3. Ceza Dairesi 2019/883 E. , 2019/9915 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyetlerine dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Şikayetlerinden vazgeçen mağdurlar ... ve ...’ın gerekçeli karar başlığında müşteki olarak gösterilmeleri, mahallinde düzeltilebilir yazım hataları olarak kabul edildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
1) Sanıklar ... ve ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıkların eylemleri neticesinde, mağdur ...’ın vücudunda kemik kırılmasına ve yüzünde sabit ize neden olacak nitelikte yaralandığının anlaşılması karşısında, birden fazla nitelikli hal ihlaline neden olan sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK"nin 86/1. maddesi gereğince temel cezalar belirlenirken sanıkların kastlarının yoğunluğu, mağdurda oluşan yaralanmanın birden fazla olması, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı nazara alınarak, TCK"nin 61. maddesindeki ölçütler ve TCK"nin 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gözetilerek sonuç cezalara etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından; Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E-2015/85K. sayılı kararı ile 5237 Sayılı TCK"nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanıkların temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık ... hakkında silahla tehdit ve 6136 sayılı Kanun"a muhalefet suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a) 01.10.2012 tarihli tutanakta olaydan yaklaşık 10 gün sonra katılan ...’ın boş kovanı olay yerinde çocuğunun bulduğunu beyan ederek Jandarma Karakol Komutanlığına getirdiği belirtilmiş ise de 16.09.2012 tarihli olay yeri görgü ve tespit tutanağında olay mahallinde ve çevresinde dedektör yardımıyla yapılan araştırmada herhangi bir silaha ve boş kovana rastlanılmadığının belirtilmesi, silahın ele geçirilememesi ve sanığın atılı suçlamaları kabul etmemesi karşısında, üzerine atılı suçları işlediğine dair soyut iddia dışında her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı delil elde edilememesi nedeniyle sanığın atılı suçlardan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
b) Mağdur ... ifadesinde, sanık ..."ın ele geçirilemeyen kaleşnikov marka silahı kendisine doğrultarak ateş etmeye çalıştığını, Zülmat Alkan"ın silahı yukarıya doğru ittiği için kendisinin yaralanmadığını beyan etmesi ve tehdit sözü söylediğinden bahsetmemesi karşısında, sanığın eyleminin silahla yaralamaya teşebbüs suçunu oluşturduğu gözetilmeden yetersiz gerekçe ile silahla tehdit suçundan hüküm kurulması,
c) 6136 sayılı Kanun"a muhalefet suçundan hapis cezasının yanında tayin edilen gün adli para cezasının 5237 sayılı TCK"nin 52/2. maddesi uyarınca sanığın ekonomik ve şahsi hali göz önünde bulundurularak, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan adli para cezası miktarının kararda gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
d) Hapis cezalarına ilişkin mahkumiyet hükümleri yönünden Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140E- 2015/85K. sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK"nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca kısmen istem gibi BOZULMASINA, 08.05.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.