ÖZÇELİK’in katılımlarıyla yapılan 5.2.2007 günlü toplantısında; Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in, 2247 sayılı Yasada öngörülen koşulları taşımayan başvurunun reddi gerektiği yolundaki raporu ve dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Ahmet BEŞİNCİ ile Danıştay Savcısı Gülen AYDINOĞLU’nun, başvurunun reddi gerektiğine ilişkin yazılı ve sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 14. maddesine göre; olumsuz görev uyuşmazlığının bulunduğunun ileri sürülebilmesi için adli, idari veya askeri yargı mercilerinden en az ikisinin tarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdikleri kararın kesin veya kesinleşmiş olması gerekmekte; bu uyuşmazlığın giderilmesi istemi ise, hukuk uyuşmazlıklarında ancak davanın taraflarınca ileri sürülebilmektedir. Aynı Yasa’nın 27. maddesinde ise, Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, uyuşmazlık çıkarmaya veya görev uyuşmazlıklarına ilişkin istemleri önce şekil ve süre açısından inceleyeceği; yöntemine uymayan veya süresi içinde ileri sürülmemiş istemleri reddedeceği kuralına yer verilmektedir. Olayda; adli ve idari yargı yerlerinde para cezası yönünden açılan davaların tarafları, konusu ve sebebi aynıdır ve bu hususta Sulh Ceza Mahkemesi’nce görevsizlik kararı verilmiştir. Buna karşılık; İdare Mahkemesi’nce, farklı yargı kollarına ait dava konusu işlemlerin ayrılarak dava dilekçelerinin düzenlenmesi gerektiği ve 2577 sayılı Yasa’nın 3 ve 5. maddelerine uygun olarak düzenlenecek dilekçeler ile dava açılabileceği belirtilerek; dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Dolayısıyla, ortada olumsuz görev uyuşmazlığı doğmasına neden olacak şekilde idari yargı yerince verilmiş bir görevsizlik kararı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, 2247 sayılı Yasa’nın 14. maddesinde öngörülen koşulları taşımayan başvurunun, anılan Yasa’nın 27. maddesi uyarınca reddi gerekmiştir. SONUÇ : 2247 sayılı Yasanın 14. maddesinde öngörülen koşulları taşımayan BAŞVURUNUN, aynı Yasanın 27. maddesi uyarınca REDDİNE, 5.2.2007 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.