
Esas No: 2018/5323
Karar No: 2021/4139
Karar Tarihi: 29.11.2021
Danıştay 5. Daire 2018/5323 Esas 2021/4139 Karar Sayılı İlamı
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/5323
Karar No : 2021/4139
Temyiz Eden (Davacı) : ...
Karşı Taraf (Davalı) : ...Mahkemesi Başkanlığı / ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, Anayasa Mahkemesi Başkanlığında İdari Personel olarak görev yapmakta iken 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4/1-(g) maddesi uyarınca Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin 30/12/2016 tarih ve 2016/36 sayılı Anayasa Mahkemesi Başkanlığı kararının iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen .... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ...Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Davacı tarafından; dava konu işleme gerekçe gösterilen Bylock kullanımı ve tanık beyanlarının mahkemece araştırılmadığı ve değerlendirilmediği bu sebeple gerekçeli karar ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiği, iddia edilenin aksine Bylock programını kullanmadığı, yasa dışı delil niteliğinde olan Bylock kullanımının hükme esas alınamayacağı, savunma hakkı tanınmadan tesis edilen dava konusu işlemin açıkça hukuka aykırı olduğu, AİHS ve Anayasa'da koruma altına alınan temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Davalı idare tarafından; 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinde; terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplar ile irtibatı, iltisakı, üyeliği veya mensubiyeti olduğu değerlendirilen personelin, birim amirinin teklifi üzerine atamaya yetkili amirin onayı ile kamu görevinden çıkarılacağının öngörüldüğü, davacının FETÖ/PDY terör örgütünün irtibat aracı olan Bylock isimli haberleşme programını kullandığının Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 14/12/2016 tarihli yazısı ile idareye bildirildiği, davacının bu yapı ile ilgisi olduğuna dair sosyal çevre bilgisi, tanıkların beyanları ve soruşturma kapsamında diğer kurum ve kuruluşlardan gelen belgeler dikkate alınarak davacının, söz konusu yapı ile kamu görevinde kalmasıyla bağdaşmayacak nitelikte bağı olduğu değerlendirilerek tesis edilen dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, davacının yazılı ve sözlü savunmasının alındığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi .... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:...sayılı kararıyla kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Diğer yandan, davacı tarafından dava konusu işlem tesis edilirken hiçbir belge sunulmadığı ve tarafına savunma hakkı tanınmadığı ileri sürülmekte ise de; 667 sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesine dayanılarak tesis edilen dava konusu işlem, disiplin cezası niteliğinde olmayıp "göreve son" müessesesinin bir örneği olduğundan bu şekilde göreve son verme halinde ilgililerin savunmasının alınması zorunlu olmamakla birlikte; davalı idarece dosyaya sunulan dava konusu işleme dayanak bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davalı idare bünyesinde 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca oluşturulan komisyon çalışmaları kapsamında, kamu görevinden çıkarma işlemi tesis edilirken davacının yazılı savunmasının alındığı anlaşıldığından davacının anılan iddiasına itibar edilmemiştir.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, .... Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararında yer alan ''..kullandığını beyan ve kabul ettiği üzerine kayıtlı olan ...numaralı telefon hattı üzerinden ...İMEİ nolu cihaz ile 25.10.2014 ilk tespit tarihinden 08.11.2014 tarihine kadar 581 sinyal, 34 sayfa CGNAT kaydı olacak şekilde bağlantı yaptığı, dosyaya gelen ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı içeriğine göre; "...ID" numarası, "..." kullanıcı adı, "..." şifresi, "..." adıyla bu programı kullandığı, sanığın doğum yerinin Zonguldak (...), eşinin ise Çorum olduğu (...) olduğu, sanığın Ankara'da çalıştığı ve ikamet ettiği (...) olduğu, sanığın kullanıcı adının söz konusu plaka numaralarının "..." birleşmesinden meydana geldiği, sanığın kullandığı bylock tespit edilen hattın sanığın görev yaptığı Ankara ilinden baz verdiği tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır..." tespitleri dikkate alındığında davacının örgütün gizli haberleşme programı olan Bylock programını kullandığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, 667 sayılı KHK gereğince tesis edilen işlemler, idari işlemin bütün unsurlarını taşımakta, değerlendirme yapma yetkisi idarelere tanınmakta ve doğrudan işlemi tesis eden idarelere karşı dava açılmakta olduğundan İdare Mahkemesi kararında yer alan "...kamu görevinden çıkarılıp çıkarılmayacağı konusunda idareye ayrıca herhangi bir değerlendirme yapma yada başka yönde işlem kurma olanağı tanınmadığı....." yönündeki açıklama, 667 sayılı KHK ile getirilen düzenlemeler yönünden geçerli değilse de; bu durum temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
...Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 29/11/2021 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.