Abaküs Yazılım
5. Daire
Esas No: 2019/1954
Karar No: 2021/4141
Karar Tarihi: 29.11.2021

Danıştay 5. Daire 2019/1954 Esas 2021/4141 Karar Sayılı İlamı

T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/1954
Karar No : 2021/4141

Temyiz Eden (Davacı) : ...
Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davalı) : ...Mahkemesi Başkanlığı / ...

İstemin Özeti : Davacı tarafından, ... Mahkemesi Başkanlığında İdari Personel olarak görev yapmakta iken 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4/1-(g) maddesi uyarınca Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin 30/12/2016 tarih ve 2016/44 sayılı Anayasa Mahkemesi Başkanlığı kararının iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen .... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ...Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Davacı vekili tarafından; 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'de öngörülen usule uyulmaksızın yetkili olmayan kişilerce müvekkilinin kamu görevinden çıkarılmasına karar verildiği, müvekkili hakkında yürütülen ceza yargılamasının devam ettiği ve kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığı, buna rağmen Bölge İdare Mahkemesi kararında yer verilen gerekçe ile masumiyet karinesinin ihlal edildiği, hukuken geçerli olmaması gereken Bylock kullanımına ilişkin delil üzerinden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, Mahkeme kararında yer alan Bylock kullanım tespitlerinin şüpheli olduğu, müvekkilinin Bylock kullanıcısı olmadığı, idari yargılamada tanık deliline dayanılarak hüküm tesis edilemeyeceği, müvekkilinin savunması alınmaksızın tesis edilen işlemin açıkça hukuka aykırı olduğu, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesi ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Davalı idare tarafından; 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinde; terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplar ile irtibatı, iltisakı, üyeliği veya mensubiyeti olduğu değerlendirilen personelin, birim amirinin teklifi üzerine atamaya yetkili amirin onayı ile kamu görevinden çıkarılacağının öngörüldüğü, davacının FETÖ/PDY terör örgütünün irtibat aracı olan Bylock isimli haberleşme programını kullandığının Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 14/12/2016 tarihli yazısı ile idareye bildirildiği, davacının bu yapı ile ilgisi olduğuna dair sosyal çevre bilgisi, tanıkların beyanları ve soruşturma kapsamında diğer kurum ve kuruluşlardan gelen belgeler dikkate alınarak davacının, söz konusu yapı ile kamu görevinde kalmasıyla bağdaşmayacak nitelikte bağı olduğu değerlendirilerek tesis edilen dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Diğer yandan, davacı tarafından dava konusu işlem tesis edilirken hiçbir belge sunulmadığı ve tarafına savunma hakkı tanınmadığı ileri sürülmekte ise de; 667 sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesine dayanılarak tesis edilen dava konusu işlem, disiplin cezası niteliğinde olmayıp "göreve son" müessesesinin bir örneği olduğundan bu şekilde göreve son verme halinde ilgililerin savunmasının alınması zorunlu olmamakla birlikte; İdare Mahkemesi ara kararı ile davalı idarece dosyaya sunulan dava konusu işleme dayanak bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davalı idare bünyesinde 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca oluşturulan komisyon çalışmaları kapsamında; davacının tanık beyanlarına karşı cevaplarını sunabilmesi için komisyonca dinlenildiği, kamu görevinden çıkarma işlemi tesis edilirken davacının, İdari Soruşturma Özetinde yer verildiği üzere "AYMye dilekçe verdim sonra beni aradılar ve AYMye başladım. Ben HSKda kimseye sohbet abiliği yapmadım. İftiradır. Bu yapıyla benim hiçbir irtibatım olmadı. Sohbetlere kimse beni çağırmadı. Hiçbir sohbete gitmedim. Zaten imam hatip mezunuyum. Onların imam hatiplileri sevmediğini duydum. Kimse benimle irtibata geçmedi." şeklinde sözlü ve 02/08/2016 tarihinde ise yazılı savunmasının alındığı anlaşıldığından davacının anılan iddiasına itibar edilmemiştir.
Öte yandan, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, .... Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararında yer alan ''...Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığından, sanığın adına kayıtlı ve kullanımında olan ...numaralı GSM hattına ait kayıtlar celp olunmuş, sanık tarafından kullanıldığı anlaşılan ...ve ...imei numaralı cihaz ile ilgili kayıtlar getirtilmiş ve tüm dosya içeriği dikkate alınarak, sanığın adı geçen mobil telefon hattı ile belirtilen telefon cihazları ile 28/08/2014 ile 13/01/2015 tarihleri aralığında 1899 kez ByLock sunucuları/sistemine ait ..., ...ve ...IP numaraları ile iletişim kurduğu tespit olunmuştur. Bylock sunucuları/sistemine ait ..., ...ve ...numaralı IP numarası ile iletişim kurulan baz istasyon kayıtları incelendiğinde, iletişim kurulan baz istasyonlarının sanığın ikamet ettiği evinin bulunduğu çevre, iş yeri olan Anayasa Mahkemesinin yer aldığı Ahlatlıbel çevresi, ile sanığın memleketi olan Darende Malatya olduğu görülmüştür. Dosya içerisinde yer alan 24.11.2016 tarihli MASAK raporu ile ...sicil numaralı kolluk görevlisi tarafından düzenlenen rapor içeriği nazara alındığında sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliğinden hakkında soruşturma yürütülen şahıslar ile para transferlerinin bulunduğu, sanığın kullandığı ve ByLock tespiti yapılan ...numaralı GSM hattı ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün tepe yöneticisi olan R.A. arasında telefon irtibatı olduğu anlaşılmıştır...'' tespitleri dikkate alındığında davacının örgütün gizli haberleşme programı olan Bylock programını kullandığı sonucuna varılmıştır.
Her ne kadar Bölge İdare Mahkemesi kararında davacının, ...Ağır Ceza Mahkemesinin 25/09/2018 tarihli ve E:..., K:...sayılı kararıyla, "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan dolayı mahkumiyetine karar verildiği, anılan dosyanın istinaf incelenmesi yapılmak üzere ...Bölge Adliyesi .... Ceza Dairesinin E:...sayısına kayıtlı bulunduğu hususu hükme esas alınmış ise de, davacının mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi ve davacı hakkında terör örgütü üyesi algısı oluşturacak bir yaklaşım ortaya koyması masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
...Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 29/11/2021 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.




Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi