
Esas No: 2021/1055
Karar No: 2021/2620
Karar Tarihi: 24.11.2021
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu 2021/1055 Esas 2021/2620 Karar Sayılı İlamı
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/1055
Karar No : 2021/2620
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi
VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Kurumu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 25/11/2020 tarih ve E:2018/640, K:2020/3309 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 01/01/2012-01/01/2016 döneminde tüketim miktarı dağıtım bölgesinde dağıtım sistemine giren elektrik enerjisi miktarının %1 ve üzerinde olan bir tüketicinin, dağıtım sisteminden ayrılarak iletim sistemine bağlanmasından kaynaklanan etkinin 2016 yılı hedef kayıp oranı hesaplamalarında dikkate alınmasına yönelik taleplerin reddine ilişkin ...tarih ve ...sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararı ile 21 elektrik dağıtım şirketinin 2016 yılı hedef kayıp oranlarının revize edilmesine yönelik ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının davacı şirkete ilişkin kısmının ve 15/12/2015 tarih ve 29563 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Elektrik Dağıtım Şirketlerinin Hedef Kayıp Oranlarının Belirlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar'ın Geçici 1. maddesinin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 25/11/2020 tarih ve E:2018/640, K:2020/3309 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule yönelik itirazları geçerli görülmemiş,
İptal isteminin söz konusu Kurul kararının davacı şirkete ilişkin kısmıyla sınırlı olarak incelenmesi gerektiği belirtilmiş,
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 17. maddesinin altıncı fıkrasının (ç) bendi ve Geçici 18. maddesine yer verilerek;
Dava konusu uyuşmazlığın, tüketim miktarı, dağıtım sistemine giren elektrik enerjisi miktarının %1'i ve üzerinde olan bir tüketicinin, dağıtım sisteminden ayrılarak iletim sistemine bağlanmasından kaynaklanan etkinin, 2016 yılı hedef kayıp oranlarının belirlenmesinde dikkate alınmamasının hukuka uygunluğu ile ilgili olduğu;
Dağıtım tarifelerinin, elektrik enerjisinin dağıtım sistemi üzerinden naklinden yararlanan tüm gerçek ve tüzel kişilere eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak hizmetlere ilişkin fiyatları, hükümleri ve şartları içerdiği, Kurulca belirlenen hedef oranlarını geçmemek kaydı ile teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin maliyetlerin de dağıtım tarifelerinde yer aldığı ve tüketicilere yansıtıldığı; dağıtım şirketlerinin tarifelerine esas alınacak teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin hedef oranların ise, bu kayıpları düşürmeyi teşvik edecek şekilde yine Kurul tarafından belirlendiği;
Teknik ve teknik olmayan kaybın, temelde birbirinden ayrıştırılması zor olan elektrik sistemlerinde sistem elemanlarının iç tüketimlerinden kaynaklanan teknik kayıplar ile kaçak kullanımlar olmak üzere iki bileşenden oluştuğu; teknik kayıpların, trafo kayıpları, hat kayıpları ve sayaç kayıplarından kaynaklandığı; kaçak olarak nitelendirilen teknik olmayan kayıpların ise ahlâki, ekonomik, sosyolojik ve psikolojik nedenleri bulunduğu;
Bu noktada, hedef teknik ve teknik olmayan kayıp oranlarının tarihsel süreç içerisinde nasıl belirlendiğine değinilmesi gerektiği;
2006-2010 1. Uygulama Döneminde Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. (TEDAŞ) tarafından hazırlanan geçiş dönemi tarifeleri ile metodolojisinin, teklif edildiği şekliyle Kurulun 24/08/2006 tarih ve 875 sayılı kararı ile onaylandığı ve 01/09/2006 tarih ve 26276 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği; anılan Kurul kararı ile, ilk defa dağıtım şirketleri için daha önce gerçekleşen teknik ve teknik olmayan kayıp oranlarının belirlendiği;
16/12/2010 tarih ve 2932 sayılı Kurul kararı ile, 2011-2015 2. Uygulama Dönemi için dağıtım şirketlerinin hedef teknik ve teknik olmayan kayıp oranlarının belirlendiği; TEDAŞ tarafından 1. Uygulama Dönemi için sunulan tarife teklifi içerisinde teknik ve teknik olmayan kayıp hedef oranlarının hesaplanmasında kullanılmış olan yöntemin, 2. Uygulama Dönemi için teknik ve teknik olmayan kayıp hedef oranlarının hesaplanmasında da kullanıldığı, 2009 yılı gerçekleşen teknik ve teknik olmayan kayıp oranları başlangıç değer alınarak hedef teknik ve teknik olmayan kayıp oranlarının hesaplandığı, bu oranların dağıtım şirketleri arasında farklılık gözetilmeksizin aynı yöntemle belirlendiği;
2016-2020 3. Uygulama Dönemi tarife çalışmaları kapsamında, Elektrik Dağıtım Şirketlerinin Hedef Kayıp Oranlarının Belirlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar'ın 15/12/2015 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girdiği; söz konusu Usul ve Esaslar'da önceki uygulama dönemlerinden farklı olarak, hedef kayıp oranlarının dönem başında tüm dönem yılları için birlikte belirlenmesi yerine her yıl için ayrı ayrı belirlenmesinin öngörüldüğü; nitekim, Usul ve Esaslar'ın 4. maddesinin birinci fıkrasında, uygulama dönemindeki her bir yıla ait hedef kayıp oranının, ilgili dağıtım şirketinin son üç yıllık dönemde kesinleşen yıllık teknik ve teknik olmayan kayıp oranı değerlerinden hareketle belirleneceği hususuna yer verildiği;
