Abaküs Yazılım
3. Ceza Dairesi
Esas No: 2019/11343
Karar No: 2019/10146
Karar Tarihi: 13.05.2019

ta tekerrür ve özel tehlikeli suçlular" başlıklı 58 maddesi; - Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2019/11343 Esas 2019/10146 Karar Sayılı İlamı

3. Ceza Dairesi         2019/11343 E.  ,  2019/10146 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
    HÜKÜM : Mahkumiyet

    Dairemizin 25.03.2019 tarih, 2018/9170 Esas ve 2019/6127 Karar sayılı ""Onama"" kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.04.2019 tarih ve 2019/11343 sayılı (3-2015/358641) itirazında;
    ""Yüksek Daire ile Başsavcılığımız arasındaki itiraza konu uyuşmazlık, sanık ... hakkında eşe karşı basit kasten yaralama suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı TCK"nin 58. maddesinin 3. fıkrası uyarınca zorunlu olarak tercih edilen hapis cezasının adli para cezası dışındaki seçenek tedbirlere çevrilip çevrilemeyeceğinin belirlenmesine yöneliktir.
    5237 sayılı TCK"nin "Suçta tekerrür ve özel tehlikeli suçlular" başlıklı 58. maddesi;
    “(1) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi hâlinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.
    (2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı;
    a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl,
    b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet hâlinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz.
    (3) Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur." şeklinde düzenlenmiştir.
    Dosya kapsamına göre; sanık ... ile mağdur ... ..."in yaklaşık 24 yıllık evlilikleri olup, bu evlilikten yetişkin üç erkek çocukları bulunmaktadır. Olay tarihinde aralarında çıkan tartışmada sanığın bir defa tekme ile mağdura vurduğu, bu nedenle mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı, olayın adli makamlara intikal ettiği ve sanık hakkında kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. Mağdur..., eşi olan ..."den şikâyetçi olmadığını beyan etmiş, olay nedeniyle zararının bulunmadığını belirtmiştir. Mahkemece, sanığın eylemi eşe karşı kasten yaralama olarak vasıflandırılmış, cezanın şahsileştirilmesi sırasında TCK"nin 58/3. maddesindeki zorunluluk vurgulanarak temel ceza olarak 5237 sayılı Kanun"un 4 aydan 1 yıla kadar ceza öngören 86. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 4 ay hapis cezası belirlenmiş, aynı Kanun"un 86/3-a ve 62/1. maddeleri uygulanarak sanık hakkında neticeten 5 ay hapis cezasına hükmolunmuş, TCK"nin 50/2. maddesi gereğince yasal engel bulunduğu gerekçesiyle sanık hakkında TCK"nin 50/1. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
    5237 sayılı TCK"nin 58. maddesinin 3. fıkrasına göre, tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adli para cezası öngörülmüş ise hapis cezasına hükmolunacağı, aynı Kanun"un 50. maddesinin 2. fıkrasında ise seçimlik ceza öngören düzenlemelerde hapis cezasının tercih edilmesi halinde bu cezanın artık para cezasına çevrilemeyeceği açıkça düzenlenmiştir. Seçimlik olarak tercih edilen hapis cezasının seçenek tedbire çevrilemeyeceğine ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir. 5237 sayılı Kanun"un 50. maddesinin 5. fıkrasında hapis cezasının tedbire çevrilmesi halinde asıl mahkûmiyetin bu madde hükümlerine göre çevrilen tedbir olacağı açıkça vurgulanmış olduğundan, hapisten çevrilen tedbirin infazının mükerrirlere özgü infaz rejiminde çektirilmesi de mümkün değildir. Kanunun bütününü yok sayarak tekerrür koşullarının varlığı halinde sanığın cezasının şahsileştirilemeyeceğini ve tedbire çevrilemeyeceğini ileri sürmek kanaatimizce ceza adaleti ile de bağdaşmayacaktır. Somut olayda; mahkemece zorunlu olarak hükmolunan hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi yasaklanmışken, seçenek tedbire çevrilmesine kanuni bir engel bulunmamaktadır. Sanık ile evli olan ve aynı evde ikamet eden mağdur, zararı olmadığını söyleyerek şikâyeti bulunmadığını ifade etmektedir. Sanık ise tüm aşamalarda teslimiyetçi bir tavır takınmış, eşi ile barıştıklarını belirtmiştir. Yerel mahkemece verilen ceza TCK"nin 50/1. maddesine göre şahsileştirilmeden ve yasal olmayan gerekçe 50/1. maddesinin uygulanamayacağı yönünde verilen karar hukuka aykırıdır.
