
Esas No: 2019/355
Karar No: 2021/2552
Karar Tarihi: 22.11.2021
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu 2019/355 Esas 2021/2552 Karar Sayılı İlamı
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2019/355
Karar No : 2021/2552
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... (Kendi adına asaleten)
2- ...Derneği
3- ... (Kendi adına asaleten)
4- ...Barosu
5- ...Odası
VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...,
Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 02/10/2018 tarih ve E:2013/7697, K:2018/7216 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 1/25.000 ölçekli Uludağ Yöresi Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin onaylanmasına ilişkin ...tarih ve ...sayılı Çevre ve Orman Bakanlığı işleminin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 18/10/2012 tarih ve E:2008/2841, K:2012/1659 sayılı usuli bozma kararına uyularak verilen Danıştay Altıncı Dairesinin 02/10/2018 tarih ve E:2013/7697, K:2018/7216 sayılı kararıyla;
Dairelerince aynı konuda açılan E:2014/567 sayılı dosyada yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan raporda yer alan tespit ve değerlendirmelere yer verilerek,
Uludağ Uzun Devreli Gelişme Planı plan kararlarında "Kayak Pistleri ve Mekanik Hatlar" başlığı altında "Mevcut mekanik tesislerin izin sürelerinin sonunda 1. ve 2. Gelişim Bölgelerinin tüm izin lehtarlarının ortak kullanımına izin verilebilir. İdarenin uygun görmediği mekanik tesisler yoğunluğu azaltmak amacıyla izin sürelerinin sonunda iptal edilebilir." hükmünün yer aldığı,
Dava konusu plan değişikliğinin bölgedeki bazı otel sahiplerinin talebi üzerine gerçekleştirildiği,
Değişiklik ile herhangi bir yapılaşma izni verilmediği, sadece bir telesiyej, bir teleski, bir tane de babylift tesisi öngörüldüğü, kaldı ki uygulamanın alt ölçekli planlarla gerekli kurum görüşleri alındıktan sonra yapılacağı,
Plan açıklama raporunda, birinci gelişim bölgesinin genel planlama anlayışından yoksun bütüncül bir planlama anlayışından ziyade spontane gelişmeler sonucu teşekkül ettiği, bölgede potansiyeller iyi kestirilemediği için çok sınırlı tesis kapasiteleri ile hizmete başlandığı, süreç içinde ihtiyaç hasıl oldukça mevcut tesislerde kapasite artırımına gidildiği, gelinen noktada birinci gelişim bölgesinde mekanik tesislerin mevcut konaklama tesislerine hizmet veremez duruma geldiği, mekanik tesislerin çok yoğun kullanıldığı, ihtiyaca cevap veremediği, sık sık mekanik arızaların gerçekleştiği, konaklama tesislerinden bazılarının mekanik tesislerden hizmet alamayacak derecede uzak olduğu, bu durumun hem turizm alanından beklenen hizmetin alınmamasına hem de haksız rekabete neden olduğu yönündeki açıklamalar da göz önünde bulundurulduğunda, davaya konu çevre düzeni planı değişikliğinde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına ve mevzuata aykırılık bulunmadığı,
Gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, Dairece verilen kararın emsal dosyada alınan bilirkişi raporundaki tespitlerle açıkça çeliştiği, dava konusu plan değişikliğinin Uludağ'ın endemik yapısına zarar vereceği, Bursa için önemli bir su kaynağı olan Uludağ'ın yapılaşmaya açılması durumunda su kaynaklarının etkilenmesinin kaçınılmaz olduğu, önceki yargı kararları dikkate alınmaksızın verilen Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Üyeler ..., ..., ..., ...ve ...'in; dava konusu 1/25.000 ölçekli Uludağ Yöresi Çevre Düzeni Planı değişikliğinin avukatlık mesleği ile ilgili herhangi bir düzenleme getirmediği, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 76. ve 95. maddelerinde Barolara verilen "hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak, korumak ve bu kavramlara işlerlik kazandırmak" görevinin ise Barolara avukatlık mesleği ile ilgili meşru, güncel ve kişisel olmayan konularda tek başına dava açma imkanı vermediği, bu nedenle davacılardan Bursa Barosunun dava konusu Çevre Düzeni Planı değişikliğinin iptalini istemekte hukuken korunması gereken bir menfaatinin bulunmadığı yönündeki ayrışık oylarına karşılık; aynı davacılar tarafından aynı çevre düzeni planı değişikliğinin iptali istemiyle açılan başka bir davada, Danıştay Altıncı Dairesince uyuşmazlık hakkında verilen 28/11/2007 tarih ve E:2006/1403, K:2007/6998 sayılı kararın çevre düzeni planı değişikliğinin iptaline yönelik bölümünün bozulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 18/10/2012 tarih ve E:2008/1516 K:2012/1657 sayılı kararında, oyçokluğuyla, davacılardan Bursa Barosu ehliyetli görülerek, uyuşmazlığın esasının incelenmesi suretiyle bir karar verildiğinden, Bursa Barosunun ehliyetli olduğuna oyçokluğu ile karar verilerek uyuşmazlığın esasının incelenmesine geçildi.
