21. Hukuk Dairesi 2016/19874 E. , 2018/2744 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı ve feri müdahil Kurum vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
K A R A R
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dava, davacının davalı ... .Tic.San.Şti. nezdinde 23/09/2006-25/01/2013 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığının, SGK kayıtlarında tarihleri arasında... Ltd. Şti."de geçmiş gibi gösterilen hizmet sürelerinde de davalı şirkette çalıştığının ve en son aylık net ücretinin 1.000 TL olduğunun tespiti istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, davacının davalı işyeri nezdinde geçen kesintisiz hizmetlerinin tespitine yönelik Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya elverişli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanaklarından biri 506 sayılı Yasa"nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa"nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay"ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır.
Çalışma olgusu her türlü delille kanıtlanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, hizmet cetvelinde davacı adına 23/09/2006-04/05/2009 tarihlerinde davalı ... ..Tic.Ltd. Şti.ce, 05/05/2009-03/03/2010 tarihleri arasında dahili davalı ... İnş. Ltd. Şti."ce ve 01/04/2010-25/01/2013 tarihleri arasında yine davalı ... ..Tic.Ltd. Şti.ce Kurum’a hizmet bildiriminde bulunulduğu, davalı işyerince davacı adına 2011 yılı Nisan ayında 5 gün, Mayıs ayında 22 gün, Ağustos ayında 15 gün, Eylül ayında ise 12 gün hizmet sürelerinin 1 kodu ile bildirildiği, davacının hastalık nedeniyle istirahatli olduğu günlere dair ayrıca düzenlenmiş sağlık raporlarının dosyada mevcut olmadığı, davacının 06.04.2011 tarihinde davalı işyerinde iş kazası geçirdiği, kaza ile ilgili olarak açılan cezaî soruşturma dosyasında davacının davalı işyerinde 7 yıldır çalıştığını beyan ettiği, 31.03.2010 tarihli işe başvuru formunda davacının imza kaydının yer aldığı, 31.03.2010 düzenlenme tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinde davacının 01.04.2010 tarihinden itibaren şoför olarak asgari ücretle çalışılacağının belirtildiği ve sözleşmenin her iki akit tarafça imzalandığı, davanın ihbar edildiği... ..Ltd.Şti.nin 22.05.2015 tarihinde ticaret sicilinden re’sen silindiği, alınan bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu, duruşmalarda davacı ve davalı taraf tanıkları ile re’sen davalı ve dahili davalı işyeri bordrolu tanıklarının dinlenildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda; dahili davalı işyerinin ihyasının sağlanmadığı, davalı şirket ile dahili davalı şirket arasında organik bağın bulunup bulunmadığının irdelenmediği anlaşılmaktadır. Öte yandan, kesintisiz gerçek ve fiilî çalışma olgusu açıkça ortaya konulmadan ve hüküm kurmaya elverişsiz kamu tanıkları beyanı esas alınarak sonuca gidilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş, öncelikle davacıya dahili davalı ... İnşaat Limited Şirketi ünvanlı işyerinin ihyasını sağlamak amacıyla dava açması için uygun bir süre vermek, dahili davalı ve davalı şirket arasında organik bağın bulunup bulunmadığını ticaret sicil kayıtlarından araştırmak, sonucuna göre dahili şirket hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar vermek, davacının davalı işyerinde kesintisiz çalışmalarının tespiti bakımından işyerinde birlikte çalıştığı bordrolu tanıkları dinlemek, bordro tanıklarının adreslerine ulaşılamaması veya beyanlarının konuyu yeterince aydınlatamaması durumunda Sosyal Güvenlik Kurumu, belediye, maliye, meslek odası,kolluk aracılığı ve muhtarlık marifetiyle tespit edilecek uyuşmazlık konusu dönemde çalışması bulunan komşu işyeri tanıklarının beyanlarına başvurmak ve gerektiğinde araştırmayı genişleterek toplanan tüm delilleri birlikte değerlendirmek suretiyle Mahkemece varılacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davacıya iadesine, 22.03.2018 gününde oybirliği ile karar verildi.