    Tüm bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu olay değerlendirildiğinde, 5237 sayılı Kanun"da seçenek olarak öngörülen durumlarda mahkemece belirlenen hapis cezasının seçenek tedbire çevrilmesine kanuni bir engel bulunmadığından, başka bir ifadeyle kanun koyucu tarafından tekerrür şartlarının varlığı halinde zorunlu olarak tercih edilen hapis cezalarının tedbire çevrilmesi yasaklanmadığından, kanunun öngörmediği bir şekilde TCK"nin 58. maddesindeki metnin kıyasa yol açacak suretle sanığın aleyhine yorumlanması kanaatimizce mümkün görülmemektedir. Yerel mahkemece eşe karşı kasten yaralama suçundan kurulan hükmün tebliğnamemiz doğrultusunda BOZULMASINA karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde ONANMASINA karar verilmesi Kanuna aykırıdır.""
    Hususları belirtilmek suretiyle söz konusu Dairemizin Onama kararının kaldırılarak, sayılan nedenlerle hükmün bozulması gerektiği belirtilmek suretiyle, 6352 sayılı Kanun"un 99. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK"nin 308/2-3. bentleri uyarınca dosyanın itirazen incelenmek üzere, Dairemize gönderilmesi ile yapılan incelemede;
    Gereği görüşülüp düşünüldü;
    Türk Ceza Kanunu"nun tekerrürü düzenleyen TCK"nin 58. maddesinin cezada bir artırım nedeni değil, infazda dikkate alınması gereken bir infaz rejimi olduğu, ilk defa suç işleyen sanık ile daha önce suç işlemiş ve tekerrüre esas sabıkaları olan sanık arasında bir ayrım yapıldığı,
    İlk defa suç işleyen sanığın cezası kısa süreli hapis cezası ise, bu cezanın TCK"nin 50/1. maddesindeki seçenek yaptırımlara çevrilebileceği, ancak kişi mükerrir ise cezası hapiste bırakılarak, hakkında TCK"nin 58/6. maddesi gereği "mükerrirlere özgü infaz rejimine" karar verilmesi gerektiği,
    Nitekim seçimlik cezalarda kişi mükerrir ise TCK"nin 58/3. maddesi gereği hapis cezasının seçilmesi zorunlu olup, TCK"nin 50/2. maddesi gereğince de seçimlik cezada hapis cezası seçilince bu ceza artık adli para cezasına çevrilemez, dolayısıyla seçimlik cezada kişi mükerrir ise hapis cezası seçilerek hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanması kanunun gereğidir. Bu konuda Ceza Genel Kurulunun 19.03.2013 tarih, 2012/2-1500 Esas ve 2013/95 Karar sayılı kararı da mevcuttur.
    Türk Ceza Kanunu"nun genel hükümleri, seçimlik cezada bunu öngörüyor ise bunun mefhumu muhalifinden kısa süreli hapis cezalarında, kişi mükerrir ise bu cezanın TCK’nin 50/1. maddesindeki tedbire çevrilmeyip hapiste bırakıp mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanması gerektiği de ortaya çıkmaktadır.
    Aksi durumda kısa süreli hapis cezası TCK’nin 50/1. maddesindeki tedbirlerden birine çevrilirse TCK"nin 58. maddesi mükerrirlik (tekerrür) hiç uygulanamaz hale gelecektir. Bu durumda mükerrir sanığın cezası tedbire veya para cezasına çevrilerek daha az bir ceza almış olması söz konusu olacaktır.
    Ceza hiyerarşisinde ağırından hafifine doğru yaptırımlar; hapis, adli para cezası ve tedbirler olarak sıralanmaktadır. Seçimlik ceza öngören suçlarda, hapis seçilince TCK"nin 58/3 ve TCK"nin 50/2. maddesi gereği bu ceza adli para cezasına kanunen çevrilemiyorsa daha az ceza öngören tedbire hiç çevrilememesi gerekir. Aksi durum ceza hiyerarşisi, Kanun"un mantığına ve düzenlemesine de aykırı olacaktır.
    İlk defa suç işleyen sanık ile mükerrir sanığın TCK"nin 3. maddesinde açıklanan "cezada orantılılık" ilkesi açısından bir farkı olmalıdır.
    Olayımızda sanığın eşini alınan kati rapora göre basit tıbbi müdahale ile geçer şekilde kasten yaraladığı, mahkemece sanığın tekerrüre esas sabıkası olması nedeniyle TCK 58/3. maddesi gereğince TCK 86/2. maddesinde belirtilen seçimlik cezalardan hapis cezasının seçilmesi zorunlu olduğundan hapis cezası seçildiği ve sonuçta hapis cezasının TCK 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine karar verildiği bu nedenle kararın doğru olduğu,
    Sonuç olarak;
    Sanık hakkında, Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.09.2015 tarih ve 2015/327 Esas - 2015/547 sayılı karar ile 5237 sayılı TCK"nin 86/2, 86/3.a, 62 maddeleri gereğince verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz sonrası, Dairemizce verilen kararda da belirtildiği üzere, ""tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasının doğru olduğu ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun"un 108. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin, ancak hapis cezalarında uygulanabileceği, sanık hakkındaki kısa süreli hapis cezasının, TCK"nin 50. maddesinde düzenlenen seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde, TCK"nin 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanmasının mümkün olamayacağı"", Dairemizin anılan onama kararında usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmakla, yerinde görülmeyen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"nın itirazının REDDİNE,
    Dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi