Abaküs Yazılım
19. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/2828
Karar No: 2017/3396
Karar Tarihi: 27.04.2017

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2016/2828 Esas 2017/3396 Karar Sayılı İlamı

19. Hukuk Dairesi         2016/2828 E.  ,  2017/3396 K.

    "İçtihat Metni"


    Taraflar arasındaki asıl davada menfi tespit, birleşen davada alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
    - K A R A R -

    Asıl davada davacı ... vekili, davalı şirketin müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine dayalı olarak icra takibi yaptığını, ancak takibe dayanak bonoda keşideci olarak yer alan imzanın müvekkiline ait olmadığını, cebri icra tehdidi altında müvekkilinin ödeme yaptığını ileri sürerek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini, ödenen bedelin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
    Birleşen davada davacı ... vekili müvekkilinin davalıya ilaç satıp teslim ettiğini, bakiye cari alacağın tahsili için başlatılan takibe bir kısım ilaçların iade edildiği beyanıyla itiraz edildiğini, müvekkiline davalı tarafından yapılmış iade olmadığını ileri sürerek müvekkilinin bakiye alacağının fatura tarihlerinden itibaren avans faiziye birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
    Asıl davada davalı vekili, davacının oğluna vekalet verdiğini, vekaletnamede kambiyo tanzim yetkisi olması nedeniyle bononun davacının oğlu tarafından imzalandığını ve ilgili bononun taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle müvekkiline verildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
    Birleşen davada davalı vekili, davacı şirket adına kesilen iade, fiyat farkı ve stok düşümü faturaları ile davacıya borcunun kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece, asıl dava yönünden yapılan incelemede, davacının oğluna bazı konularda vekaletname verdiği, bu vekaletnamede açıkça çek düzenleme yetkisi bulunduğu, ancak bono düzenleme için yetki verilmediği, TBK’ya göre vekil açıkça yetkilendirilmedikçe müvekkilini temsilen kambiyo taahhüdünde bulunamayacağı, açıkça yetkilendirilmeyen davacının oğlunun eczane adına keşide ettiği bonodan dolayı davacının sorumlu tutulamayacağı; birleşen dava yönünden yapılan incelemede, davalı birleşen davacı şirketin alacak talebinin ilaç bedeli faturalarına dayandığı, davalının bir kısım iade, hizmet bedeli, stok farkı faturaları ile davacıya borcunun kalmadığını savunduğu, iade savunmasına konu 27 adet faturadan 6 tanesinin davalı birleşen davacının defterlerinde kayıtlı olduğu, faturaların birleşen davacı şirket çalışanına teslim tutanağında tahrifat olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edilmesi nedeniyle 2 adet faturanın ve fatura içeriği malların davalı birleşen davacı şirkete teslim edildiğinin ispatlanamadığı, kalan 19 adet faturanın ve içeriğindeki malların davalı birleşen davacı şirkete iade edildiğinin tutanak ile ispat edildiği, yapılan iadelerin mahsubu neticesinde davalı birleşen davacının takip tarihi itibariyle 18.525,84 TL alacağını ispatladığı, davalı birleşen davacının icra müdürlüğüne 22.08.2011 tarihinde başlattığı takip ile davacı birleşen davalının temerrüde düştüğü gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, ödenen bedelin faiziyle birlikte davalı şirketten istirdadına; birleşen davanın kısmen kabulü ile kabul edilen miktar kadar alacağın 22.08.2011 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davacı-birleşen davalı ..."den tahsiline karar verilmiş, hüküm her iki taraf vekilince temyiz edilmiştir.
    1 – Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı birleşen davacı şirket vekilinin asıl davaya ilişkin olarak tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
    2- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı birleşen davalı vekilinin birleşen davaya ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
    3- Birleşen davacı şirket vekilinin birleşen dava yönünden temyiz istemine gelince; birleşen davada davalı tarafından davacı şirkete verilen hizmete ilişkin, hizmet faturalarındaki hizmetin verildiğinin birleşen davalı tarafından usulüne uygun delillerle ispatlanması gerekmektedir. Yine fiyat farkı faturalarına ilişkin olarak, birleşen davacı şirket defterlerinde kayıtlı olmayan fiyat farkı faturaları yönünden birleşen davalı, davacı şirketten fiyat farkı talep edebileceğini ispatla yükümlüdür. Dosya içindeki deliller, birleşen davalı tarafından gerek hizmet verildiğini, gerekse davacı şirket defterinde kayıtlı olmayan fiyat farkı alacağı bulunduğunu ispata yeterli bulunmamaktadır.Ayrıca menfi tespit davasına konu 42.498 TL bono davacı birleşen davalı defterlerinde borç ödemesi olarak kaydedilmiş olup menfi tespit davası kabul edildiğine göre, bu miktar bedelin de davacı alacağına eklenmesi gerekirken, tüm bu hususlar dikkate alınmaksızın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl dava yönünden davalı şirket vekilinin, birleşen dava yönünden davalı tarafın tüm temyiz itirazlarının reddine, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi