9. Hukuk Dairesi 2018/6557 E. , 2019/4426 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
DAVA :Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalılar avukatları istinaf başvurusunda bulunmuştur.
... Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi davalılar avukatlarının istinaf başvurusunu ayrı ayrı esastan reddetmiştir.
... Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi"nin kararı süresi içinde davalılardan .... avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili özetle; müvekkilinin davalı ....ne ait iş yerinde operasyon destek elemanı olarak 24/02/2011 tarihinden beri çeşitli alt taşeronların kadrosunda gösterilerek çalıştığını, müvekkilinin iş akdinin 20/10/2016 tarihinde herhangi bir geçerli hukuki sebep gösterilmeksizin feshedildiğini, davalı işverenin peroformans düşüklüğü ve operasyon dinamiklerinin değişmesini gerekçe gösterdiğini ancak bu konuyla ilgili olarak daha önce herhangi bir uyarı ya da eğitim talebi olmadığını, müvekkilin işten çıkarıldıktan 1 hafta sonra yerine başka birisinin işe alındığını iddia ederek; iş sözleşmesinin feshinin geçersizliği ile davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı .... vekili özetle; müvekkilinin bilgi teknolojileri alanında hizmet veren bir firma olduğunu, davacının taraflar arasındaki ticari sözleşme gereği müvekkile değil Coca Cola Satış ve Dağıtım A.Ş."ye verilen hizmetler kapsamında çalıştığını, bu sebeple şirket yönünden husumet yokluğu sebebiyle davanın reddinin gerektiğini, müvekkil şirket ile bilgi teknolojileri hizmeti veren diğer davalı arasında imzalanmış olan hizmet sözleşmesi kapsamında sadece ticari bir ilişkinin mevcut olduğunu, asıl işveren alt işveren ilişkisinin olmadığını savunarak, davanın husumetten reddini talep etmiştir.
Davalı Ünite Bilgi Teknolojileri A.Ş. vekili özetle; davacının davasını 1 aylık hak düşürücü süre içerisinde açmadığını, süresinde açılmayan davanın reddi gerektiğini, davacının müvekkil şirkette 01/05/2015 tarihinden 20/10/2016 tarihine kadar çalıştığını, müvekkil şirketin teknolojik hizmetler sağlayan, teknik destek gerektiren konularda danışmanlık hizmeti veren bir şirket olduğunu, davacının da müvekkil şirkette çalışmaya başladığını müvekkil şirket adına teknik hizmetleri yerine getirdiğini; ancak ilgili hizmetlerin davacı tarafından yerine getirilmesinde çok ciddi sıkıntıların yaşandığını, müvekkil şirketin müşterilerine kesintisiz hizmet veren bir şirket olduğunu ve bu operasyonun aksamaması gerektiğini ancak davacının devamlı suretle rapor aldığını ve hizmetin çoğu zaman aksamasına sebep olduğunu ve bu sebeple davacının iş akdine son verildiğini savunarak süresinde açılmayan davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak; Davacıya yapılan fesih bildiriminde, şirket içerisinde yapılan değerlendirmeler neticesinde müşteri operasyonlarımızdaki dinamiklerin değişmesi konusunda karar alındığından, yeniden yapılandırma sürecine girildiği ve bu sebeple davacının iş akdinin feshedildiği bildirilmiştir. Ancak davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde ise davacının devamlı suretle rapor aldığı ve hizmetin çoğu zaman aksamasına sebep olduğu ve bu sebeple iş akdine son verildiğinden söz edilmiştir.
Dava dosyasına davalılar tarafından işverence alınmış işletmesel bir karar ibraz edilmemiştir. İşveren işçiye yazılı olarak bildirdiği fesih bildirimi ile bağlı olup, sonradan bu iddiasını değiştiremez ve genişletemez. Ancak somut olayda cevap dilekçesi ile davacının sık sık rapor almasından dolayı hizmetlerin aksamasına sebep olduğu gerekçesiyle haklı nedenle feshedildiği savunulmuştur.
Dosyanın incelenmesinde; davacının 22/07/2016-31/07/2016 tarihleri arasında ve 01/08/2016 - 05/08/2016 tarihleri arasında iş göremezlik raporu aldığı görülmüştür.
Davacının bir takım davranışları ile iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ihlal ettiği somut olarak ortaya konulamamaktadır. Kaldı ki, bir an için davacının sık sık rapor alması nedeniyle işi aksattığı ve/veya somut olarak ortaya konulamayan başkaca davranışı ile sözleşmeden doğan yükümlülüğü ihlal ettiği kabul edilse dahi, bu durumun ağır bir yükümlülük ihlali olarak nitelendirilemeyeceği ve bundan dolayı davacıya ihtar verilmesi, ihtara rağmen davranışın tekrar etmesi halinde iş sözleşmesinin savunma alınarak feshedilmesi gerektiği mahkememizce değerlendirilmektedir. Ancak somut olayda işçiye herhangi bir yazılı uyarı yapılmadığı, savunmasının istenmediği anlaşılmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu"nun 19. maddesi uyarınca, 18. madde kapsamında kalan işçinin iş sözleşmesini geçerli nedenle feshetmek isteyen işveren, fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin şekilde ortaya koymak zorundadır. Yazılı fesih bildiriminin de fesih sebebini açık ve kesin şekilde ihtiva etmesi zorunludur. İşveren, fesih bildiriminde gösterdiği fesih sebebi ile bağlı olup, işe iade davasındaki savunmasında ilaveten başka bir sebep ileri süremeyeceği gibi, bu sebepten farklı bir sebebe de dayanamaz.
Ancak somut uyuşmazlıkta davalı işveren tarafından işletmesel karar sunulmadığı gibi, yazılı bir fesih bildiriminde de fesih sebebi açık ve kesin bir şekilde belirtilmemiştir. Fesih sebebinin açık ve kesin şekilde belirtilmemiş olması ve işten çıkış kodunun "04" (belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeksizin feshi) gösterilmesi, işveren tarafından alınmış bir işletmesel karar bulunmaması dikkate alındığında, savunmalara itibar edilememiş ve feshin sırf bu yönlerden geçersiz olduğu sonucuna varılmıştır.
İşe iade kararının gereği olarak, işe başlatmama halinde davacıya ödenmesi gereken tazminat miktarı belirlenirken; davacının kıdemi ve fesih nedenleri göz önünde bulundurularak, takdiren 4 aylık brüt ücret tutarı üzerinden tazminat belirlemesi yapılmış, boşta geçen süre için en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsili gerektiğinin tespitine ve işçiye peşin ödenen kıdem ve ihbar tazminatlarının yapılacak ödemeden mahsubuna karar vermek gerekmiş ve bu gerekçeler doğrultusunda davacının davasının kabulüne karar verilmiştir.” gerekçeleriyle iş akdinin feshinin geçersiz olduğu kanaatiyle, davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Ç) İstinaf başvurusu :
İlk Derece Mahkemesi"nin kararına karşı, davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
D) İstinaf Sebepleri:
Davalılar vekilleri istinaf başvurusunda özetle; kabul hükmünün yerinde olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmişlerdir.
E) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, “20.10.2016 tarihli fesih bildirimi incelendiğinde; fesih sebebinin açık ve kesin olarak belirtilmeyerek 4857 sayılı yasanın 19/1 maddesine aykırı işlem yapıldığı ve bu haliyle feshin şekli şartları taşımadığı...” gerekçesiyle, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
F) Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı .... vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
G) Gerekçe:
1-Gerekçeli karar başlığında, dava tarihinin 11/11/2016 yerine 12/12/2016 olarak yazılması maddi hata olup, yerel mahkeme ve bölge adliye mahkemesince her zaman düzeltilebileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3-Somut uyuşmazlıkta; davacının kararı temyiz etmemesi nedeniyle, temyiz edenin sıfatı gözetilerek; ilk derece mahkemesinin kararının gerekçesinde, işe başlatmama tazminatı açısından, davacının kıdemi ve fesih nedenleri göz önünde bulundurularak, işe başlatmama tazminatının takdiren 4 aylık brüt ücret tutarı üzerinden belirlenmesine rağmen, hüküm fıkrasında işe başlatmama tazminatının 5 aylık brüt ücret tutarında belirlenmesi hatalı olup bozma sebebi ise de; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nın 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
H) Hüküm:
İlk Derece Mahkemesi"nin hüküm fıkrasının işe başlatmama tazminatına dair 2 numaralı bendindeki “5” rakamının çıkarılarak yerine “4” rakamının yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’ nun 28.09.2018 tarih ve 2018/2 E. 2018/8 K. sayılı İBK. uyarınca onama harcı alınmasına yer olmadığına, 21.02.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.