Dağıtım şirketleri tarife düzenlemelerine esas parametrelerin geçerli olacağı 3. Uygulama Döneminin 5 yıl olarak belirlendiği; tarifelere ilişkin öngörülerin uygulama dönemi içerisindeki her yıl için ayrı ayrı hesaplandığı, bu hesaplama sonucunda Kurul tarafından dağıtım şirketlerinin yıllık gelir gereksiniminin onaylandığı; benzer şekilde dağıtım şirketlerinin hedef kayıp oranlarının da yıllık olarak tespit edildiği, örneğin, ...tarih ve ...sayılı Kurul kararıyla, davacı şirketin 2016 yılı hedef kayıp oranının %9,74 olarak onaylandığı; hâl böyle iken, davacı şirketin 06/10/2017 tarih ve 26020 sayılı, ...tarih ve ...sayılı yazılarında belirtilen Elazığ Organize Sanayi Bölgesi'nin (OSB) Ocak 2016-Nisan 2016 kıst dönem tüketimlerinin, kayıp oranı hesaplanmasında dikkate alınması gerektiğine yönelik talebinin, dağıtım şirketlerinin gelir gereksiniminin yıllık olarak belirlenmesi karşısında uygulanamayacağı sonucuna varıldığı;
Aynı Usul ve Esaslar'ın 5. maddesinin üçüncü fıkrasında, tüketim miktarının, dağıtım bölgesinde dağıtım sistemine giren elektrik enerjisi miktarının %1 ve üzerinde olan bir tüketicinin, dağıtım sisteminden ayrılarak iletim sistemine bağlanmasından kaynaklanan etkinin, teknik ve teknik olmayan kayıp gerçekleşme oranlarının hesaplanmasında dikkate alınacağı; Geçici 1. maddesinde, söz konusu etkinin 2016 yılı hedef kayıp oranlarının belirlenmesinde dikkate alınmayacağının belirtildiği;
Usul ve Esaslar yayımlanıp yürürlüğe girdikten sonra, söz konusu Usul ve Esaslar uyarınca 2016 yılı hedef kayıp oranı onaylanan davacı şirketin tüketici çıkışlarının etkisinin 2016 yılı hedef kayıp oranına yansıtılması gerektiği ileri sürülmüş ise de, yeni bir mevzuat ile getirilen düzenleme uygulanmaya başlayıncaya kadar geçecek süre içerisinde yapılacak işlem ya da uyulacak ilke ve kuralların geçici maddeyle düzenlenmesinin mümkün olduğu;
Diğer taraftan, 22/01/2003 tarih ve 25001 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan mülga Elektrik Piyasası Şebeke Yönetmeliği'nin 5. maddesi gereğince, kurulu gücü 50 MW'ın üzerinde olan bir tüketicinin Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) ile iletim sistemi kullanım anlaşması yaparak dağıtım şebekesinden ayrılabileceği dikkate alındığında, 2003 yılından bu yana dağıtım şirketlerinin tüketici portföyünden tüketici çıkışlarının olabileceğinin açık olduğu; dolayısıyla iletim sistemi kullanıcısı hâline gelen OSB'lerin, TEİAŞ ile bağlantı ve sistem kullanım anlaşması yaparak bağlantı grubunu değiştirmesinin yeni bir husus olmadığı;
Bu itibarla, dağıtım bölgelerindeki tüketici çıkışlarının etkisinin hedef kayıp oranlarının hesaplanmasında dikkate alınmasına yönelik getirilen düzenlemede geçiş kuralı öngörülerek uygulama başlangıcının 2017 yılına ertelendiği ve gelir gereksinimleri yıllık olarak onaylanan dağıtım şirketlerinin bölgelerinde yer alan tüketicilerin kıst dönem tüketimlerinin yıllık hedef kayıp oranı hesaplamalarına uygulanamayacağı anlaşıldığından, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı;
Öte yandan, davacının 6446 sayılı Kanun'un Geçici 18. maddesi gereğince hedef kayıp oranlarına ilişkin farklı bir düzenleme yapılabileceği iddiasına ilişkin olarak ise, Dağıtım Sistemindeki Kayıpların Azaltılmasına Dair Tedbirler Yönetmeliği gereğince yüksek kayıplı şirketlere yönelik olarak farklı düzenleme yapılabileceği, bu kapsamda davacının yüksek kayıplı şirket statüsünde olduğuna ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı anlaşıldığından, davacının bu iddiasına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; eksik ve hatalı incelemeye dayalı karar verildiği, uyuşmazlığın teknik bilgiyi gerektirmesi nedeniyle bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği, 2011-2015 uygulama döneminde gerçekleşen veya hedeflenen oranların değiştirilmesi ya da mevzuatın geçmişe yürütülerek uygulanmasının değil, 2016-2019 dönemi hedefi belirlenirken geçmiş üç yıl olarak dikkate alınan 2012-2015 yıllarında gerçekleşen kayıplarda dağıtım sisteminden çıkan %1'den büyük tüketicilerin ve OSB'lerin tüketimini, hem dağıtım sistemine giren hem de dağıtım sisteminden çıkan enerjiden çıkarıp, gerçekleşen kayıp hesabı yeniden yapılarak ulaşılan kayıp oranının 2016-2019 hedef kayıp oranlarında dikkate alınmasının talep edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 25/11/2020 tarih ve E:2018/640, K:2020/3309 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kullanılmayan ...TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4. 24/11/2021 tarihinde, oybirliği ile kesin olarak karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.