Abaküs Yazılım
4. Daire
Esas No: 2018/7255
Karar No: 2021/6989
Karar Tarihi: 22.11.2021

Danıştay 4. Daire 2018/7255 Esas 2021/6989 Karar Sayılı İlamı

T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/7255
Karar No : 2021/6989

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, ... Petrol Ticaret ve İnşaat Sanayi Ltd. Şti.'nin vadesi geldiği halde ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararda; davacının 18/02/2011 - 25/11/2011 tarihleri arasında asıl borçlu şirketin ortağı olduğu, şirket adına düzenlenen ödeme emrinin şirketin son kanuni temsilcisi ...'e tebliğ edildiği, şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmasında şirket adına kayıtlı mal varlığına rastlanılamadığı, mal varlığı araştırmasına ilişkin evraklar incelendiğinde, davacı hakkında düzenlenen ödeme emrinin 10/03/2017 tarihli olduğu, davalı idarece dosyaya sunulan 28/06/2017 tarihli cevap dilekçesi ekindeki belgelerden şirket hakkındaki mal varlığı araştırmasının internet üzerinden 05/01/2017 ve 10/04/2017 tarihlerinde yapıldığı, 29/05/2017 tarihli tutanakla muhtelif tarihlerde yapılan mal varlığı araştırmalarında şirketin mal varlığına rastlanılmadığı ve Maliye Bakanlığı'nın anlaşmalı olduğu bankalarda yapılan sorgulamada hesaplarda para bulunmadığının tespit edildiği, ancak banka kayıtlarına ilişkin yapılan araştırma belgelerinin sunulmadığı, bu durumda, şirket borçları hakkında ortağın sorumluluğunun doğması için şirketin mal varlığının kısmen veya tamamen borçları karşılamaya yetmeyecek olduğunun ortaya konulması gerekirken, davacı adına ödeme emri düzenlendikten sonra mal varlığı araştırması yapılması nedeniyle, şirket hakkında borcun takibinde usulüne uygun kesinleştirildiğinden bahsedilemeyeceğinden dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; uyuşmazlıkta, ... Petrol Ticareti ve İnşaat Sanayi Ltd. Şti.'nin ödenmeyen vergi borcunun tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptalinin istenildiği ve Mahkemece asıl borçlu şirket adına yapılan takipte, borçlu şirkete ait mal varlığı araştırmasının davacı adına ödeme emri düzenlendikten sonra yapıldığı, amme alacağının borçlu şirketten tahsil edilemediği hususunun usulüne uygun olarak ortaya konulmadan davacının takibinde isabet bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği, ancak amme alacağının tahsili için davacı adına hem ilgili dönemde kanuni temsilci olduğundan bahisle takip yapılarak ödeme emri düzenlendiği (Dairelerinin E: ... sayılı dosyası), hem de ortak sıfatıyla hissesi oranında takip yapılarak ödeme emri düzenlendiğinin görüldüğü, bu durumda, limited şirketten tahsil edilemeyen vergi ve bağlı alacakların önce Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesine göre şirketin kanuni temsilcisinden takibi yoluna gidilmesi gerektiğinden ve davacının kanuni temsilci olarak da takip edildiği görüldüğünden, kanuni temsilci olarak yapılan takip sonuçlanmadan, davacı adına 6183 sayılı Kanunun 35. maddesine göre ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanına kabulüne dair Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, asıl borçlu şirket hakkında yapılan vergi incelemelerine istinaden re'sen cezalı tarhiyatlar yapıldığı, açılan davalarda ret kararı verilmesi üzerine mahkeme kararları uyarınca iki nolu bildirim ihbarnamelerinin düzenlendiği, akabinde vadesi geldiği halde ödenmeyen vergi borçları için asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edildiği, yapılan mal varlığı araştırmasında amme alacağını karşılayacak herhangi bir mal varlığı unsuruna rastlanılmadığı, bu haliyle tahsil edilemeyen amme alacaklarının şirket ortağı olan davacıdan tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu'nun 11/12/2018 tarih ve E:2013/1, K:2018/1 sayılı kararı dikkate alındığında, limited şirket tüzel kişiliğinden tahsil edilemeyen veya edilemeyeceği anlaşılan vergi borcunun takip ve tahsiline ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nda ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'da, kanuni temsilci ile ortak arasında bir öncelik sıralaması bulunmadığından, limited şirketin vergi borcunun tahsilinde ortağın takibine başlanabilmesi için kanuni temsilcinin takibinin gerekli olmadığı açık olduğundan, temyiz isteminin kabulü ile işin esası incelenmek üzere Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Dava dosyasının incelenmesinden, davacının ilgili dönemlerde ortağı olduğu belirtilen ... Petrol Ticaret ve İnşaat Sanayi Ltd. Şti.''nin vergi borçlarından kaynaklanan amme alacaklarının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket nezdinde takibat yapıldığı, yapılan işlemlerle vergi alacağının yükümlü şirketten tahsil imkanı bulunmadığından bahisle, şirket ortağı sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlenmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu'nun 11/12/2018 tarih ve E:2013/1, K:2018/1 sayılı kararıyla, limited şirket tüzel kişiliğinden tahsil edilemeyen veya edilemeyeceği anlaşılan vergi borcunun takip ve tahsiline ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nda ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'da, kanuni temsilci ile ortak arasında bir öncelik sıralaması bulunmadığından, limited şirketin vergi borcunun tahsilinde ortağın takibine başlanabilmesi için kanuni temsilcinin takibinin gerekli olmadığı sonucuna ulaşıldığından, oluşan içtihat aykırılığının bu doğrultuda birleştirilmesine karar verilmiştir.
Bu durumda, şirketin kanuni temsilcisi hakkında takip yapılıp sonuçlandırılmadan şirket ortağı sıfatıyla 6183 sayılı Kanunun 35. maddesine göre ödeme emri düzenlenemeyeceği yolunda verilen Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Buna göre, Vergi Dava Dairesince yeniden verilecek kararda; davacının ihtilaflı dönemlerde şirket ortağı sıfatını haiz bulunup bulunmadığı, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği vb. hususlar yönünden araştırma yapılarak değerlendirilmek suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 22/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.




Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi