
Esas No: 2020/3108
Karar No: 2021/2695
Karar Tarihi: 29.11.2021
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu 2020/3108 Esas 2021/2695 Karar Sayılı İlamı
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2020/3108
Karar No : 2021/2695
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Birliği
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 19/09/2019 tarih ve E:2014/2046, K:2019/5828 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 15/02/2014 tarih ve 28914 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Hayvan Deneyleri Etik Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına Dair Yönetmeliğin 2. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin; 5. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinin; 8. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “özel” ibaresinin; 10. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “bir defadan fazla” ibaresi ile (i) bendinde yer alan “gereksiz” ibaresinin; 11. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin ikinci cümlesinin; 17. madddesinin ikinci fıkrasında yer alan “İnsan dışı primatların kullanıldığı” ibaresi ile aynı maddenin üçüncü fıkrasının; 5. ve 21. maddeleri ile 6. maddesinin birinci fıkrası ve 8. maddesinin ikinci fıkrasının (eksik düzenleme nedeniyle) iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 19/09/2019 tarih ve E:2014/2046, K:2019/5828 sayılı kararıyla;
5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'nun 1,2 ve 9. maddelerine yer verilerek ve 5199 sayılı Kanun'un 9. ve 17. maddelerine dayanılarak hazırlanan (mülga) "Hayvan Deneyleri Etik Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına Dair Yönetmelik"in 06/07/2006 tarih ve 26220 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulduğu, ancak, anılan Yönetmeliğe ilişkin olarak uygulamada karşılaşılan sorunların bertaraf edilebilmesi, 13/12/2011 tarih ve 28141 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Deneysel ve Diğer Bilimsel Amaçlar İçin Kullanılan Hayvanların Refah ve Korunmasına Dair Yönetmelik ile uyumun temini, 2010/63/EU sayılı "Bilimsel Maksatlarla Kullanılan Hayvanların Korunmasına İlişkin" Avrupa Birliği Direktifine uyum sağlanabilmesi maksadıyla ve Yönetmelik içerisinde yer alan Bakanlık ve teşkilata yapılan atıfların güncellenmesi amacıyla hazırlanan dava konusu Hayvan Deneyleri Etik Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına Dair Yönetmeliğin 15/02/2014 tarih ve 28914 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulduğu belirtilerek,
Yönetmeliğin 2. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi yönünden;
Yönetmeliğin "Kapsam" başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasında, "Bu Yönetmelik, kamu kurum ve kuruluşları ile özel kuruluşlarda deney amacıyla kullanılacak hayvanların kullanımından önce alınması gereken izinleri, bu amaçla hayvan deneyleri merkezi etik kurulu ile hayvan deneyleri yerel etik kurullarının oluşturulması, bu kurulların çalışma usul ve esasları, görevleri, eğitim, denetim ve yükümlülüklerini kapsar." hükmüne yer verilerek Yönetmeliğin kapsamının belirlendiği; anılan maddenin ikinci fıkrasında ise "deneysel olmayan tarımsal uygulamalar", "deneysel olmayan klinik veteriner hekimliği uygulamaları", "veteriner sağlık ürünlerine pazarlama yetkisi verilebilmesi için gereken klinik deneyler", "kayıtlı veya onaylı hayvancılık işletmelerinin yapmakla yükümlü olduğu uygulamalar" ile "birincil amacı bir hayvanın kimliklendirilmesi olan uygulamalar"ın Yönetmelik kapsamı dışında tutulduğu,
Yönetmeliğin 2. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi incelendiğinde, anılan bendin veteriner sağlık ürünlerine pazarlama yetkisi verilebilmesi için gereken klinik deneyleri Yönetmelik kapsamı dışında bıraktığının anlaşıldığı; anılan bentte dayanağı 5199 sayılı Kanuna ve üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığı,
Yönetmeliğin 5. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentleri yönünden;
Yönetmeliğin "Deney hayvanının kullanılma amaçları" başlığını taşıyan 5. maddesinde, deney hayvanlarının kullanılma amaçlarının belirtildiği; anılan maddenin birinci fıkrasının (e) bendinde "mesleki becerilerin kazandırılması, sürdürülmesi veya geliştirilmesi için yüksek öğrenim veya eğitimi" ve (f) bendinde "adli tıp soruşturmaları"nın hayvanların kullanılma amaçları arasında yer aldığı; maddede geçen ibarelerde Yönetmeliğin dayanağı 5199 sayılı Kanuna ve üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığı,
Yönetmeliğin 8. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan "özel" ibaresi yönünden;
"HADYEK’in kuruluşu ve çalışma yöntemi" başlıklı Yönetmeliğin 8. maddesinde, Hayvan Deneyleri Yerel Etik Kurulu (HADYEK)'nun kuruluş esaslarının belirlendiği; anılan maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde "5199 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükmü gereğince, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından çalışma izinli deney hayvanı ünitesi bulunan resmi ve özel kurum ve kuruluşlar ile yüksek öğretim kurumları HADYEK kurabilir. HADYEK ve hayvan refahı birimi bulunmayan kurum ve kuruluşlarda hayvan deneyleri yapılamaz." hükmüne yer verildiği,
5199 sayılı Kanun'un "Hayvan deneyleri" başlıklı 9. maddesinde hayvanların, bilimsel olmayan teşhis, tedavi ve deneylerde kullanılamayacağı, başkaca bir seçenek olmaması halinde, hayvanların bilimsel çalışmalarda deney hayvanı olarak kullanılabileceği, tıbbî ve bilimsel deneylerin uygulanması ve deneylerin hayvanları koruyacak şekilde yapılması ve deneylerde kullanılacak hayvanların uygun biçimde bakılması ve barındırılmasının esas olduğunun hükme bağlandığı; ayrıca, hayvan deneyi yapan kurum ve kuruluşlarda bu deneylerin yapılmasının da kendi bünyelerinde kurulmuş ve kurulacak etik kurullar yoluyla izin verilme şartına bağlandığı; anılan maddenin beşinci fıkrasında ise "Etik kurulların kuruluşu, çalışma usul ve esasları, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının ve ilgili kuruluşların görüşleri alınarak Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." kuralına yer verildiği,
5199 sayılı Kanun'un anılan hükümleri incelendiğinde; maddede "kamu kurumu", "özel kurum" ayrımına yer verilmediği, bu konuya özel kurumların kapsam dışında bırakılmadığının görüldüğü; Yönetmeliğin 8. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan "özel kurum ve kuruluşlar" ibaresinde dayanağı 5199 sayılı Kanuna ve üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığı,
Yönetmeliğin 10. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan "bir defadan fazla" ibaresi ile (i) bendinde yer alan "gereksiz" ibaresi yönünden;
Yönetmeliğin 10. maddesinde HADYEK'in çalışma ilkeleri belirlendiği; maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde "Ağır acı, stres ya da buna denk eziyet veren deneylerde bir hayvanın bir defadan fazla kullanılmamasını, zorunlu olarak kullanılması gerekiyorsa bunun sağlam bilimsel gerekçelere dayandırılmasını sağlamak", (i) bendinde ise "Deney hayvanlarına gereksiz acı ve ağrı verecek deneylerde uygun bir anestezi usulünün uygulanmasını ve araştırmalarda uygun ağrı kesici ve anestezi kullanılmasını sağlamak" hükmüne yer verildiği; davacı tarafından iptali talep edilen ibarelerin deneylerde hayvanların acı çekmesini önlemeye yönelik düzenlemelere yönelik olduğu anlaşılmakta olup, anılan ibarelerde anılan Yönetmeliğin dayanağı olan 5199 sayılı Kanuna ve üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığı,
Yönetmeliğin 11. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin ikinci cümlesi yönünden;
Yönetmeliğin "Deney hayvanları" başlıklı 11. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, HADYEK’in çalışmalarında kullanılacak hayvanlara ilişkin hususlar kapsamında, "Kedi, köpek gibi evcil türlerin sokakta başıboş olanları, deneylerde kullanılmaz. Ancak, hayvanların sağlık ve refahı ile ilgili çalışmalara ihtiyaç duyulması, çevre, insan ve hayvan sağlığına karşı ciddi tehlike oluşturması ve çalışmanın amacının sadece başıboş hayvan kullanılarak gerçekleştirilebileceğine dair bilimsel gerekçeler sunulması hallerinde bu hayvanlar deneylerde kullanılabilir." hükmüne yer verildiği; anılan hükümde kedi, köpek gibi evcil türlerin sokakta başıboş olanlarının istisnai olarak deneylerde kullanımının maddede sayılan sıkı şartlara bağlı tutulduğu; Yönetmeliğin 11. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin ikinci cümlesinde dayanağı 5199 sayılı Kanuna ve üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığı,
Yönetmeliğin 17. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "İnsan dışı primatların kullanıldığı" ibaresi ve anılan maddenin üçüncü fıkrası yönünden;
Yönetmeliğin "Geriye dönük değerlendirme" başlıklı 17. maddesinin 2. fıkrasında "İnsan dışı primatların kullanıldığı tüm projeler ve uzun süreli ve iyileştirilemeyen şiddetli ağrı, eziyet ve ızdırap içeren prosedürler de dahil “şiddetli” olarak sınıflandırılan prosedürleri içeren projeler geriye dönük değerlendirmeye tabi tutulur.", 3. fıkrasında ise "İkinci fıkra hükümleri dışındaki projeler geriye dönük değerlendirmeden muaf tutulabilir." hükmünün yer aldığı,
Davacı tarafından, insan dışı primat olup olmadığına bakılmaksızın tüm projelerin geriye dönük olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu sayede daha sonra verilecek onaylarda önceki proje sonuçlarının dikkate alınabilmesi ve gözetilmesinin mümkün olacağı belirtilerek, mezkur hükümlerin iptalinin talep edildiği; iptali istenilen hükümlerde Yönetmeliğin dayanağı 5199 sayılı Kanuna ve üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığı,
Davacının eksik düzenlemeye dayalı iptal taleplerinin incelenmesi yönünden;
1)Davacı tarafından, Yönetmeliğin 5. maddesinde, eğitim çalışmalarının kendiliğinden hasta olmuş, zaten hasta durumda olan hayvanların üzerinde yapılmasını zorunlu tutan bir düzenlemenin açıkça yapılması gerektiği belirtilerek, bu yönde bir hüküm içermemesi nedeniyle Yönetmeliğin 5. maddesinin iptali gerektiğinin ileri sürüldüğü,
2)Yönetmeliğin "HADMEK’in kuruluşu ve çalışma yöntemi"ni düzenleyen 6. maddesinde HADMEK'te görev yapacak üyeler belirlenmiş olup, anılan maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde "Veteriner fakültelerinden hayvan deneylerinde en az iki yıl tecrübeli üç öğretim üyesi"nin, (d) bendinde "Tıp fakültelerinden hayvan deneylerinde en az iki yıl tecrübeli üç öğretim üyesi"nin mevcut olduğunun görüldüğü,
Davacı tarafından, HADMEK'in temel görevinin etik ilkeleri belirlemek olduğu, bu ilkelerin amaca uygun belirlenmesinde klinisyenlerin kendi alanları yönünden geliştirdiği bakış açılarının yetersiz kalacağı, özellikle bu alanda uzman deontoloji ve etik uzmanların Kurul'da yer almasının zorunluluk arzettiği, Tıp Fakültelerinde "Tıp Tarihi ve Etik Anabilim Dalı"nın, Veteriner Fakültelerinde ise "Veteriner Hekimliği Tarihi ve Deontoloji Anabilim Dalı"nın mevcut olduğundan, düzenlemede belirtilen anabilim dallarının açıkça yer alması gerektiği belirtilerek, Yönetmeliğin 6. maddesinin 1. fıkrasının (ç) ve (d) bendinin eksik düzenleme nedeniyle iptalinin talep edildiği,
3) Yönetmeliğin 8. maddesinin 2. fıkrasında HADYEK’de yer alacak üyeler sayılmış olup, bunlar;
"a) Kurum veya kuruluş içinde deney hayvanı yetiştirilmesi, üretilmesi bakımından sorumlu ve deney hayvanları kullanım sertifikasına sahip, tam gün ünitede çalışan, hayvan deneyleri konusunda en az bir yıl tecrübeli bir veteriner hekim.
b) Kurum veya kuruluş içinde deney hayvanları ile çalışma yapan birimlerden bir temsilci.
c) Kendisi ve birinci derece yakınları, hayvanlar üzerinde deneysel çalışma yapmayan ve kuruluş ile çıkar ilişkisi olmayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bir kişi.
ç) Kurum veya kuruluş ile çıkar ilişkisi olmayan sivil toplum kuruluşuna üye Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bir kişi." olarak belirlendiği,
Davacı tarafından, deontoloji uzmanlarının kurulda yer alması gerektiği, bu yönde bir düzenleme içermeyen mezkur hükmün noksan düzenleme olduğundan bahisle iptali gerektiğinin belirtildiği,
4) Yönetmeliğin "Cezalar" başlıklı 21. maddesinin; "(1) Bu Yönetmelikte belirtilen hususlara uymayanlara ve yetkisi olmadığı halde hayvan deneyi yapanlara 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanununun 28 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereğince idari para cezası uygulanır.
(2) HADMEK tarafından yapılan denetimler sonucunda, bu Yönetmeliğe aykırı hareket eden HADYEK’lere eksikliklerini bir ay sürede tamamlamaları ile ilgili yazılı uyarıda bulunulur ve HADYEK çalışmaları düzenlemeler yapılıncaya kadar bir ay askıya alınır, eğer gerekli düzenlemeler yapılmaz ise HADYEK çalışmaları altı ay durdurulur. Altı ay içerisinde belirtilen eksiklikleri düzeltmeyen HADYEK’in yönergesi feshedilir." hükmünü taşıdığı,
Davacı tarafından, Yönetmelik'te yer alan yaptırımların son derece yetersiz olduğu, caydırıcı nitelik taşımadığı, genel amaç yönünden hukuka aykırılık oluşturduğu belirtilerek iptalinin talep edildiği,
Yönetmeliğin eksik incelemeye dayalı olarak iptali istenilen hükümlerinin 5199 sayılı Kanunla uyumlu olduğunun anlaşıldığı; Yönetmeliğin dayanağı 5199 sayılı Kanuna ve üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerkçesiyle,
davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, iptali istenilen hukuka aykırı düzenlemelerin, yaşayan bütün canlıların sahip olduğu doğal haklarından olan sağlık ve yaşama hakkını ortadan kaldıran ya da son derece olumsuz etkileyen nitelikte olduğu; temyize konu Daire kararının gerekçesiz olduğu; iptali talep edilen bütün düzenlemelerin 5199 sayılı Kanun'a ve uluslararası belgelere aykırı olduğu; veteriner sağlık ürünlerine pazarlama yetkisi verilebilmesi için gereken klinik deneylerde kullanılacak hayvanların da diğer tüm klinik deneylerde olduğu gibi etik kurallara uygun kullanımının sağlanması gerektiği; 5199 sayılı Kanun'un 9. maddesinin çerçeve bir bir düzenleme olduğu ve bu nedenle deneylerin içeriği ve niteliği bakımından bir sınıflandırmaya gitmediği; hayvan üzerinde deney yapan, deney hayvanının ticaretini yapan özel şirketlerin de kendi bünyelerinde etik kurulu kurabilmesinin önünün açıldığı oysa ki bu kurulların bağımsız bir yapıda olması gerektiği; Avrupa Birliği ülkelerinin ülkemizde olduğu gibi başıboş sokak hayvanlarının bulunmadığı; Avrupa Birliği direktiflerinde periyodik olarak güncellendiği dolayısıyla 2010 yılına ait bir direktifin dayanak olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı; sahipsiz hayvanların deneylerde kullanılmasına ilişkin düzenlemenin son derece muğlak bir düzenleme olduğu; hayvanların bilimsel deneylerde kullanılmasının ancak başka bir seçenek bulunmaması halinde mümkün olduğu, ancak çoğu zaman kurallara aykırı olarak insanlık dışı yöntemlerin uygulandığı; deney hayvanlarının eğitimde kullanılmasının kendiliğinden hasta olmuş hayvanlar üzerinde yapılması zorunluluğunun getirilmesi gerektiği; hayvan refah biriminde veteriner hekim yerine veteriner sağlık teknikeri veya veteriner sağlık teknisyeninin ikamesinin gereken yeterlilik ve yetkinliğin gösterilmemesi sonucunu doğuracağı; Tıp Fakülteleri ve Veteriner Fakültelerinden HADMEK'e üye olacak öğretim üyelerinin ana bilim dallarının belirtilmemesinin eksiklik teşkil ettiği; Yönetmelik'te yer verilen yaptırım düzenlemelerinin yetersiz olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Daire kararının gerekçesiz olduğundan bahisle bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 19/09/2019 tarih ve E:2014/2046, K:2019/5828 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 29/11/2021 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- 5199 sayılı Kanun'un "Amaç" başlığını taşıyan 1. maddesinde; "Bu Kanunun amacı; hayvanların rahat yaşamlarını ve hayvanlara iyi ve uygun muamele edilmesini temin etmek, hayvanların acı, ıstırap ve eziyet çekmelerine karşı en iyi şekilde korunmalarını, her türlü mağduriyetlerinin önlenmesini sağlamaktır." düzenlemesi; "Hayvan Deneyleri" başlığını taşıyan 9. maddesinde, "Hayvanlar, bilimsel olmayan teşhis, tedavi ve deneylerde kullanılamazlar.
Tıbbî ve bilimsel deneylerin uygulanması ve deneylerin hayvanları koruyacak şekilde yapılması ve deneylerde kullanılacak hayvanların uygun biçimde bakılması ve barındırılması esastır.
Başkaca bir seçenek olmaması halinde, hayvanlar bilimsel çalışmalarda deney hayvanı olarak kullanılabilir.
Hayvan deneyi yapan kurum ve kuruluşlarda bu deneylerin yapılmasına kendi bünyelerinde kurulmuş ve kurulacak etik kurullar yoluyla izin verilir.
Etik kurulların kuruluşu, çalışma usul ve esasları, (…)(2) Sağlık Bakanlığının ve ilgili kuruluşların görüşleri alınarak Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
Deney hayvanlarının yetiştirilmesi, beslenmesi, barındırılması, bakılması, deney hayvanı besleyen, tedarik eden ve kullanıcı işletmelerin tescil edilmesi, çalışan personelin nitelikleri, tutulacak kayıtlar, ne tür hayvanların yetiştirileceği ve deney hayvanı besleyen, tedarik eden ve kullanıcı işletmelerin uyacağı esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." düzenlemesi yer almakta olup, 17.maddesi ise, "denetim" konusunu düzenlemektedir.
5199 sayılı Kanun'un 9. ve 17. maddelerine dayanılarak hazırlanan "Hayvan Deneyleri Etik Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına Dair Yönetmelik" ise, 15/02/2014 tarih ve 28914 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulmuştur.
Anılan Yönetmeliğin 1. maddesinde, "..deney hayvanları ile yapılacak olan bilimsel araştırma, test, eğitim, öğretim gibi temel etkinliklerde kullanılan yöntem ve materyaller ile ilgili kabul edilebilir etik standartların belirlenmesi.." amaç olarak belirlenmiş; "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde ise, "Bu Yönetmelik, kamu kurum ve kuruluşları ile özel kuruluşlarda deney amacıyla kullanılacak hayvanların kullanımından önce alınması gereken izinleri, bu amaçla hayvan deneyleri merkezi etik kurulu ile hayvan deneyleri yerel etik kurullarının oluşturulması, bu kurulların çalışma usul ve esasları, görevleri, eğitim, denetim ve yükümlülüklerini kapsar." denilmesine rağmen uyuşmazlığa konu edilen (c) bendinde, veteriner sağlık ürünlerine pazarlama yetkisi verilebilmesi için gereken klinik deneyler kapsam dışı bırakılmıştır.
"Veteriner Sağlık Ürünleri"nin tanımı ise, 5996 sayılı Kanun'un 4. maddesinde; "veteriner tıbbî ürünler ve tıbbî olmayan veteriner ürünleri" olarak belirtilmiştir.
Dava konusu Yönetmeliğin "amaç" maddesinde, deney hayvanlarının bilimsel araştırma ve testlerde kullanımında etik standartların belirlenmesi hedeflenirken, veteriner sağlık ürünlerine pazarlama yetkisi verilebilmesi için gereken klinik deneylerin yani pazarlama/ticari amaç için tıbbi ya da tıbbi olmayan veteriner ürünleri için yapılacak klinik deneylerin kapsam dışı bırakılması çelişkiye neden olduğu gibi 5199 sayılı Kanun'un amaç maddesi ile "hayvan deneyleri" başlığını taşıyan 9. maddesine de aykırılık teşkil etmektedir. Hayvanları koruma amacı taşıyan 5199 sayılı Kanun'un 9. maddesine göre, bilimsel olmayan teşhis, tedavi ve deneylerde hayvanların kullanılması yasaklanmışken ve başkaca bir seçenek olmaması halinde yani istisnai bir durumda hayvanların bilimsel çalışmalarda deney hayvanı olarak kullanılabilmesine kanunen izin verilmişken veteriner sağlık ürünlerine pazarlama yetkisi verilebilmesi için gereken klinik deneylerin kapsam dışı bırakılarak bu alanın tamamen denetimsiz bırakılmasının anılan Kanun'a aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın, Yönetmeliğin dava konusu edilen 2. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi yönünden hukuka uygun olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bu madde açısından bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.
KARŞI OY
XX- 5199 sayılı Kanunun "Hayvan deneyleri" başlıklı 9. maddesinde, hayvanların, bilimsel olmayan teşhis, tedavi ve deneylerde kullanılamayacağı, başkaca bir seçenek olmaması halinde, hayvanların bilimsel çalışmalarda deney hayvanı olarak kullanılabileceği, tıbbî ve bilimsel deneylerin uygulanması ve deneylerin hayvanları koruyacak şekilde yapılması ve deneylerde kullanılacak hayvanların uygun biçimde bakılması ve barındırılmasının esas olduğu hükme bağlanmış, ayrıca hayvan deneyi yapan kurum ve kuruluşlarda bu deneylerin yapılması da kendi bünyelerinde kurulmuş ve kurulacak etik kurullar yoluyla izin verilme şartına bağlanmıştır.
Hayvan Deneyleri Etik Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına Dair Yönetmeliğin, dava konusu edilen ve "HADYEK’in kuruluşu ve çalışma yöntemi" başlıklı 8. maddesinde, Hayvan Deneyleri Yerel Etik Kurulu (HADYEK)'nun kuruluş esasları belirlenmiş ve anılan maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde, "5199 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükmü gereğince, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından çalışma izinli deney hayvanı ünitesi bulunan resmi ve özel kurum ve kuruluşlar ile yüksek öğretim kurumları HADYEK kurabilir. HADYEK ve hayvan refahı birimi bulunmayan kurum ve kuruluşlarda hayvan deneyleri yapılamaz." hükmüne yer verilmiştir.
Dava konusu düzenlemede, özel kurum ve kuruluşların ilgili Bakanlığa herhangi bir başvuru yapmadan yani herhangi bir izin almadan HADYEK kurabileceği belirtilmiştir. Bu durum, özel kurum ve kuruluşlarda kurulan HADYEK'lerin denetimsiz olarak kurulmasına neden olacağından ve takibini de zorlaştıracağından dava konusu edilen "özel" ibaresinin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, uyuşmazlık konusu edilen Yönetmeliğin 9. maddesinde, HADYEK'in görevleri düzenlenmiş ve bu görevler arasında etik ilkeleri belirleme, deney hayvanları üzerindeki yapılacak işlemler yönünden sınırları belirleme, deney hayvanı kullanımı ile ilgili süreci denetleme gibi önemli görevler sayılmıştır. Anılan görevlerin, özel kurum ve kuruluşlar içerisinde kurulan HADYEK'ler tarafından yerine getirilmesi sırasında ticari kar elde etme amacı ile etik kuralların birbiri ile çatışabileceği, bu nedenle de bu görevlerin tam olarak yerine getirilemeyeceği açıktır.
Ayrıca, Daire kararında yer verilen "5199 sayılı Kanunun anılan hükümleri incelendiğinde maddede "kamu kurumu", "özel kurum" ayrımına yer verilmediği, bu konuna özel kurumların kapsam dışında bırakılmadığı görülmekte olup, Yönetmeliğin 8. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan "özel kurum ve kuruluşlar" ibaresinde dayanağı 5199 sayılı Kanuna ve üst hukuk normlarına aykırılık bulunmamaktadır." şeklindeki gerekçenin de kabulü mümkün değildir. Zira yorum yoluyla Kanun maddesinin kapsamının genişletilmesi hukuken kabul edilemez.
5199 sayılı Kanun'un 9. maddesinde, kanun koyucu tarafından bilinçli olarak "kamu" ve "özel" ayrımına gidilmemiş sadece "kurum ve kuruluşlar" ibaresi kullanılmıştır. Kanun koyucu, özel kurum ve kuruluşlar açısından ticari kar ile etik kuralların çatışması sonucunda ticari kar tarafının ağır basabileceği göz önüne alındığında oluşabilecek çıkar çatışmasını önlemek amacıyla HADYEK kurulabilecek yerleri sınırlı tutmuş ve "özel" ibaresini kullanmayarak özel kurum ve kuruluşları kapsam dışı bırakmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Hayvan Deneyleri Etik Kurullarının Çalışma Usul ve Esasları'nın 8. maddesinin birinci fıkrasının (a) bedinde yer alan "özel" ibaresinin hukuka aykırı olduğu görüşüyle, bu ibare yönünden davanın reddi yolundaki Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu kararının bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyoruz.
KARŞI OY
XXX-01/07/2004 tarih ve 25509 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 24/06/2004 tarih ve 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanun'un amacı "hayvanların rahat yaşamlarını ve hayvanlara iyi ve uygun muamele edilmesini temin etmek, hayvanların acı, ıstırap ve eziyet çekmelerine karşı en iyi şekilde korunmalarını, her türlü mağduriyetlerinin önlenmesini sağlamak" olarak belirlenmiş ve "Hayvan deneyleri" başlıklı 9. maddesinde, "Hayvanlar, bilimsel olmayan teşhis, tedavi ve deneylerde kullanılamazlar.
Tıbbî ve bilimsel deneylerin uygulanması ve deneylerin hayvanları koruyacak şekilde yapılması ve deneylerde kullanılacak hayvanların uygun biçimde bakılması ve barındırılması esastır.
Başkaca bir seçenek olmaması halinde, hayvanlar bilimsel çalışmalarda deney hayvanı olarak kullanılabilir.
Hayvan deneyi yapan kurum ve kuruluşlarda bu deneylerin yapılmasına kendi bünyelerinde kurulmuş ve kurulacak etik kurullar yoluyla izin verilir.
Etik kurulların kuruluşu, çalışma usul ve esasları, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının ve ilgili kuruluşların görüşleri alınarak Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
Deney hayvanlarının yetiştirilmesi, beslenmesi, barındırılması, bakılması, deney hayvanı besleyen, tedarik eden ve kullanıcı işletmelerin tescil edilmesi, çalışan personelin nitelikleri, tutulacak kayıtlar, ne tür hayvanların yetiştirileceği ve deney hayvanı besleyen, tedarik eden ve kullanıcı işletmelerin uyacağı esaslar Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." düzenlemesine yer verilmiştir.
5199 sayılı Kanun'nun 9. ve 17. maddelerine dayanılarak hazırlanan "Hayvan Deneyleri Etik Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına Dair Yönetmelik" ise, 15/02/2014 tarih ve 28914 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulmuştur.
Anılan Yönetmeliğin 10. maddesinde HADYEK'in çalışma ilkeleri belirlenmiş, maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde "Ağır acı, stres ya da buna denk eziyet veren deneylerde bir hayvanın bir defadan fazla kullanılmamasını, zorunlu olarak kullanılması gerekiyorsa bunun sağlam bilimsel gerekçelere dayandırılmasını sağlamak", (i) bendinde ise "Deney hayvanlarına gereksiz acı ve ağrı verecek deneylerde uygun bir anestezi usulünün uygulanmasını ve araştırmalarda uygun ağrı kesici ve anestezi kullanılmasını sağlamak" hükmüne yer verilmiştir.
Dava konusu edilen düzenlemede her ne kadar ağır acı ve stres ya da buna denk eziyet veren deneylerde hayvanın bir defa kullanılması öngörülmekte ise de temelde hayvanların bu tür deneylerde kullanılmasına izin verildiği hatta koşullar oluştuğunda bir defadan fazla kullanımına izin verildiği anlaşılmaktadır. Bu düzenlemenin, hayvan haklarına ve evrensel değerlere aykırı olduğu açıktır.
Ayrıca, anılan düzenleme ile deney hayvanlarına gereksiz acı ve ağrı verilebilecek deneylerin yapılabileceği üstü kapalı bir şekilde kabul edilmiştir. Bu düzenleme, bütün canlıların yaşama hakkına sahip olduğu göz önüne alındığında açıkça hukuka aykırıdır.
Öte yandan, anılan Yönetmeliğin, uyuşmazlığa konu, "Deney hayvanları" başlıklı 11. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi incelendiğinde; dayanak Kanun'a uygun olarak, kedi, köpek gibi evcil türlerin sokakta başıboş olanlarının, deneylerde kullanılamayacağının belirtildiği ancak bu düzenlemeye, "hayvanların sağlık ve refahı ile ilgili çalışmalara ihtiyaç duyulması, çevre, insan ve hayvan sağlığına karşı ciddi tehlike oluşturması ve çalışmanın amacının sadece başıboş hayvan kullanılarak gerçekleştirilebileceğine dair bilimsel gerekçeler sunulması hallerinde bu hayvanlar deneylerde kullanılabilir." hükmüyle istisna getirildiği görülmüştür.
Dava konusu düzenlemenin Kanun'u aşar şekilde, sokakta başıboş dolaşan kedi ve köpeklerin deneylerde kullanılmasına ilişkin istisna hükmü içerdiği ve bu istisna hükmünün sınırlarının kesin ve net olarak belirlenmediği; düzenlemenin bu konuda, açık olmayan ifadeler içerdiği ve düzenlemede, çalışmanın amacının sadece başıboş hayvan kullanılarak gerçekleştirilebileceğine ilişkin sunulacak bilimsel gerekçelerin kim tarafından hangi ölçütlere göre değerlendirileceğine yönelik bir açıklamanın yer almadığı anlaşıldığından hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu kararının "Hayvan Deneyleri Etik Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına Dair Yönetmelik"in 10. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan "bir defadan fazla" ibaresi ile (i) bendinde yer alan "gereksiz" ibaresi yönünden ve 11. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi yönünden bozulması gerektiği görüşüyle, çoğunluk kararına katılmıyorum.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.