
Esas No: 2021/11202
Karar No: 2021/4481
Karar Tarihi: 25.11.2021
Danıştay 2. Daire 2021/11202 Esas 2021/4481 Karar Sayılı İlamı
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/11202
Karar No : 2021/4481
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Belediye Başkanlığı - …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, iptale ilişkin kısmının dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Eskişehir ili, Tepebaşı ilçesi, … Mahallesi, … Caddesi, No:… adresinde faaliyet gösteren bar faaliyet konulu işyerinin sahibi olan davacı tarafından, konsomatrist çalıştırdığı gerekçesiyle 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca işyerinin 7 gün ticaret ve sanat icrasından men'ine, 8.464,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin … günlü, …sayılı Encümen kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; dava konusu işlemin, işyerinin "konsomatris çalıştırdığı gerekçesiyle, 7 gün ticaret ve sanat icrasından men'ine" ilişkin kısmı yönünden; mevzuat hükümleri uyarınca, konsomatrislerin sadece pavyon ruhsatlı yerlerde çalışabileceği, davacıya ait işyerinde konsomatris çalıştırılamayacağı, konsomatris çalıştırılmasının 2559 sayılı Kanun'un 8. maddesinde tahdidi olarak sayılan ve işyerinin geçici olarak faaliyetten men'ine karar verilebilecek hâller arasında bulunmadığı, 6. maddenin (d) bendinde belirtilen "mevzuat hükümlerine aykırı olarak işletilen" işyeri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, dolayısıyla sadece idari para cezası yaptırımına konu edilebileceği, davacıya ait işyerinde konsomatris çalıştırılmasının mevzuata aykırı olduğu, anılan durumun 2559 sayılı Kanunun 6. maddesine aykırılık teşkil ettiği ve bu halde ilgili işletmeye idari para cezası yaptırımının uygulanmasının mümkün olduğu, buna karşın işyerinin geçici süre ile faaliyetten men edilmesinin mümkün olmadığından, dava konusu işlemin bu kısmında hukuka uygunluk bulunmadığına, işyerinin konsomatris çalıştırdığı gerekçesiyle, 2559 sayılı Kanunun 6. maddesi uyarınca 8.464,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden; Mevzuat hükümleri uyarınca, konsomatrislerin sadece pavyon ruhsatlı yerlerde çalışabileceği açıkça hüküm altına alındığı, içkili lokanta ruhsatlı işyerinde konsomatris çalıştırılamayacağı, aksi halde 2559 sayılı Kanunun 6.maddesinin (d) bendinde belirtilen "mevzuat hükümlerine aykırı olarak işletilen" işyeri kapsamında idari para cezası verileceği, bu durumda; içkili lokanta faaliyet alanında ruhsatı bulunan davacıya ait işyerinde mevzuat hükümlerine aykırı bir şekilde konsomatris çalıştırdığı ve daha önce aynı eylemi nedeniyle verilen para cezasının bulunduğu anlaşıldığından, 2559 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlem bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin ticaret ve sanat icrasından men edilmesine ilişkin kısmının iptaline, para cezasına yönelik kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından dava konusu işlemin iptal edilen kısmının hukuka ve kamu yararına uygun olarak, kamu düzenini sağlamak amacıyla tesis edildiği ve davacı lehine haksız olarak vekalet ücretine hükmedildiğinden, Mahkeme kararının bu kısımları bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Onuncu Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Davalı İdarenin, Mahkeme kararının esasına yönelik temyiz istemi yönünden;
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın iptale ilişkin kısmı iptal kısmına usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin, Mahkeme kararının vekalet ücretine ilişkin kısmına yönelik temyiz istemi yönünden;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Anılan Kanun maddesinin gerekçesinde ise; temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıklarda da düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı, uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ''Kararlarda bulunacak hususlar'' başlığını taşıyan 24. maddesinin (f) bendinde; kararlarda, yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği, 31. maddesinin göndermede bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde de; davaya göre Kanun uyarınca takdir olunacak vekalet ücretlerinin yargılama giderlerinden olduğu, 326. maddesinin birinci fıkrasında; kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, 330. maddesinde; davayı kaybeden taraf aleyhine vekalet ücretine hükmedileceği kuralına yer verilmiştir.
Somut olayda, Mahkemece, dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen davanın reddine ilişkin kararda davacı, vekil ile temsil edilmemesine rağmen "1000,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesi" şeklinde hüküm kurulduğu görülmüştür.
Bu itibarla, davacının vekilinin olmaması hususu dikkate alındığında, davalı idare aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.
Bu husus, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan, düzeltilmesi mümkün eksiklik olarak görüldüğünden, İdare Mahkemesince verilen kararın hüküm fıkrasında yer alan "Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca belirlenen 1.000,00 TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine" ibaresinin, çıkarılarak kararın bu şekilde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KISMEN REDDİ ile dava konusu işlemin kısmen iptali, kısmen davanın reddi yolunda … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın temyiz konu iptale ilişkin kısmının ONANMASINA oybirliğiyle,
2. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KISMEN KABÜLÜ ile anılan İdare Mahkemesi kararının vekalet ücretine yönelik hüküm fıkrasının yukarıda belirtildiği şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA oyçokluğuyla,
3. Davalı idare tarafından yapılan … TL temyiz yargılama giderinin yarısı olan … TL'nin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, diğer yarısının davalı idare bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (15) onbeş gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/11/2021 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinde; "1. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay;
a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar.
b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." hükmüne yer verilmiştir.
Temyiz incelemesinde; incelemeye tabi karardaki gerekçenin değiştirilmesi veya maddi hata ve yanlışlıkların düzeltilmesi, eksikliklerin tamamlanması mümkün olmakla birlikte, hükmün sonucunu, kapsamını değiştirecek şekilde düzeltme yapılması mümkün bulunmamaktadır.
Temyiz istemine konu Mahkeme kararı sonucunda vekil ile temsil edilmeyen davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bu husus, yukarıda belirtildiği üzere 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi kapsamında bulunmayıp; kararın bozulmasını gerektiren "hukuka aykırılık" teşkil etmektedir.
Bu sebeple, İdare Mahkemesi kararının bu kısmının, Mahkemece yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği oyuyla, aksi yönde oluşan düzeltilerek onama kararına katılmıyorum.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.