
Esas No: 2020/2080
Karar No: 2021/2625
Karar Tarihi: 24.11.2021
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu 2020/2080 Esas 2021/2625 Karar Sayılı İlamı
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2020/2080
Karar No : 2021/2625
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLLERİ : Av. …, Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : … İletişim Hizmetleri Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 16/06/2020 tarih ve E:2014/4471, K:2020/1402 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun … tarih ve … sayılı işlemiyle bildirilen davacı şirkete idarî para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin, işlem ekinde yer alan idarî para cezası karar tutanağının ve 15/02/2014 tarih ve 28914 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 45. maddesinin 1. fıkrasının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 16/06/2020 tarih ve E:2014/4471, K:2020/1402 sayılı kararıyla;
Dava dilekçesinde, 15/02/2014 tarih ve 28914 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 45. maddesinin 1. fıkrasının tamamının iptalinin istendiği, ancak 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, Yönetmeliğin 45. maddesinin 1. fıkrasının birel işleme uygulanan kısmının "denetim kapsamında talep edilen bilgi ve/veya belgelerle ilgili ortaya çıkan ihlaller hariç olmak üzere 23'üncü maddenin birinci fıkrası, 24'üncü maddenin birinci fıkrası ile 25'inci maddenin birinci fıkrasında yer alan idari yaptırımları uygulamaya Kurul Başkanı" ibaresi olduğu anlaşıldığından, davanın Yönetmeliğe ilişkin kısmının bu ibareyle sınırlı olarak incelendiği belirtilerek,
5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 60. maddesinin 1., 5. ve 8. fıkralarına; 2813 sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun Kuruluşuna İlişkin Kanun'un 5809 sayılı Kanun'un 67. maddesi ile değişik 5. maddesinin 5. fıkrasına, 8. maddesinin 12. ve 13. fıkralarına; 08/06/2011 tarih ve 27958 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Teşkilat Yönetmeliği'nin 8. maddesinin 1. fıkrasının (c) ve (ç) bentlerine, aynı maddenin 2. ve 3. fıkralarına yer verilerek,
Aktarılan mevzuat hükümlerinden, elektronik haberleşme sektörüne yönelik kararları almaya esasen Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun en üst organı olan Kurulun yetkili olduğu, Başkanın alınan kararları uygulamaya yönelik işlemler tesis edebileceği ve hizmet birimlerinden gelen önerileri Kurula sunacağı, bunun yanında yetki devri yapılmak suretiyle Kurul'un bir kısım yetkilerini sınırları ve gerekçesini belirlemek suretiyle Başkana devredebileceğinin anlaşıldığı,
15/02/2014 tarih ve 28914 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin dava konusu "Yetki" başlıklı 45. maddesinin 1. fıkrasında, "5651 sayılı Kanun kapsamında uygulanacak idarî yaptırımları uygulamaya Telekomünikasyon İletişim Başkanı, 18'inci ve 36'ncı maddede belirtilen idarî yaptırımları uygulamaya Kurum Bölge Müdürlükleri, denetim kapsamında talep edilen bilgi ve/veya belgelerle ilgili ortaya çıkan ihlaller hariç olmak üzere 23'üncü maddenin birinci fıkrası, 24'üncü maddenin birinci fıkrası ile 25'inci maddenin birinci fıkrasında yer alan idarî yaptırımları uygulamaya Kurul Başkanı, diğer idarî para cezalarını ve yaptırımları uygulamaya ise Kurul yetkilidir." kuralına yer verildiği,
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 23. maddesinin 1. fıkrasında, "Kurum tarafından talep edilen her türlü bilgi ve/veya belge ile ilgili mevzuat gereği verilmesi gereken bilgi ve/veya belgelerin Kuruma süresi içinde verilmemesi hâlinde 44'üncü maddede yer alan ölçütler dikkate alınarak işletmeci uyarılır veya işletmeciye bir önceki takvim yılındaki net satışlarının yüzbinde üçü (%0,003) oranında idarî para cezası uygulanır."; 24. maddesinin 1. fıkrasında, "Kurum tarafından talep edilen her türlü bilgi ve/veya belge ile ilgili mevzuat kapsamında verilmesi gereken bilgi ve/veya belgelerin yanlış olması hâlinde 44'üncü maddede yer alan ölçütler dikkate alınarak işletmeci uyarılır veya işletmeciye bir önceki takvim yılındaki net satışlarının yüzbinde ikisi (%0,002) oranında idarî para cezası uygulanır." 25. maddesinin 1. fıkrasında, "Kurum tarafından talep edilen her türlü bilgi ve/veya belge ile ilgili mevzuat kapsamında verilmesi gereken bilgi ve/veya belgelerin eksik olması durumunda, 44'üncü maddede yer alan ölçütler dikkate alınarak işletmeci uyarılır veya işletmeciye bir önceki takvim yılındaki net satışlarının yüzbinde ikisi (%0,002) oranında idarî para cezası uygulanır." kuralının yer aldığı,
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 2. maddesinde, "Kabahat" deyiminin, Kanun'un karşılığında idarî yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlamına geldiği; 3. maddesinde, bu Kanun'un; idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer Kanunlarda aksine hüküm bulunmaması hâlinde; diğer genel hükümlerinin, idarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı; 22. maddesinin 1. fıkrasında, kabahat dolayısıyla idarî yaptırım kararı vermeye ilgili kanunda açıkça gösterilen idarî kurul, makam veya kamu görevlilerinin yetkili olduğu; 2. fıkrasında, Kanunda açık hüküm bulunmayan hâllerde ilgili kamu kurum ve kuruluşunun en üst amirinin bu konuda yetkili olduğu hususlarının kurala bağlandığı,
İdarece suç derecesindeki fiillerden daha hafif nitelikte ihlâl içeren ve bu nedenle de suç oluşturmayan davranışların karşılığında, araya yargı kararı girmeksizin ve idarî usullere göre kararlaştırılıp uygulanan işlemlere idarî yaptırım denildiği; bu itibarla, idarî yaptırımların diğer idari işlemlerden, cezalandırma ve caydırma amaçlarının da bulunması nedeniyle farklılaştığı,
İdarenin hizmetlerini gereği gibi ve ivedilikle görebilmesi için, yaptırım uygulama yetkilerine gereksinimi olmakla beraber, idarenin kamu yararını gerekçe göstererek sınırsız bir şekilde yaptırım uygulayamayacağının açık olduğu, bu nedenle belirli usul ve ilkeler dâhilinde hareket etmesi gerektiği,
İdare hukukunda, yetki devrinin yasal düzenlemelerin açıkça öngördüğü ve yasaklamadığı konularda yapılabildiği, bununla beraber, cezalandırıcı ve caydırıcı niteliği bulunan idarî yaptırımlarda yetki devrinin, ancak kanunda açık hüküm bulunması durumunda mümkün olduğu; bunun dışında, Kabahatler Kanunu'nda belirtildiği üzere yaptırımı yetkili idarenin en üst merciince uygulayabileceği,
2813 sayılı Kanun'da Kurulun bir kısım yetkilerini Kurul başkanına devretmesine imkân sağlandığı görülmekle birlikte, gerek anılan Kanun'da, gerekse 5809 sayılı Kanun'da, (elektronik haberleşme tesislerinden kaynaklanan yaptırımları uygulama yetkisinin taşra teşkilatına devredilebileceği dışında) açıkça yetki devrine izin veren bir kural bulunmadığı, aksine anılan Kanunlarda idarî yaptırımların Kurum tarafından uygulanacağı ve Kurumun karar organı ile en üst merciinin Kurul olduğu hükmünün yer aldığı,
Bu durumda, Kanun'da açıkça belirtilenler dışındaki idarî yaptırım uygulama yetkisinin Kurul tarafından bir başka organa devredilemeyeceği açık olduğundan, Yönetmeliğin 45. maddesinin 1. fıkrasında yer alan, "denetim kapsamında talep edilen bilgi ve/veya belgelerle ilgili ortaya çıkan ihlaller hariç olmak üzere 23'üncü maddenin birinci fıkrası, 24'üncü maddenin birinci fıkrası ile 25'inci maddenin birinci fıkrasında yer alan idari yaptırımları uygulamaya Kurul Başkanı" ibaresinde ve bu maddeye dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle,
15/02/2014 tarih ve 28914 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 45. maddesinin 1. fıkrasında yer alan, "denetim kapsamında talep edilen bilgi ve/veya belgelerle ilgili ortaya çıkan ihlaller hariç olmak üzere 23'üncü maddenin birinci fıkrası, 24'üncü maddenin birinci fıkrası ile 25'inci maddenin birinci fıkrasında yer alan idari yaptırımları uygulamaya Kurul Başkanı" ibaresinin ve bu kuralın uygulanması suretiyle davacı şirkete idarî para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve …sayılı işlem ile işlem ekinde yer alan idarî para cezası karar tutanağının iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 2813 sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun Kuruluşuna İlişkin Kanun'un 8. maddesinde, Kurulun sınırlarını ve gerekçesini belirtmek suretiyle görevlerinden bir kısmını Kurul başkanına devretmeye yetkili olduğunun hükme bağlandığı, benzer düzenlemenin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Teşkilat Yönetmeliği'nin 8. maddesinin 3. fıkrasında da öngörüldüğü, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca Kurula ait olan idari yaptırım uygulama yetkisinin belli yaptırımlar yönünden dava konusu Yönetmelik hükmü ile normlar hiyerarşisine uygun bir şekilde Kurul başkanına devredildiği, 2813 sayılı Kanun'un 8. maddesinde Kurula herhangi bir istisna olmaksızın görevlerden bir kısmını Kurul başkanına devretme yetkisini verdiği, öte yandan, dava konusu Yönetmeliğin 45. maddesiyle yetki devrinin sınırlarının net bir şekilde çizildiği, yetki devrinin işlem tesis etmeye etkili olan kişi/birimin iş yükünü hafifletmek, ayrıntıya ilişkin konuları ve rutin işleri devretmek suretiyle önemli olan politika belirleme, koordinasyon ve denetim gibi işlere zaman ayırabilmesini temin etmek amacıyla yapıldığı, 5809 sayılı Kanun'un 60. maddesinin 15. fıkrasına dayanılarak idari yaptırımlara ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla çıkartılan dava konusu Yönetmelik'te idari yaptırım uygulama yetkisinin devri ile ilgili düzenleme yapabileceğinde kuşku olmadığı, temyize konu karardaki gerekçeyle Daire tarafından verilen yürütmenin durdurulması kararına yapılan itirazın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 06/07/2015 tarih ve YD İtiraz No: 2015/509 sayılı kararıyla haklı bulunduğu, anılan kararda dava konusu Yönetmelik hükmünün hukuka uygun olduğuna vurgu yapıldığı belirtilerek, Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyiz dilekçesinde iptal kararını hukuka ve usule aykırı kılacak hiçbir somut hukuki delil ve sebep ileri sürülmediği, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 60. ve 67. maddeleri ile idari yaptırım uygulama yetkisinin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun karar organı olan Kurula ait olduğu, ancak dava konusu düzenleme ile anılan Kanun hükümlerine aykırı bir şekilde belli hallerde idari yaptırım uygulama yetkisinin Kurum başkanına verildiği, 2813 ve 5809 sayılı Kanunlarda idari yaptırım uygulama yetkisinin devrine izin veren herhangi bir hükme yer verilmediği, öte yandan, 2813 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca, yetki devrinin ancak sınırları ve gerekçelerinin açıkça belirtilmesi durumunda mümkün olabileceği, oysa dava konusu düzenlemede yetki devrinin gerekçesine ilişkin herhangi bir belirleme yapılmadığı, yetki devrinin ancak kanunda düzenlenen hallerde mümkün olabileceği hususunun muhtelif Danıştay içtihatlarında kabul edildiği, aynı şekilde Danıştay kararlarında yetkiye ilişkin ikincil düzenlemelerde dayanak kanun hükümlerine sıkı sıkıya bağlı kalınması gerektiğine vurgu yapıldığı, bu haliyle üst mevzuata aykırı olan dava konusu Yönetmelik hükmünün iptalinin isabetli olduğu, 5809 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca idari yaptırım uygulama yetkisinin Kurula ait olduğu, buna rağmen dava konusu idari yaptırım kararının Kurul başkanı tarafından alındığı, dolayısıyla dava konusu bireysel işlemin yetki unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile, Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Emniyet Genel Müdürlüğünce davalı idareden toplumsal olaylarda kullanılan 3N teknolojisi kapsamında SIM önceliklendirmesi yapılması talebi üzerine, davalı idare tarafından bu konuya yönelik 20/08/2013, 07/11/2013 ve 02/01/2014 tarihli yazılarla davacı şirketten bilgi istenilmiştir.
02/01/2014 tarihli son yazı üzerine davacı şirket tarafından 07/01/2014 tarihinde birtakım bilgiler Kuruma sunulmuş, ancak istenen bilgilerin öngörülen sürelerde davalı idareye verilmemesi nedeniyle davacı Şirkete, savunması alınarak … tarih ve … sayılı Başkanlık Oluru ile 2012 yılı net satışlarının % 0,003 (yüz binde üç)'ü oranında idarî para cezası verilmiştir.
Bunun üzerine, davacı Şirkete idarî para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin, işlem ekinde yer alan idarî para cezası karar tutanağının ve 15/02/2014 tarih ve 28914 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 45. maddesinin 1. fıkrasının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun "Kurumun yetkisi ve idari yaptırımlar" başlıklı 60. maddesinin 1. fıkrasında, "Kurum; mevzuata, kullanım hakkı ve diğer yetkilendirme şartlarına uyulmasını izleme ve denetlemeye, aykırılık hâlinde işletmecilere bir önceki takvim yılındaki net satışlarının yüzde üçüne kadar idarî para cezası uygulamaya, millî güvenlik, kamu düzeni veya kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi ve kanunlarla getirilen hükümlerin uygulanması amaçlarıyla gerekli tedbirleri almaya, gerektiğinde tesisleri tazminat karşılığında devralmaya, belirlediği süre içerisinde yetkilendirme ücretinin ödenmemesi ya da ağır kusur hâlinde verdiği yetkilendirmeyi iptal etmeye yetkilidir."; 8. fıkrasında, "Bu maddedeki idarî para cezaları Kurum tarafından verilir."; 9. fıkrasının dava konusu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihteki halinde de, "Bu maddenin uygulanmasına ve bu Kanunda öngörülen yükümlülüklerin işletmeciler tarafından yerine getirilmemesi halinde uygulanacak idarî para cezalarına ilişkin hususlar Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." kurallarına yer verilmiştir.
2813 sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun Kuruluşuna İlişkin Kanun'un 5809 sayılı Kanun'un 67. maddesi ile değişik "Kuruluş" başlıklı 5. maddesinin 5. fıkrasında, "Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu, Kurumun karar organıdır. Kurul, biri başkan olmak üzere toplam yedi üyeden oluşur. Kurul Başkanı Kurumun da başkanıdır."; "Personel nitelikleri" başlıklı 8. maddesinin 12. fıkrasında, "Kurul, bu Kanun ve diğer mevzuatta belirtilen görevler yanında aşağıdaki görevleri yapar ve yetkileri kullanır: a) Elektronik haberleşme sektörüyle ilgili uluslararası ilke ve uygulamaları da dikkate alarak ikincil düzenlemeleri yapmak ve kanunlarla Kuruma verilen görevlere ilişkin hususları görüşüp gereken kararları almak. b) Kurum başkan yardımcılarını, I. hukuk müşavirini, daire başkanlarını ve bölge müdürlerini atamak. c) Kurumun stratejik planını, performans ölçütlerini, amaç ve hedeflerini, hizmet kalite standartlarını belirlemek, insan kaynakları ve çalışma politikalarını oluşturmak, Kurumun hizmet birimlerini ve bunların görevlerini belirlemek. ç) Kurumun stratejik planı ile amaç ve hedeflerine uygun olarak hazırlanan bütçe teklifini görüşmek ve karara bağlamak. d) Kanunlarla verilen diğer görevleri yapmak."; aynı maddenin 13. fıkrasında, "Kurul sınırlarını ve gerekçesini belirlemek suretiyle görevlerinden bir kısmını Kurul Başkanına devretmeye yetkilidir."; 14. fıkrasında ise, "Başkanın görev ve yetkileri şunlardır: a) Kurul toplantılarının gündemini, gün ve saatini belirlemek, toplantıları idare etmek, gündeme alınmayan başvurular hakkında gerekli işlemleri yapmak ve bunlara ilişkin olarak Kurula bilgi vermek. b) Kurul kararlarının gereğinin yerine getirilmesini teminen gerekli işlemleri yapmak ve uygulanmasını izlemek. c) Hizmet birimlerinden gelen önerilere son şeklini vererek Kurula sunmak. ç) Kurumun yıllık bütçesi ile malî tablolarını hazırlamak, kesin hesabı onaylamak. d) Hizmet birimlerinin, verimli ve uyumlu bir biçimde çalışmasının en üst düzeyde organizasyonu ve koordinasyonunu sağlamak. e) Yıllık çalışma planı ve faaliyet raporlarını hazırlamak, amaç ve hedeflere, performans ölçütlerine göre faaliyetlerin değerlendirilmesini yapmak. f) Personelin performans ölçütleri hakkında değerlendirme yapmak. g) Kurul tarafından atanması öngörülenler dışındaki Kurum personelini atamak. ğ) Kurum başkanı adına imzaya yetkili personelin görev ve yetki alanını belirlemek. h) Kurumun yönetim ve işleyişine ilişkin diğer görevleri yerine getirmek." kuralları yer almıştır.
15/02/2014 tarih ve 28914 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin dava konusu "Yetki" başlıklı 45. maddesinin 1. fıkrasında, "5651 sayılı Kanun kapsamında uygulanacak idarî yaptırımları uygulamaya Telekomünikasyon İletişim Başkanı, 18 inci ve 36 ncı maddede belirtilen idarî yaptırımları uygulamaya Kurum Bölge Müdürlükleri, denetim kapsamında talep edilen bilgi ve/veya belgelerle ilgili ortaya çıkan ihlaller hariç olmak üzere 23 üncü maddenin birinci fıkrası, 24 üncü maddenin birinci fıkrası ile 25 inci maddenin birinci fıkrasında yer alan idarî yaptırımları uygulamaya Kurul Başkanı, diğer idarî para cezalarını ve yaptırımları uygulamaya ise Kurul yetkilidir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin "Bilgi ve/veya belgelerin süresinde verilmemesi" başlıklı 23. maddesinin 1. fıkrasında, "Kurum tarafından talep edilen her türlü bilgi ve/veya belge ile ilgili mevzuat gereği verilmesi gereken bilgi ve/veya belgelerin Kuruma süresi içinde verilmemesi hâlinde 44 üncü maddede yer alan ölçütler dikkate alınarak işletmeci uyarılır veya işletmeciye bir önceki takvim yılındaki net satışlarının yüzbinde üçü (%0,003) oranında idarî para cezası uygulanır."; "Yanlış bilgi ve/veya belge verilmesi" başlıklı 24. maddesinin 1. fıkrasında, "Kurum tarafından talep edilen her türlü bilgi ve/veya belge ile ilgili mevzuat kapsamında verilmesi gereken bilgi ve/veya belgelerin yanlış olması hâlinde 44 üncü maddede yer alan ölçütler dikkate alınarak işletmeci uyarılır veya işletmeciye bir önceki takvim yılındaki net satışlarının yüzbinde ikisi (%0,002) oranında idarî para cezası uygulanır."; "Eksik bilgi ve/veya belge verilmesi" başlıklı 25. maddesinin 1. fıkrasında ise, "Kurum tarafından talep edilen her türlü bilgi ve/veya belge ile ilgili mevzuat kapsamında verilmesi gereken bilgi ve/veya belgelerin eksik olması durumunda, 44 üncü maddede yer alan ölçütler dikkate alınarak işletmeci uyarılır veya işletmeciye bir önceki takvim yılındaki net satışlarının yüzbinde ikisi (%0,002) oranında idarî para cezası uygulanır." düzenlemeleri yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda aktarılan mevzuatın incelenmesinden, elektronik haberleşme sektörüne yönelik kararları almaya esasen Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun en üst organı olan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulunun yetkili olduğu, Başkanın, alınan kararları uygulamaya yönelik işlemler tesis edebileceği ve hizmet birimlerinden gelen önerileri Kurula sunacağı, öte yandan, Kurulun, bir kısım yetkilerini, sınırlarını ve gerekçesini belirlemek suretiyle yetki devri ile Kurul Başkanına devredebileceği anlaşılmaktadır.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu tarafından kabul edilen Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin dava konusu 45. maddesi ile idarî yaptırımları uygulamaya ilişkin yetkili organların belirlendiği, bu çerçevede, denetim kapsamında talep edilen bilgi ve/veya belgelerle ilgili ortaya çıkan ihlaller hariç olmak üzere 23. maddenin 1. fıkrası, 24. maddenin 1. fıkrası ve 25. maddenin 1. fıkrasında yer alan idarî yaptırımları uygulamaya "Kurul Başkanı"nın yetkili olduğunun kurala bağlandığı görülmektedir.
Nitekim, davalı idarece; Kurul'un, 2813 sayılı Kanunun 8. maddesinin 13. fıkrasında yer alan, "Kurul sınırlarını ve gerekçesini belirlemek suretiyle görevlerinden bir kısmını Kurul Başkanına devretmeye yetkilidir." kuralı uyarınca, dava konusu Yönetmelik düzenlemesi ile Kurul Başkanına yetki devrinde bulunduğu belirtilmiştir.
Daire kararında da belirtildiği üzere, idare hukukunda yetki devri, yasal düzenlemelerin açıkça öngördüğü veya yasaklamadığı durumlarda yapılabilmektedir.
Ancak, Dairece, idari yaptırım yetkisinin devri için, kanunda, özel olarak "idari yaptırım uygulama yetkisinin devri"ne de olanak tanıyan açık bir hüküm bulunması gerektiği, böyle bir hüküm olmaksızın Kurul'un bu konudaki yetkisini Kurul Başkanına devredemeyeceği belirtilmiş olduğundan, uyuşmazlığın çözümü için, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun en üst karar organı olması nedeniyle idari yaptırım uygulama yetkisine sahip olan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulunun bu yetkisini devredip devredemeyeceğinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
2813 sayılı Kanunun 8. maddesinin 13. fıkrasında, Kurulun, sınırlarını ve gerekçesini belirlemek suretiyle görevlerinden bir kısmını Kurul Başkanına devretmeye yetkili olduğu belirtilmek suretiyle, herhangi bir ayrım yapılmaksızın Kurulun tüm görevlerini Kurul Başkanına devredebileceği belirtilmiş ve söz konusu devrin gerçekleşebilmesi için sınırlarının ve gerekçesinin belirtilmesi şartı getirilmiştir.
Bu durumda, Kurulun, sınırlarını ve gerekçesini belirtmek suretiyle idari yaptırım yetkisini de Kurul Başkanına devretmesi mümkündür.
Buradan hareketle dava konusu uyuşmazlığa bakıldığında; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin dava konusu 45. maddesinin 1. fıkrasında; denetim kapsamında talep edilen bilgi ve/veya belgelerle ilgili ortaya çıkan ihlaller hariç olmak üzere 23. maddenin 1. fıkrası, 24. maddenin 1. fıkrası ile 25. maddenin 1. fıkrasında yer alan idarî yaptırımları uygulamaya Kurul Başkanının yetkili olduğu belirtilmek suretiyle, Kurul Başkanının idari yaptırım uygulayabilmesinin sınırlarının çizildiği görülmektedir.
Öte yandan, davalı idarenin itiraz dilekçesinde; dava konusu Yönetmeliğin 23. maddenin 1. fıkrası, 24. maddenin 1. fıkrası ile 25. maddenin 1. fıkrasında yer alan, Kurum tarafından talep edilen bilgi ve/veya belgelerin süresinde verilmemesi ve yanlış/eksik bilgi ve/veya belge verilmesi gibi ihlallerin sıklıkla yapıldığı, sık tekrarlanan ve işletmeciler hakkında çoğu zaman herhangi bir soruşturma yapılmasını gerektirmeyen bu tür ihlaller ile ilgili olarak gereğinin yapılması konusunda Kurul Başkanına yetki verilerek, Kurumun asıl görevi olan politika belirleme, koordinasyon ve denetim gibi görevlerinin daha hızlı bir şekilde yerine getirilmesinin, dolayısıyla kamu hizmetinin daha verimli yürütülmesinin amaçlandığı belirtilmek suretiyle, Kurul Başkanına idari yaptırım uygulama yetkisi verilmesinin gerekçesinin de ortaya konulduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, dava konusu Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 23. maddenin 1. fıkrası, 24. maddenin 1. fıkrası ile 25. maddenin 1. fıkrasının ihlali durumunda idari yaptırım uygulama konusunda Kurul Başkanına yetki veren, aynı Yönetmeliğin 45. maddesinin 1. fıkrasındaki dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Ayrıca, Dairece anılan Yönetmelik hükmünün verdiği yetkiye dayanılarak Kurul Başkanınca tesis edilen davaya konu bireysel işlemlerin de hukuka aykırı olduğu belirtilmiş ise de, somut uyuşmazlığa konu fiil dahil olmak üzere belli konularda Kurul Başkanına yaptırım uygulama yetkisi veren Yönetmelik hükmünün hukuka uygun bulunması karşısında, bireysel işlemlerin -yetki unsuru dışında kalan- diğer unsurları yönünden Dairece değerlendirme yapılıp bir karar verilmesi gerektiği tabiidir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne;
2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin 16/06/2020 tarih ve E:2014/4471, K:2020/1402 sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Danıştay Onüçüncü Dairesine gönderilmesine,
4.Kullanılmayan ... TL tutarındaki yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde davalı idareye iadesine,
5.Kesin olarak, 24/11/2021 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Dava dilekçesinde, davacı tarafından, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun … tarih ve …sayılı işlemiyle bildirilen davacı şirkete idarî para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin, işlem ekinde yer alan idarî para cezası karar tutanağının ve 15/02/2014 tarih ve 28914 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 45. maddesinin 1. fıkrasının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari davaların açılması" başlıklı 3. maddesinin 2/b bendinde, dava dilekçelerinde davanın konusunun gösterileceği; 14. maddesinin 3/g bendinde, dava dilekçelerinin 3 ve 5 inci maddelere uygun olup olmadıkları yönünden de inceleneceği belirtilmiş; 15. maddesinin 1/d bendine ise "3/g bendinde yazılı halde otuzgün içinde 3 ve 5 inci maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak (...) üzere dilekçelerin reddine karar verileceği" hükmüne yer verilmiştir.
Dava dilekçesinin "İstemin Konusu" ve "Sonuç ve İstem" bölümlerinde, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 45. maddesinin 1. fıkrasının tümüyle iptali istenilmiştir. Dava dilekçesinde yer alan dava açma iradesinin en somut biçimde ortaya konulduğu bu kısımlarda, dava konusu işlemin herhangi bir kısmı belirtilmek suretiyle sınırlandırma yapılmamıştır.
Dairece her ne kadar, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 4. fıkrası uyarınca dava konusu Yönetmeliğin 45. maddesinin 1. fıkrasının bireysel işleme uygulanan kısmı olan "denetim kapsamında talep edilen bilgi ve/veya belgelerle ilgili ortaya çıkan ihlaller hariç olmak üzere 23'üncü maddenin birinci fıkrası, 24'üncü maddenin birinci fıkrası ile 25'inci maddenin birinci fıkrasında yer alan idari yaptırımları uygulamaya Kurul Başkanı" ibaresi ile sınırlı olarak inceleme yapılmış ise de; davanın, davacının isteminin bir kısmına özgülenerek incelenmesi mümkün değildir. Böyle bir nitelendirme, dava dilekçesinde yer verilen dava açma iradesinin yöneldiği olgular bakımından davacının iradesine müdahale etme veya davacının talebini yönlendirme sonucunu dahi doğurabilecektir.
Bu durumda, dava konusu Yönetmeliğin 45. maddesinin 1. fıkrasının hüküm kurulmayan kısımları yönünden inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerektiğinden, temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.
KARŞI OY
XX- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka aykırı bulunmadığı, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.