Abaküs Yazılım
10. Daire
Esas No: 1988/1167
Karar No: 1989/353
Karar Tarihi: 21.02.1989

Danıştay 10. Daire 1988/1167 Esas 1989/353 Karar Sayılı İlamı

Daire : ONUNCU DAİRE
Karar Yılı : 1989
Karar No : 353
Esas Yılı : 1988
Esas No : 1167
Karar Tarihi : 21/02/989

ÜNİVERSİTE'DE OKUTMAN OLAN DAVACIYA MESLEKTEN ÇIKARMA CEZASI VERİLMESİNDE, DİSİPLİN KURULUNUN EĞER İHTİYAÇ DUYARSA BİR KARAR İLE ADLİ YARGI KARARININ KESİNLEŞMESİNİ BEKLEYEBİLECEĞİNİ ÖNGÖREN YÖK YÖNETİCİ,ÖGRETİM ELEMANI VE MEMURLARI DİSİPLİN YÖNETMELİĞİNİN HÜKMÜ DEĞİL, 657 SAYILI KANUNUN ZAMANAŞIMI KONUSUNDAKİ GENEL ESASLARIN UYGULANACAĞI HK.
Dava, … Üniversitesi Ziraat Fakültesi Yabancı Dil Okutmanı olan davacının öğretim mesleğinden çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararın iptali istemiyle açılmıştır.
Dava ve soruşturma dosyasının incelenmesinden; bir öğrenci tarafından davacının ders geçirme karşılığında para aldığının Dekanlığa şikayet edildiği, Dekanlıkça Savcılığa yapılan duyuru üzerine 24.1.1983 tarihinde,önceden seri numaraları alınmış paralarla davacının odasında suç üstü yapıldığı, rüşvet almaktan hakkında ceza davası açıldığı ve bu sırada idarece 9.11.1983 tarihinde dava sonucunun beklenilmesine Yönetmeliğin 19.maddesine göre karar verildiği, Ağır Ceza Mahkemesince, davacının ders geçirme karşılığında para aldığının sabit olduğuna ancak suçun görevi kötüye kullanmak olduğuna karar verilerek davacının mahkum olduğu, cezasının tecil edildiği anlaşılmaktadır.
Yüksek Disiplin Kurulu Ağır Ceza Mahkemesinin 9.6.1987 tarihinde Yargıtay'ca onanarak kesinleşen bu kararı üzerine, Disiplin Yönetmeliğinin 11/g maddesine göre 24.2.1988 tarihinde davacının öğretim mesleğinden çıkarılmasına karar vermiştir.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 53.maddesi (b) bendi; "Öğretim elemanları memur ve diğer personelin disiplin işlemleri, disiplin amirlerinin yetkileri devlet memurlarına uygulanan usul ve esaslara göre Yükseköğretim Kurulunca düzenlenir" hükmünü taşımaktadır. Aynı Kanunun "Yönetmelikler" başlığını taşıyan 65.maddesi (g) bendi de; "öğretim
elemanları, memur ve diğer personel ile öğrencilerin disiplin işlemleri, disiplin amirlerinin yetkileri ve disiplin kurullarının teşkili ve çalışması ile ilgili hususlar"ın Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkartılacak Yönetmelikle düzenleneceği hükmünü içermektedir.Bu maddelerin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan ve 21.8.1982 günlü 17789 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliğinin, 17.5.1983 tarihinde değiştirilen 19.maddesinde zamanaşımı konusu düzenlenmiştir.Bu maddeye göre, yönetmelikte sayılan disiplin suçu niteliğindeki fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayacağı, ancak disiplin amir veya kurulu kararının bir adli yargı hükmüne ihtiyaç duyulduğu hallerde bu zamanaşımı süresinin adli yargı hükmünün kesinleştiği günden itibaren başlayacağı, bu ihtiyacın da bir ara kararı ile tespit edileceği belirlenmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunun'da zamanaşımı konusundaki genel esas, disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde ceza verilmesidir. 2547 sayılı Kanunun 53.maddesi ile de disiplin işlemleri, ve disiplin amirlerinin yetkileri konusunda devlet memurlarına uygulanan usul ve esasları benimsenmiştir.
Nitekim aynı kanunun 65.maddesinin verdiği yetkiyle Yükseköğretim Kurulunca çıkarılan Disiplin Yönetmeliğinin 19.maddesinde de aynı esas korunmuş, ancak eklenen son fıkra ile bu esasa aykırı olarak, disiplin kurulunun eğer ihtiyaç duyarsa bir karar ile adli yargı kararının kesinleşmesini bekleyebileceği hususu getirilmiştir.
Yukarıda da belirtildiği gibi Disiplin Yönetmeliğin 19.maddesinde yer alan bu düzenleme iki yıllık genel ceza verme süresini askıya alarak idareye 2547 ve bu kanunun "usul ve esasları" olarak atıfta bulunduğu 657 sayılı Kanuna aykırı olarak takdir yetkisi vermektedir. Bu şekilde mevzuata aykırı olan Disiplin Yönetmeliğinin 19.maddesinin son fıkrasına göre, adli yargı kararı beklenerek eylem tarihinden itibaren iki yıl geçirildikten sonra verilen disiplin cezasına ilişkin dava konusu işlem zamanaşımına uğramıştır.
Açıklanan nedenlerle, Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliğinin 19.maddesi son fıkrası ihmal edilerek, dava konusu Yükseköğretim Kurulunun Yüksek Disiplin Kurulu olarak verdiği kararın iptaline karar verildi.

KARŞI OY:
… Üniversitesinde Fransızca okutmanı olan davacı, bazı öğrencilerden para alarak ders geçirdiği nedeniyle Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliğinin 11.maddesi (g) bendi uyarınca öğretim mesleğinden çıkarma cezası ile cezalandırılmıştır. Yönetmeliğin 11/g maddesi "Kamu hizmeti veya öğretim elemanı sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici harekette bulunmak" eyleminin üniversite öğretim mesleğinden ve kamu görevinden çıkarma cezası ile cezalandırılacağı hükmünü taşımaktadır. Aynı yönetmeliğin "zamanaşımı" başlığını taşıyan 19.maddesi fıkrası ise "Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Ancak disiplin amir veya kurulu kararının bir adli yargı hükmüne dayandırılmasına ihtiyaç duyulduğu hallerde bu zamanaşımı süresi adli yargı hükmünün kesinleştiği günden itibaren başlar. Anılan ihtiyaç, yetkili disiplin amir veya kurulunun alacağı bir ara kararı ile tespit edilir" hükmünü içermektedir.
Davacı hakkında yapılan şikayet üzerine suç üstü yapılmış ve hakkında rüşvet suçundan ceza davası açılmıştır. Yüksek Disiplin Kurulu, davacının eyleminin cezalandırılması için bir adli yargı kararına dayandırılmasına ihtiyaç duymuş ve bu durumu 9.11.1983 günlü ara kararı ile tespit etmiştir. Ceza mahkemesi sonucunda davacının eylemi (görevi kötüye kullanmak) sabit olmuş ve cezanın tecil edilmesine ilişkin kararın kesinleşmesi üzerine süresi içinde idare dava konusu işlemi tesis etmiştir.
Bu durumda, Üniversite öğretim mesleğinin özelliği dikkate alınarak davacıya ceza yargılaması sonucu beklenilerek verilen disiplin cezasında mevzuata aykırılık görülmemiştir. Bu görüşle, dava konusu işlemin zamanaşımı gerekçesiyle iptaline ilişkin karara katılmıyorum.



Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi