
Esas No: 2020/2698
Karar No: 2021/2611
Karar Tarihi: 24.11.2021
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu 2020/2698 Esas 2021/2611 Karar Sayılı İlamı
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2020/2698
Karar No : 2021/2611
TTEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Tavukçuluk ve Damızlık İşletmeleri Sanayi Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLLERİ : Av. …, Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 19/11/2019 tarih ve E:2016/3152, K:2019/3648 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Perakende Enerji Satış Fiyatlarının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ'in 8. maddesinin 6. fıkrasının, Geçici 3. maddesinin ve … tarih ve … (…) sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararlarının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 19/11/2019 tarih ve E:2016/3152, K:2019/3648 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule yönelik itirazları ile davacının bilirkişi incelemesi yaptırılmasına ilişkin talebi yerinde görülmemiş,
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 10. maddesinin dördüncü fıkrası, davanın açıldığı tarih itibarıyla yürürlükteki hâliyle 17. maddesinin altıncı fıkrasının (d) bendine yer verilerek;
01/01/2007-31/12/2010 tarihleri arasındaki Geçiş Döneminde perakende satış bedeli içerisinde; faturalama, okuma ve perakende satış hizmetine ilişkin tüm maliyetler yer almakta iken, 2011 yılından itibaren perakende satış hizmeti bedelinin sayaç okumaya ilişkin perakende satış hizmeti bedeli ve sayaç okuma dışında perakende satış hizmeti bedeli olarak ikiye ayrıştırıldığı; dağıtım ve görevli perakende satış şirketlerinin 01/01/2013 tarihinden itibaren ayrıştırılmasından sonra sayaç okuma bedelinin dağıtım şirketleri tarafından tahsil edilmeye başlandığı;
2013 yılından itibaren 6446 sayılı Kanun'un öngördüğü şekliyle dağıtım şirketlerinin ayrışarak dağıtım ve görevli tedarik faaliyetini ayrı şirketler altında yürütmeye başladığı; ancak, 2010 yılında onaylanan dağıtım şirketlerinin 2011-2015 2. Uygulama Dönemi gelir gereksinimleri kapsamında tarifeleri ile Uygulama Usul ve Esaslarının 2015 yılında gözden geçirilmesi kararlaştırılarak mevcut uygulamaya devam edildiği; 2015 yılında yapılan gözden geçirme çalışmaları neticesinde, ilgili mevzuat kapsamında dağıtım şirketlerinin 2016-2020 3. Uygulama Dönemi gelir gereksinimleri ve Tarife Usul ve Esasları'nın onaylandığı;
Bu aşamada, 31/12/2015 tarihinde yürürlüğe giren Usul ve Esaslar ile dağıtım tarifeleri kapsamında faturalarda gösterilen dağıtım, kayıp-kaçak, sayaç okuma ve iletim bedellerinin, dağıtım ve görevli tedarik faaliyetinin ayrışması neticesinde ayrı olarak izlenmesine son verilerek söz konusu bedellerin tek bir bedel altında gösterilmesinin benimsendiği;
Nitekim, 01/01/2016 tarihinde yürürlüğe giren Dağıtım Sistemi Gelirinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ'in 5. maddesinin birinci fıkrası uyarınca sayaç okuma bedelinin, iletim bedelinin ve teknik ve teknik olmayan kayıp bedelinin dağıtım bedeli altında birleştirildiği; aynı şekilde 01/01/2016 tarihinde yürürlüğe giren Perakende Enerji Satış Fiyatlarının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ'in 5. maddesinin birinci fıkrası uyarınca 01/01/2016 tarihinden önce ayrı bir bedel olarak hesaplanan perakende satış hizmeti bedelinin, 01/01/2016 tarihinden itibaren aktif enerji bedeli içerisinde faturalara yansıtıldığı;
Davacı tarafından, sayaç okuma bedelinin nispi bir bedel olarak alınmaya devam edilmesinin kesinleşmiş yargı kararlarına aykırı olduğu ileri sürülmekle birlikte, söz konusu yargı kararlarının Geçiş Dönemi ve 2. Uygulama Dönemine ilişkin olduğunun anlaşıldığı;
01/09/2006 tarih ve 26276 1. Mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 24/08/2006 tarih ve 875 sayılı Kurul kararıyla belirlenen Geçiş Dönemi Tarife Uygulamaları başlıklı II. Bölümün 2. maddesinin (b) alt bendinin iptali istemiyle açılan davada, Dairelerinin 06/04/2011 tarih ve E:2008/2695, K:2011/1368 sayılı kararıyla işlemin iptaline karar verildiği, bu karara karşı yapılan temyiz başvurusu sonucunda, Danıştay İdarî Dava Daireleri Kurulunun 24/05/2012 tarih ve E:2011/1901, K:2012/798 sayılı kararıyla, Dairelerinin anılan kararının, iptal isteminin serbest tüketicilere ilişkin olduğu dikkate alındığında, kararın serbest tüketicilerle sınırlı olarak uygulanacağı gerekçesiyle onandığı;
Benzer şekilde, 2. Uygulama Döneminde sayaç okuma bedelinin nispi bir bedel olarak alınacağını düzenleyen Yönetmelik kuralının iptali istemiyle açılan davada da, Dairelerinin 31/03/2015 tarih ve E:2011/690, K:2015/1261 sayılı kararıyla Geçiş Dönemine ilişkin karara atıf yapılmak suretiyle anılan kuralın iptaline karar verildiği;
Geçiş Dönemi ve 2. Uygulama Döneminde sayaç okuma bedelinin ayrı bir bileşen olarak faturalarda yer aldığı; dolayısıyla dağıtım, kayıp-kaçak ve iletim bedelleri gibi sayaç okuma bedelinin de nispi veya maktu olup olmadığının faturadan anlaşıldığı; oysaki, 2016-2020 3. Uygulama Döneminde yeni bir tarife metodolojisinin yürürlüğe girdiği; bu metodolojide, 6446 sayılı Kanun'un öngördüğü hukukî ayrıştırma dikkate alınarak fatura bileşenleri sayısının azaltıldığı ve her bir maliyet kaleminin ilişkili olduğu temel maliyet bileşeni içerisinde hesaplanmaya başlandığı; bu çerçevede sayaç okuma bedelinin de, dağıtım bedelinin bir unsuru olarak yer aldığı;
Metodolojiyle birlikte, artık dağıtım tarifesinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği; çünkü faturalarda aktif enerji bedeli ve dağıtım bedeli olarak iki temel bileşen bulunmakta olup, bu bileşenlerden dağıtım bedelini oluşturan unsurların nispi veya maktu olarak ayrıştırılmasının fiilen mümkün olmadığı; aksi bir kabul hâlinde, tarifede yer alan her bir maliyet kaleminin nispi veya maktu olarak ayrıştırılması gerekeceği, bu yönde bir değerlendirmenin tüketiciler arasında eşitsizliğe yol açacağı; kaldı ki, 6446 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinde düzenlenen ulusal tarife uygulamasının, tüketicileri fiyat farklılıklarından korumaya matuf olduğu;
Öte yandan, "Elektrik Dağıtım Şirketleri Düzenleyici Hesap Planı" incelendiğinde de, hangi unsurun nispi veya maktu olduğuna yönelik herhangi bir ayrıştırma yapılmadığı; örneğin, söz konusu hesap planında "Dışarıdan Sağlanan Fayda ve Hizmet Giderleri" altında sayaç okuma bedelinin yanı sıra kesme bağlama gideri, sayaç sökme-takma gideri, sayaç bakım ve muayene gideri ve benzeri unsurların da yer aldığı; bu unsurların nispi veya maktu olarak alınması gerektiğinin yargı kararıyla belirtilmesinin, tarifenin bütünüyle ilgili hukukîlik denetimi yapılması sonucunu doğuracağı ve her bir unsurun ayrı ayrı incelenmesinin de mümkün olmadığı; zira, 3. Uygulama Döneminde yargı kararlarının bulunduğu dönemlerden farklı olarak tarife metodolojisinin değiştiği;
Bu itibarla, yukarıda yapılan değerlendirmeler çerçevesinde sayaç okuma bedelinin nispi bir bedel olarak faturalara yansıtılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; davanın konusunun, dağıtım tarifesi içerisinde yer alan sayaç okuma bedeline ilişkin değil, perakende satış tarifesi içerisinde yer alan perakende satış hizmet bedeline ilişkin olduğu, Daire kararında inceleme konusu yapılan bedelin, dava konusundan farklı olarak sayaç okuma bedeli olduğu gözetildiğinde, yapılan incelemenin talep konusundan farklı olduğu ve dava konusu edilen hususlara ilişkin olarak hukuka uygunluk denetiminin yapılmadığı; 2006 yılında 875 sayılı Kurul kararıyla bir bütün olarak belirlenen sayaç okuma, faturalama ve diğer hizmetlerden oluşan perakende satış hizmeti bedelinin, 2011 yılından itibaren uygulanmaya başlayan tarife metodolojisi ile perakende satış hizmet bedelinin sayaç okuma ve perakende satış hizmet bedeli olarak ikiye ayrıldığı, dava konusu tarife döneminde ise sayaç okuma bedeli dağıtım bedeli içerisinde yer almışken, perakende satış hizmet bedelinin perakende satış tarifesinde yer aldığı, perakende satış hizmet bedelinde