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
1964 tarihinde "Uludağ Milli Parkı Uzun Devreli İnkişaf Planı" onaylanmıştır.
Dava konusu bölge, 1979 yılında doğal sit alanı olarak ilan edilmiş ve 1991 yılında 1. derece Doğal Sit alanı olarak tescillenmiştir.
08/06/1983 tarihinde "1/25.000 ölçekli Bursa Uludağ Çevre Düzeni Planı" onaylanmıştır.
21/10/1985 tarihinde Bursa Uludağ 1. ve 2. Gelişim Bölgeleri 1/1000 ölçekli Tatbikat İmar Planları onaylanmıştır.
1/1000 ölçekli imar planında 29/12/1988 tarihinde 1. Revizyon, 01/06/1990 tarihinde II. Revizyon, 29/07/1994 tarihinde III. Revizyon yapılmıştır.
19/01/1988 tarihinde Bursa 2020 yılı 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı onaylanmış ve 13/02/1988-14/03/1988 tarihleri arasında askıya çıkarılmıştır.
27/08/1988 tarihinde Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından "1/25.000 ölçekli Uludağ Kış Sporları Merkezi Çevre Düzeni Planı, Plan Değişikliği" onaylanmıştır.
16/03/2004 tarihinde Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından dava konusu 1/25.000 ölçekli Uludağ Yöresi Çevre Düzeni Planı Değişikliği onaylanmıştır.
10/12/2009 tarihinde Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından, 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu uyarınca "Uludağ Milli Parkı Uzun Devreli Gelişme Planı" onaylanmıştır.
24/07/2010 tarih ve 6000 sayılı Bursa Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Kurulu kararıyla 2. derece sit alanında yer alan 1. Gelişim Oteller Bölgesine yönelik olarak hazırlanan "1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı" ile "1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı İmar Planı" onaylanmıştır.
16/03/2004 tarihinde Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından onaylanan, 1/25.000 ölçekli Uludağ Yöresi Çevre Düzeni Planı Değişikliği'nin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
2873 sayılı Milli Parklar Kanunu'nun 4. maddesinde; "Bu Kanun hükümlerine göre milli park olarak belirlenen yerlerin özellik ve nitelikleri gözönünde tutularak, koruma ve kullanma amaçlarını gerçekleştirmek üzere, kuruluş, geliştirme ve işletilmelerini kapsayan gelişme planı, ilgili bakanlıkların olumlu görüşleri ve gerektiğinde fiili katkılarıyla, Orman ve Su İşleri Bakanlığınca hazırlanır ve yürürlüğe konur.
Gelişme planı uyarınca iskan ve yapılaşmaya konu olacak yerler için, imar mevzuatına göre imar uygulama planları,milli park gelişme planı hüküm ve kararlarına uygun olarak hazırlanır veya hazırlattırılarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığının (işlem tarihinde yürürlükte bulunan haliyle İmar ve İskan Bakanlığı) onayı ile yürürlüğe konulur..." kuralına yer verilmiştir.
Dava konusu planın onaylandığı tarihte yürürlükte olan Çevre Düzeni Planlarının Yapılması Esaslarına Dair Yönetmeliğin 4. maddesinde, "Çevre Düzeni Planı (Plan): Ülke ve Bölge plan kararlarına uygun olarak konut, sanayi, tarım, turizm, ulaşım gibi yerleşme ve arazi kullanım kararlarını belirleyen ve 1/25.000, 1/50.000, 1/100.000 veya daha küçük ölçekli olarak hazırlanan plan" şeklinde tanımlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay Altıncı Dairesinin E:2014/567 sayılı dosyasında, yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda, dava konusu 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğine yönelik;
"1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği ile planlama alanında öngörülen "Öneri Mekanik Tesis İstasyonu” ve "Öneri Mekanik Tesis" fonksiyonlarının, bölgedeki turizm alanlarındaki talebi ve büyümeyi tetikleyici bir etki yaratacağı, Uludağ Milli Parkının kaynak değerini öne çıkararak turizm hizmet kapasitesini arttıracağı, kullanıcı talebini tetikleyeceği, kullanıcı ve hizmet yoğunluğunun artışına paralel olarak toprak, orman, su ve hava kirliliğinin artmasına neden olacağı,
Uludağ Milli Parkının ender ve biricik doğal özelliklerinin bütüncül niteliğini zedeleyerek alana ilişkin mevcut sorunları yeniden üreteceği, dava konusu Çevre Düzeni Plan Değişikliği ile öngörülen plan kararlarının doğal alanların korunmasına ilişkin ulusal mevzuat ve uluslararası muktesebata aykırı biçimde yoğun yapılaşma ve kullanım öngördüğü,
Uludağ Milli Parkının, sadece ulusal değil küresel ölçekte önemli, ender ve biricik doğal ve ekolojik özelliklere sahip olduğu ve koruma kararlarının "ekonomik" değil "ekolojik" hassasiyetle geliştirilmesi gerektiği, dava konusu 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği sınırları içinde kalan alanın, Uludağ Milli Parkı statüsü dikkate alındığında, Milli Park mevzuatı gereği Uzun Devreli Gelişme Planı niteliğinde ele alınarak hazırlanmadığı, koruma mevzuatı gereği koruma politikalarının odağa alındığı bir üst kademe plan niteliğinde ele alınarak hazırlanmadığı,
Dava konusu planların onay tarihinde geçerli olan "Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmelik"in 5. maddesine göre; 1/25.000 ve daha üst ölçekte hazırlanan Çevre Düzeni Planlarının hazırlanması sürecinde, planlanacak alan ve yakın çevresindeki alanlarda, yönetmelikte belirtilen konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan verilerin elde edilmesi öngörülmesine karşın, dava konusu 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği ile öngörülen kullanımlara ilişkin kurum ve kuruluş görüşlerinin alınmadığı, plan kararlarının herhangi bir doğal, fiziki, mekansal ve sosyal veri ile gerekçelendirilmediği,
Dava konusu 1/25.000 ölçekli Uludağ Yöresi Çevre Düzeni Planı Değişikliğine ilişkin hazırlanan 2 sayfalık "Uludağ Yöresi 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Nazım Planı Plan Değişikliği Açıklama Raporu"nda plan değişikliğini gerektirecek argümanları doğrulayacak nitelikte bilimsel veri sunulmadığı, sadece plan değişikliği yapılmasına yönelik gerekçenin sunulduğu, dava konusu 1/25.000 ölçekli Uludağ Yöresi Çevre Düzeni Plan Değişikliği gerekçesinin, "Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmelik"in 9. maddesinde belirtilen Çevre Düzeni Planı Değişikliği yapma gerekçeleri ile örtüşmediği,
Plan değişikliği üzerinde, "Plân Yapımını Yükümlenecek Müelliflerin Yeterliliği Hakkında Yönetmelik" gereği planlama grubuna ilişkin belge sunulmadığı, sadece bir Şehir Plancısının imzasının bulunduğu, dava konusu alanın Milli Park, 1. Derece Doğal Sit Alanı ve Orman Alanı olması nedeniyle planlama ekibinde başta Orman Mühendisi olmak üzere ilgili meslek disiplininden uzmanların yer almadığı, bu nedenle Uludağ Göknarı başta olmak üzere Uludağ Milli Parkında kaydına rastlanan endemik türlerin ve Bern Sözleşmesine göre Ek II listesinde yer alan türlerin, dava konusu 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğine ait plan kararlarının oluşturulmasında temel veri olarak ele alınmamış olduğu,
Dava konusu planların hazırlanması sürecinde bir planlama ekibinin bulunmadığı, ilgili meslek alanlarının planlama ekibinde temsil edilmemesinin mevzuatta öngörülen düzenlemelere aykırı olduğu,
Dava konusu plan değişikliğinin yapıldığı tarihte Doğal Sit Alanı olarak ilan edilmiş alanlar olmasına karşın, plan değişikliğinde Doğal Sit Alanı sınırlarının / gösteriminin yer almadığı, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 17. maddesi (a) bendinde ve dava konusu işlemden sonra yürürlüğe giren "Korunan Alanlarda Yapılacak Planlara Dair Yönetmelik"in 5-(l) a) maddesinde "Bir alanın koruma bölge kurulunca sit olarak ilanı, bu alanda her ölçekteki plân uygulamasını durdurur" hükmünün bulunduğu; buna göre plan değişikliğinin yapılmasına esas olan 08/06/1983 tarihinde onaylanan "1/25.000 ölçekli Bursa Uludağ Çevre Düzeni Planı"nın, Doğal Sit olarak ilan edilmiş olan Uludağ Milli Parkı sınırları içindeki kısımlarının uygulamasının durduğu; uygulaması, yasa gereği durmuş olan bir Çevre Düzeni Planında, Çevre Düzeni Planı Değişikliği yapılmasının, imar mevzuatına aykırı olduğu,
Yürürlükteki yönlendirici üst kademe plan olan 19/01/1998 onaylı "Bursa 2020 Yılı 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı”na ait "6.1.1.3.3." sayılı Plan Hükmünde, Milli Parklar mevzuatında da yer alan; Milli Park alanında ekolojik dengeyi bozacak herhangi bir uygulamanın yapılamayacağı; yaban hayatını tahrip edebilecek davranışların önleneceği; Alaçam planlama bölgesinde doğal bitki örtüsünü tahrip edecek hiçbir tesise izin verilemeyeceği hususlarının açıkça yer aldığı, "5.7." no.lu Plan Hükmünde 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Plan Değişikliği planlama alanı ile ilişkili olarak getirilen "I. Gelişim Bölgesi'nde mevcut konaklama kapasitesinin sabit tutulması", "I. Gelişim Bölgesi'ndeki mevcut pistlerin korunması", "I. Gelişim Bölgesi'nde yer alan mekanik tesislerin kapasiteleri ve sayılarının arttırılmaması ve boylarının uzatılamayacağı" hususlarının, alt kademe planlar için yönlendirici olmasına karşın, dava konusu 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Plan Değişikliği ile yeni "öneri mekanik tesis istasyonu" ve "öneri mekanik tesis" öngörmesinin, üst kademe plan olan 19/01/1998 onaylı "Bursa 2020 Yılı 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planına ait planlama politikalarına aykırı olduğu,
Dava konusu ...tarih ve ...sayılı işlemle onaylanan 1/25.000 ölçekli Uludağ Yöresi Çevre Düzeni Plan Değişikliğinin, 08/06/1983 onay tarihli 1/25.000 ölçekli Uludağ Çevre Düzeni Planında değişiklik yapılmasını öngördüğü; yürürlükteki yönlendirici üst kademe plan olan "Bursa 2020 Yılı 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı"na ait "5.7." no.lu Plan Hükmünde bu plan refere edilerek "I. Gelişim Bölgesi'ndeki mevcut pistlerin korunarak yeni kayak pistlerini sadece II. Gelişim Bölgesinde önerdiği" dikkate alındığında plan ölçekleri arasındaki tutarlılığın bozulduğu,
Uludağ Milli Parkı için Milli Parklar Kanunu uyarınca "Gelişme Koruma Planı" hazırlanmadan plan değişikliği yoluyla alanın turizm kullanım talebini arttıracak olan (ya da bu talebin çeşitli yönleriyle tartışıldığı bilimsel bir gerekçeye dayandırılmadan) "Öneri Mekanik Tesis İstasyonu" ve "Öneri Mekanik Tesis" önerildiği, bu nedenle üst kademe plan yönlendiriciliğinin gözetilmediği ve plan kademelenmesinin gereklerinin yerine getirilmediği,
Dava konusu işlem sonrasında yürürlüğe giren mülga Çevre ve Orman Bakanlığınca 10/12/2009 onay tarihli "Uludağ Milli Parkı Uzun Devreli Gelişme Planı"nda, mevcut kayak pistlerin, mekanik hat ve tesislerin, etkin ve verimli bir biçimde işletilebilmeleri amacıyla hat uzunluğu, istasyon yeri ve kapasitesi gibi gerekçelere dayandırıldığı;
Mekanik hatların, Milli Park + Doğal Sit Alanı + Orman Alanı olan Uludağ Milli Parkının, en fazla tahrip olan ve talebin en fazla yoğunlaştığı I.Gelişim Bölgesi ve çevresine verdiği/vereceği zararı ortadan kaldıracak, en aza indirgeyecek ekolojik özelliklerin korunmasına yönelik bilimsel çözümler içeren, denetim araçlarını geliştiren "Kayak Alanı Ana Planı"nın hazırlanmasının öngörüldüğü; buna karşın dava konusu 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği ile getirilen "Öneri Mekanik Tesis İstasyonu" ve "Öneri Mekanik Tesis" plan kararlarının, herhangi bir bütüncül sistemin parçası olmaktan uzak münferit bir karar olduğu ve yatırımcı talebi odaklı olarak geliştirildiği,
Dava konusu 1/25.000 ölçekli Uludağ Yöresi Çevre Düzeni Plan Değişikliğinin Milli Park + Doğal Sit Alanı + Orman Alanı olan Uludağ Milli Parkının korunmasına ve kullanım yoğunluğunun fazlalığından kaynaklanan tahribatın giderilmesine yönelik herhangi bir politika ve plan kararı geliştirmediği, öngördüğü "Öneri Mekanik Tesis İstasyonu" ve "Öneri Mekanik Tesis" plan kararları gerekçelerinin, Uludağ Milli Parkının en fazla tahrip olmuş bölümü olan I.Gelişme Bölgesindeki mevcut konaklama tesislerinin kullanım yoğunluğunun arttırılmasına yönelik olarak "ekonomik" rasyonellerin maksimize edilmesi üzerine temellendiği,
Dava konusu 1/25.000 ölçekli Uludağ Yöresi Çevre Düzeni Plan Değişikliği plan kararları ile öngörülen "Öneri Mekanik Tesis İstasyonu" ve "Öneri Mekanik Tesis"lere ilişkin Tahsis kararında belirtilen "800 kişi /saat kapasiteli teleski (929-0 m.), 1500 kişi /saat kapasiteli telesiyej (1465 m.), Babylift (110 m.), 6 adet istasyon, 200 kişilik kapalı 200 kişilik açık kafe, dinlenme-seyir noktaları, 24 yataklı personel konaklama ünitesi, korunak ve servis üniteleri, revir, idare ünitesi, kayak odaları" kullanımlarının, uzunluğu ve kapasite projeksiyonlarının yapıldığı bütüncül bir turizm planlamasının parçası olarak gerekçelendirilemediği,
Dava konusu 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Plan Değişikliği ile öngörülen mekanik hatlarının geçtiği güzergahlara ilişkin verilen "tahsis"in içerik itibarıyla Devlet ormanının ticari işletmeye konu olmasına neden olması nedeniyle Orman ve Millî Park mevzuatına aykırı olduğu ve kamu yararı ilkeleri ile çeliştiği,
Güzergah üzerinde oluşacak doğal etkinin irdelendiği bilimsel değerlendirme yapılmadığı, Uludağ Milli Parkının ender özellikleri dikkate alınacak biçimde doğal bitki örtüsü ve yaban hayatını korumaya yönelik alınacak önlemlere değinilmediği, dava konusu 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği ile öngörülen mekanik tesislere ve mekanik hatlara ilişkin kararların, Milli Park ve Doğal Sit Alanı olan Uludağ Milli Parkının, ekolojik hassasiyetini gözeterek alınmadığı,
Üst kademe planlar ve dava konusu planlar kapsamında "öneri mekanik hat geliştirilmemesi" yönündeki planlama politikasına aykırılık oluşturduğu, dava konusu 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Plan Değişikliği plan onama sınırı içinde "Öneri Mekanik Tesis İstasyonu" ve "Öneri Mekanik Tesis" olarak iki kullanım kararının yer aldığı, buna karşılık tanımsız ve plan kararı geliştirilmemiş alanlar bulunduğu; Orman ve Doğal Sit Alanı kullanımlarının işlenmediği..."
şeklindeki tespitlere yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin birinci fıkrasında; "Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sükununu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemlerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır. Ancak, davanın ihbarı ve bilirkişi seçimi Danıştay, mahkeme veya hakim tarafından re'sen yapılır." kuralı yer almaktadır.
01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 450. maddesi ile atıf yapılan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ek ve değişiklikleri ile birlikte tümüyle yürürlükten kaldırılmıştır.
6100 sayılı Kanun'un 266. maddesinde de; mahkemenin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği hükmüne yer verilmiştir.
Bilirkişiye başvurulmasındaki amacın, hukuka uygun karar verebilmek için gerekli verilere ulaşmak olduğu göz önünde tutulduğunda, bilirkişilerin uyuşmazlık konusunda özel ve teknik bilgiye sahip olan kişiler arasından seçilmesi gerektiği kuşkusuz olup, bilirkişi veya bilirkişilerce düzenlenen raporda, sorulara verilen cevapların şüpheye yer vermeyecek şekilde açık, rapor içeriğinin ise hükme esas alınabilecek nitelikte olması gerekmektedir.
Daire kararında özetlenen ve yukarıda önemli noktaları vurgulanan bilirkişi raporunda, dava konusu 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğine ilişkin ayrıntılı belirlemeler yapılmış, bu plan ile öngörülen tesislere yönelik kararların şehircilik ilkeleri ve planlama esasları ile kamu yararına uygun olup olmadığı etraflıca değerlendirilmiştir.
Davacılar tarafından dava konusu plan değişikliği ile çok sayıda ağacın kesileceği, bunun çevresel tahribata yol açacağı, bölgenin son yıllarda yüksek oranda yapılaşmaya açıldığı, bölgedeki endemik bitki örtüsünün ve birçok türde yabani hayvan varlığının tehlikeye girdiği iddialarıyla açılan bu davada, bilirkişi raporunda esas olarak, dava konusu plan değişikliğinin üst ölçekli Bursa 2020 Yılı 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının bu bölge için öngörülen kararlarına aykırı olduğu, söz konusu planın nesnel ve bilimsel gerekçelere ve yeterli araştırma ile veriye dayanmaksızın hazırlandığı, planda öngörülen teleferik, telesiyej ve babylift tesislerinin ekolojik etkilerinin bulunmasına karşın, bu hususun planlamada dikkate alınmadığı, bu doğrultuda şehircilik ilkelerine ve planlama ilkelerine aykırı olduğu saptanmıştır.
Bilirkişi raporundaki bu tespitlere karşın, Daire tarafından bu rapora itibar edilmemiş, ancak, bu tespit ve değerlendirmeleri çürütecek herhangi bir bilimsel çalışmaya dayanılmamış ve neden itibar edilmediği yönünde hukuken kabul edilebilir bir gerekçeye de yer verilmemiştir.
Bu durumda, dava konusu 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının imar mevzuatına, şehircilik ilkeleri ve planlama esasları ile kamu yararına aykırı olduğunu ayrıntılarıyla açıklayan ve hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu anlaşılan bilirkişi raporunda varılan sonuçlara itibar edilmeyerek, söz konusu planda mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen Daire kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Öte yandan, Daire kararında dava konusu plan değişikliği ile herhangi bir yapılaşma izni verilmediği yolunda bir gerekçeye yer verilmiş ise de, davacılar tarafından söz konusu alanda yapılması öngörülen tesisler sonucunda birçok ağacın kesileceği ve bunun doğa tahribatına sebebiyet vereceğinin iddia edilmesi, bilirkişi raporunda da bu yönde tespitlerin bulunduğu dikkate alındığında, teleferik, telesiyej, babylift ve bunlara ait istasyonların yapılaşma niteliğinde olmadığının kabulüne olanak bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, Daire kararında, 10/12/2009 tarihinde Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından onaylanan "Uludağ Milli Parkı Uzun Devreli Gelişme Planı"nın plan hükümlerine atıf yapılarak, dava konusu Çevre Düzeni Planının söz konusu gelişme planına uygun olduğu belirtilmiş ise de, gelişme planının sonraki tarihte onaylandığı ve uyuşmazlık konusu planın onaylandığı tarihte yürürlükte olmadığı anlaşıldığından, yargısal incelemenin bu husus dikkate alınarak yapılması gerektiği de açıktır.
Nitekim, aynı çevre düzeni planı değişikliğinin iptali istemiyle, aynı davacılar tarafından açılan başka bir davada, Danıştay Altıncı Dairesince davanın reddi yolunda verilen 05/02/2018 tarih ve E:2014/567, K:2018/882 sayılı kararın bozulmasına ilişkin, Kurulumuzun 22/06/2020 tarih ve E:2018/3351, K:2020/1069 sayılı kararı da bu yönde olup, anılan bozma kararının düzeltilmesi istemi de yine Kurulumuzun 22/04/2021 tarih ve E:2021/24, K:2021/874 sayılı kararıyla reddedilmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz istemlerinin KABULÜNE;
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 02/10/2018 tarih ve E:2013/7697, K:2018/7216 sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Danıştay Altıncı Dairesine gönderilmesine,
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/11/2021 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka aykırı bulunmadığı, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz istemlerinin reddi ile temyize konu kararın onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.