
Esas No: 2021/828
Karar No: 2021/565
Karar Tarihi: 04.10.2021
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/828 Esas 2021/565 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hüküm süresi içinde taraf vekilleri tarafından vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatiften kredi kullandığını ve karşılığında 114 ada 548 ve 566 parsel sayılı taşınmazları teminat olarak verdiğini, daha sonra müvekkili tarafından borcun ödenmesi üzerine davalı kooperatif tarafından tapu sicil müdürlüğüne yazı yazılarak ipoteğin fek edildiğini, borcun ödenmesine rağmen davalı kooperatif tarafından haksız olarak icra takibi yapıldığını ileri sürerek, borcu bulunmadığının tespiti ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiş olup yargılama esnasında ihtirazi kayıt ile takip borcunu ödediğinden davasına istirdat davası olarak devam ettiğini bildirmiştir.
Davalı vekili, davacının kooperatif ortağı olduğunu, davacı ile müvekkili kooperatif arasında 1712 no"lu 20.02.2006 tarihli 8.733,75 TL bedelli, 31.08.2006 vade tarihli borç senedi düzenlenerek kimyevi gübre kredisi kullandırıldığını, davacının vadesi gelmesine rağmen borcunu ödememesi nedeniyle hakkında takip başlatıldığını, davacının ödeme iddiasının mesnetsiz olduğunu, kooperatif lehine kurulan ipoteğin halen devam ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davalı aleyhine alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmiştir. Karar davacı vekili ve davalı vekilince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine;
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Menfi tespit davasının istirdat davasına dönüşmesi ve davaya istirdat davası olarak devam edilmesi İİK"nın 72/VI. maddesinde düzenlenmiş olup, bu madde hükmüne göre borçlu, dava konusu borcu ödemek zorunda kalmış olursa menfi tespit davası yasa gereği kendiliğinden istirdat davasına dönüşür ve davaya istirdat davası olarak devam edilir. Buna göre menfi tespit davasının devamı sırasında borcun herhangi bir nedenle ödendiği iddiası üzerine mahkemece bu iddia araştırılıp ödemenin kanıtlanması halinde, talep olmasa dahi dava kendiliğinden istirdat davasına dönüşeceğinden açılan menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilmelidir.
Yukarıda yer verilen açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, yargılama esnasında ve dosyadaki davalı kooperatifçe sunulan belgelere göre, davacının 25/04/2013 tarihinde toplam 20.629,92 TL ödediği ve kooperatif kayıtlarında herhangi bir borcunun kalmadığı anlaşılmakta olup, bu durumda menfi tespit talepli olarak açılan davanın İİK"nın 72/VI. maddesi gereğince kendiliğinden istirdat davasına dönüştüğü gözetilerek, ödenen bedelin istirdadına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde menfi tespit hükmü kurulması doğru olmamış kararın bu sebeple davacı yararına bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, 04.10.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.