ise sayaç okuma bedelinden farklı olarak ayrıca fiyat belirlemesi yapıldığı, 01/01/2016 tarihinden itibaren uygulanmaya başlayan tarifeler ile perakende satış hizmet bedelinin perakende satış fiyatının içerisine konulmak suretiyle nispi olarak tahsil edilmeye devam edildiği, söz konusu hizmet bedelinin sabit olarak belirlenmemesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 3. maddesinin (ff) bendinde "tarife", "elektrik enerjisinin ve/veya kapasitesinin iletimi, dağıtımı ve satışı ile bunlara dair hizmetlere ilişkin fiyat, hüküm ve şartları içeren düzenlemeler" olarak tanımlanmış; 4. maddesinin (c) bendinde "dağıtım faaliyeti", (d) bendinde ise "perakende satış faaliyeti" elektrik piyasası faaliyetleri arasında sayılmış; 9. maddesinde dağıtım faaliyetinin, lisansı kapsamında, dağıtım şirketi tarafından lisansında belirlenen bölgede yürütüleceği, dağıtım şirketinin, lisansında belirlenen bölgede sayaçların okunması, bakımı ve işletilmesi hizmetlerinin yerine getirilmesinden sorumlu olduğu, 10. maddesinin 4. fıkrasında dağıtım şirketi tarafından yürütülmekte olan perakende satış faaliyetinin görevli tedarik şirketi tarafından yerine getirileceği, görevli tedarik şirketinin, ilgili dağıtım bölgesinde bulunan serbest olmayan tüketicilere Kurul tarafından onaylanan perakende satış tarifeleri üzerinden elektrik enerjisi satışı yapacağı; 17. maddesinde, bu Kanun kapsamında düzenlenen ve bir sonraki dönem uygulanması önerilen tarifelerin, ilgili tüzel kişi tarafından, Kurul tarafından belirlenecek usul ve esaslara göre hazırlanacağı ve onaylanmak üzere Kuruma sunulacağı; aynı maddenin (ç) bendinde, dağıtım şirketleri tarafından hazırlanacak olan dağıtım tarifelerinin elektrik enerjisinin dağıtım sistemi üzerinden naklinden yararlanan tüm gerçek ve tüzel kişilere eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak fiyatları, hükümleri ve şartları içerdiği, (d) bendinde, serbest tüketici niteliğini haiz olmayan tüketiciler için, eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak fiyatları, hükümleri ve şartları içereceği, serbest tüketici niteliğini haiz olmayan tüketicilere uygulanacak perakende satış tarifelerinin, görevli tedarik şirketi tarafından önerileceği ve Kurul tarafından incelenerek onaylanacağı kurala bağlanmıştır.
Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği'nin dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle "Dağıtım tarifesi" başlıklı 9. maddesinde "(1) Dağıtım tarifesi; dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller ile tarifenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslardan oluşur.
(2) Dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller, dağıtım şirketlerinin dağıtım faaliyetlerini yürütebilmesi için gerekli olan maliyetlerden hareketle belirlenir. Bu kapsamda; dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedellerinin belirlenmesinde, faaliyetin yürütülmesi için gerekli olan yatırım harcamaları ile yatırım harcamalarına ilişkin makul getiri, işletme giderleri, teknik ve teknik olmayan kayıp enerji tedarik maliyetleri ve iletim tarifesi kapsamında ödenen tutarlar Dağıtım Sistemi Gelirinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ hükümleri esas alınarak dikkate alınır. Dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller; bağlantı durumuna, tüketim miktarına ve kullanım amacına göre farklılaştırılabilir.
(3) Dağıtım tarifesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar dağıtım şirketlerinin önerileri de dikkate alınarak Kurul tarafından belirlenir. Söz konusu usul ve esaslar tüm dağıtım bölgeleri için ortak belirlenebileceği gibi, her bir dağıtım bölgesi için ayrı ayrı da belirlenebilir." düzenlemesi,
"Perakende satış tarifesi" başlıklı 10. maddesinde "(1) Görevli tedarik şirketleri tarafından serbest olmayan tüketicilere yapılan elektrik enerjisi ve/veya kapasite satışı için hazırlanan perakende satış tarifesi, perakende satış fiyatı ile tarifenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslardan oluşur.
(2) Perakende satış fiyatı, görevli tedarik şirketlerinin serbest olmayan tüketicilere yönelik perakende satış faaliyetlerini yürütebilmesi için gerekli olan maliyetlerden hareketle belirlenir. Bu kapsamda; perakende satış fiyatının belirlenmesinde, faaliyetin yürütülmesi için gerekli olan yatırım harcamaları, işletme giderleri, enerji tedarik maliyetleri ile perakende satış faaliyetinin yürütülmesi için katlanılan maliyetler ve maruz kalınan risklerden hareketle belirlenen sektörel brüt kar marjı Perakende Enerji Satış Fiyatlarının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ hükümleri çerçevesinde dikkate alınır. Perakende satış fiyatları; tüketicilerin bağlantı durumu, tüketim miktarı ve kullanım amacına göre farklılaştırılabilir.
(3) Perakende satış tarifesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar görevli tedarik şirketlerinin önerileri de dikkate alınarak, Kurul tarafından belirlenir. Söz konusu usul ve esaslar tüm görevli tedarik şirketleri için ortak belirlenebileceği gibi, her bir görevli tedarik şirketi için ayrı ayrı da belirlenebilir." düzenlemesi yer almıştır.
30/12/2015 tarih ve 29578 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan dava konusu Perakende Enerji Satış Fiyatlarının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ'in 8. maddesinin 6. fıkrasında, "Müşteri hizmetleri, faturalama ve tahsilat hizmetleri gibi faaliyetlere ait giderlerden düzenlemeye tabi tarifeler üzerinden enerji alan tüketicilere ait olanlar düzenlemeye esas işletme giderleri kapsamında değerlendirilir." düzenlemesi yer almakta olup, anılan Tebliğ'in Geçici 3. maddesinin 1. fıkrasında ise, bu Tebliğ'in yürürlüğe girdiği tarihten önce imzalanan ikili anlaşmalarda; düzenlemeye tabi perakende satış hizmeti bedelinin aynen veya belli bir oranda uygulanacağının belirtilmiş olması ve enerji bedelinin düzenlemeye tabi aktif enerji bedelinden bağımsız belirlenmiş olması durumunda geçerli olmak üzere, bu sözleşmeler kapsamındaki perakende satış hizmet bedeli, 31/12/2017 tarihini geçmemek kaydıyla 0,7233 kr/kWh olarak belirlenmiş; 23. maddesinde anılan Tebliğ'in 01/01/2016 tarihinde yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
01/01/2007-31/12/2010 tarihleri arasındaki Geçiş Döneminde perakende satış bedeli içerisinde; faturalama, okuma ve perakende satış hizmetine ilişkin tüm maliyetler yer almakta iken, 2011 yılından itibaren perakende satış hizmeti bedeli, sayaç okumaya ilişkin perakende satış hizmeti bedeli ve sayaç okuma dışında perakende satış hizmeti bedeli olarak ikiye ayrılmış; dağıtım ve görevli perakende satış şirketlerinin 01/01/2013 tarihinden itibaren ayrıştırılmasından sonra sayaç okuma bedeli, dağıtım şirketleri tarafından tahsil edilmeye başlanmıştır.
2013 yılından itibaren, 6446 sayılı Kanun'un öngördüğü şekliyle dağıtım şirketlerinin ayrışarak dağıtım ve görevli tedarik faaliyetlerinin ayrı şirketler tarafından yürütülmeye başlanmasına karşılık, 2010 yılında onaylanan, dağıtım şirketlerinin 2011-2015 2. Uygulama Dönemi gelir gereksinimleri kapsamında tarifeleri ile Tarife Uygulama Usul ve Esaslarının 2015 yılında gözden geçirilmesi kararlaştırılarak mevcut uygulamaya devam edilmiş; 2015 yılında yapılan gözden geçirme çalışmaları neticesinde, ilgili mevzuat kapsamında dağıtım şirketlerinin 2016-2020 3. Uygulama Dönemi gelir gereksinimleri ve Tarife Usul ve Esasları onaylanmıştır.
Bu aşamada, 31/12/2015 tarihinde yürürlüğe giren Tarife Usul ve Esasları ile dağıtım tarifeleri kapsamında faturalarda gösterilen dağıtım, kayıp-kaçak, sayaç okuma ve iletim bedellerinin, dağıtım ve görevli tedarik faaliyetinin ayrışması neticesinde ayrı olarak izlenmesine son verilerek söz konusu bedellerin tek bir bedel altında gösterilmesi benimsenmiştir.
Nitekim, 01/01/2016 tarihinde yürürlüğe giren Dağıtım Sistemi Gelirinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ'in 5. maddesinin birinci fıkrası uyarınca sayaç okuma bedeli, iletim bedeli ve teknik ve teknik olmayan kayıp bedelinin, dağıtım bedeli altında birleştirildiği; aynı şekilde 01/01/2016 tarihinde yürürlüğe giren Perakende Enerji Satış Fiyatlarının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ'in 5. maddesinin birinci fıkrası uyarınca 01/01/2016 tarihinden önce ayrı bir bedel olarak hesaplanan perakende satış hizmeti bedelinin, 01/01/2016 tarihinden itibaren aktif enerji bedeli içerisinde faturalara yansıtıldığı anlaşılmaktadır.
Özetle; dava konusu Tebliğ düzenlemesinin ilgili olduğu dönem itibarıyla, dağıtım şirketlerinin faaliyetlerine yönelik olarak hazırlanan dağıtım tarifesi ile görevli tedarik şirketlerinin faaliyetlerine yönelik olarak hazırlanan perakende satış tarifesinin farklı bileşenlerden oluştuğu açık olup, "sayaç okuma bedeli" dağıtım tarifesinin bir unsuruyken, "perakende satış hizmet bedeli" ise perakende satış tarifesinin bir unsuru konumundadır.
Temyize konu edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Onüçüncü Dairesinin E:2016/759, K:2016/811 sayılı dilekçe ret kararı sonrası davacının yenilenen dava dilekçesinde davanın konusunun, Perakende Enerji Satış Fiyatlarının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ'in 8. maddesinin 6. fıkrası ile Geçici 3. maddesi ve söz konusu düzenleyici işleme bağlı olarak tesis edilen … tarih ve … (…) sayılı Kurul kararları olarak belirtildiği ve söz konusu düzenlemelerin "perakende satış hizmeti fiyatı abone başına sabit bir ücret olarak uygulanması gerektiğinden aksi yönde hüküm getiren ve üst norma aykırı olan düzenlemelerin ve düzenlemelere dayalı alınan Kurul kararlarının konu, sebep ve amaç unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu" iddiasıyla iptaline karar verilmesinin talep edildiği görülmektedir.
Buna karşılık temyize konu Daire kararında, davacının iddialarının, ilgili olduğu dönem itibarıyla artık perakende satış tarifesinin değil, dağıtım tarifesinin bir unsuru olan "sayaç okuma bedeli"ne hasredilerek, söz konusu bedelin nispi bir bedel olarak faturalara yansıtılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davacının temyiz dilekçesinde ise, davanın konusunun, dağıtım tarifesi içerisinde yer alan sayaç okuma bedeline ilişkin değil, perakende satış tarifesi içerisinde yer alan perakende satış hizmet bedeline ilişkin olduğu, Daire kararında inceleme konusu yapılan bedelin, dava konusundan farklı olarak sayaç okuma bedeli olduğu gözetildiğinde, yapılan incelemenin talep konusundan farklı olduğu ve dava konusu edilen hususlara ilişkin olarak hukuka uygunluk denetiminin yapılmadığı ileri sürülmektedir.
Bu durumda, davacının dava dilekçesinde belirttiği dava konusu ve ileri sürdüğü hukuka aykırılık sebepleri ile temyiz dilekçesinde yer verdiği temyiz sebepleri dikkate alındığında, Dairece, dava konusu edilen tarife bileşeni hakkında değil, başka bir tarife bileşeni hakkında karar verildiği anlaşılmış olup, davacı tarafından, Tebliğ düzenlemesi ve Kurul kararlarının, perakende satış tarifesinin bir unsuru olan perakende satış hizmet bedelinin nispi olarak belirlenmesinin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla iptaline karar verilmesinin istenildiği dikkate alınarak yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, dava konusu uyuşmazlığın sayaç okuma bedeli yönünden değerlendirilmesi suretiyle verilen Daire kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 19/11/2019 tarih ve E:2016/3152, K:2019/3648 sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. 24/11/2021 tarihinde, oybirliği ile kesin olarak karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.