
Esas No: 2020/3041
Karar No: 2021/2435
Karar Tarihi: 17.11.2021
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu 2020/3041 Esas 2021/2435 Karar Sayılı İlamı
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2020/3041
Karar No : 2021/2435
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Odası
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF : 1-(DAVALI) … Kurumu
VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri …
2-(DAVALI YANINDA MÜDAHİL) … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 14/01/2020 tarih ve E:2016/11960, K:2020/7 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Mesleki Yeterlilik Kurumu Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan "16UY0255-6 Coğrafi Bilgi Sistemleri Uzmanı Seviye 6 Ulusal Yeterlilik Kriteri" ile anılan yeterliliğin dayanağı olan ve 06/06/2014 tarih ve 29022 sayılı Mükerrer Resmi Gazete'de yayımlanan Ulusal Meslek Standartlarına Dair Tebliğin (2014/3), "Ek-11 Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) Uzmanı Seviye 6 Ulusal Meslek Standardı"nın iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 14/01/2020 tarih ve E:2016/11960, K:2020/7 sayılı kararıyla;
Dava konusu Ulusal Meslek Standartlarının yayımlandığı tarihte yürürlükte olan haliyle 5544 sayılı Mesleki Yeterlilik Kurumu Kanunu'nun "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1., "Tanımlar" başlıklı 2., "Ulusal meslek standartlarının ve ulusal yeterliliklerin hazırlanması ve yürürlüğe konulması" başlıklı 21. maddelerine yer verilerek,
Dava konusu Coğrafi Bilgi Sistemleri Uzmanı Seviye 6 Ulusal Meslek Standardında; "Meslek Tanımı"nın; "Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) Uzmanı (Seviye 6); iş sağlığı ve güvenliği ile çevresel önlemleri alarak, kalite sistemleri çerçevesinde, iş organizasyonu yapan, araziden, hava fotoğraflarından ya da uydu görüntülerinden sayısal ya da analog olarak toplanan grafik ve öznitelik bilgilerinin CBS ortamına aktarılması için verileri düzenleyen, birleştiren, sisteme giren, güncelleyen, verileri konumsal ya da konumsal olmayan sorgulamalar ve coğrafi analizler gibi yöntem ve metotlarla coğrafi bilgiye dönüştüren, coğrafi bilgi ve verilerin farklı uygulamalarda kullanılabilmesi için format, datum, projeksiyon, koordinat sistemi vb. dönüşümlerini yapan, elde ettiği sonuçları istatistiksel bilgiler, grafikler, tematik haritalar ya da sayısal ekran görüntüleri olarak sunan, grup çalışmalarını ve projeleri teknik olarak yöneten, CBS ile ilgili süreçleri kontrol eden ve gerekli tedbirleri alan/aldıran/alınması için yetkili birimlere teklifte bulunan ve mesleki gelişim faaliyetlerini yürüten kişidir." şeklinde yapıldığı; "16UY0255-6 Coğrafi Bilgi Sistemleri Uzmanı Seviye 6 Ulusal Yeterlilik Kriterinde ise yeterliliğin amacının; Coğrafi Bilgi Sistemleri Uzmanı (Seviye 6) mesleğinin eğitim almış ve nitelik kazandırılmış kişiler tarafından yürütülmesi ve çalışmalarda kalitenin artırılması için; adayların sahip olması gereken nitelikleri, bilgi, beceri ve yetkinlikleri tanımlamak, adayların, geçerli ve güvenilir bir belge ile mesleki yeterliliğini kanıtlamasına olanak vermek, eğitim sistemine, sınav ve belgelendirme kuruluşlarına referans ve kaynak oluşturmak olarak ifade edildiği;
Dava konusu Tebliğ ile buna dayanak oluşturan 5544 sayılı Kanun ve Yönetmelikleri incelendiğinde, Coğrafi Bilgi Sistemleri Uzmanı meslek standartlarının belirlenmesi ile bu mesleği icra edecek kişiler hakkında piyasada yaşanan karışıklığın önlenmesinin ve ihtiyaç duyulan nitelikli CBS Uzmanı ihtiyacının etkin bir şekilde karşılanmasının amaçlandığının anlaşıldığı;
Mühendisliğin, yükseköğretim mevzuatı ile 3458 sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkında Kanun hükümlerine göre, formal bir öğrenim sonunda "diploma" ile belgelendirilen bir meslek alanı olduğu; mesleki yeterlilik sisteminde ise, bir meslek dalının icra edilebilmesi için gerekli bilgi, beceri, tavır ve tutumların belirlenerek, saha tecrübesi, işyeri eğitimleri, sertifika programları ve mesleki kurslar gibi farklı eğitim yollarından da yararlanılarak bu yetkinliklere sahip işgücü yetiştirildiği, başarılı olanlara ise "mesleki yeterlilik belgesi" verildiği;
Nitekim benzer şekilde, 3795 sayılı Bazı Lise, Okul ve Fakülte Mezunlarına Unvan Verilmesi Hakkında Kanun ile teknisyen ve tekniker gibi unvanları elde edebilmek için gerekli eğitim ve diploma şartları düzenlenmiş iken, 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu ile de, kamu ve özel sektöre ait kurum, kuruluş ve işyerleri ile eğitim kurumlarında alınan eğitim ve öğrenim sonunda çırak, kalfa ve ustalık belgelerine sahip işgücü yetiştirilmesinin düzenlendiği;
Davacı tarafından, davalı idarece mühendislik mesleğinin görev ve yetki alanına giren konularda düzenleme yapıldığının ileri sürüldüğü; ancak; söz konusu unvan ve mesleki belgelere hak kazanabilmek için verilen bir kısım eğitim konularının birbiri ile örtüşmesinin doğal olduğu; her birinde yetkinlikler farklı olduğu gibi, sonuçta verilen sertifikaların da birbirinden farklı olduğu; nitekim, mesleki yeterlilik belgesi sahiplerine mühendislik unvan ve yetkisi verilmediği gibi, belgelerde veya mevzuatta mühendislik ibaresi bulunmadığı; kaldı ki, 5544 sayılı Kanun'un 1. maddesinde de mühendislik mesleğinin bu Kanun'un kapsamında bulunmadığının açıkça düzenlendiği;
Bu durumda, dava konusu Tebliğ'in, mühendislik mesleğinin yetkisine giren bir hususu düzenlemediği açık olduğundan, davacı iddialarının hukuki dayanağı bulunmadığı ve dava konusu düzenlemelerin hukuka uygun olduğu sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle,
davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Mesleki Yeterlilik Kurumunun, mühendislerin, mimarların ve şehir plancılarının yeterliliklerinin esaslarını belirleyemeyeceği, dolayısıyla, denetimini, ölçmesini ve değerlendirmesini ve sertifikalandırmasını da yapamayacağı, ülkemizde lisans düzeyinde "Harita Mühendisi, Geomatik Mühendisi, Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisi" adıyla eğitim veren üniversitelerin "Coğrafi Bilgi Sistemleri Uzmanı" adıyla tanımlanan eğitimlerin tamamını fazlasıyla vermekte oldukları; Daire kararında Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının görüş yazısına hiç değinilmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idare ile davalı yanında müdahil tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 14/01/2020 tarih ve E:2016/11960, K:2020/7 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 17/11/2021 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Düzenli hale koymak, düzen vermek olarak tanımlanabilecek olan düzenleme yetkisi, kamu hukukunda kural koyma ile eş anlamlıdır. Kural ise, hukukta sürekli, soyut ve objektif, genel durumları belirleyen, bireysel olmayan, tükenmez norm olarak tanımlanmaktadır. İdare, Anayasa ve yasal düzenlemelerden aldığı yetki ile kural koyma, düzenleme yapma yetkisine sahiptir.
Düzenleme yetkisini kullanarak tüzük, yönetmelik, yönerge, genelge, tebliğ gibi düzenleyici işlemleri yapan idarenin bir işleminin, düzenleyici nitelik taşıdığının kabul edilebilmesi için, söz konusu işlemin, sürekli, soyut, objektif, bireysel olmayan, genel durumları belirleyen ve gösteren, maddi olaylara uygulanabilecek nitelikte, diğer bir deyişle hukuk aleminden maddi aleme aktarılabilecek açıklık ve belirlilikte hükümler içermesi gerekmektedir.
Esasen, düzenleyici işlemlerin açık, belirli ve öngörülebilir olması, hukuk güvenliğinin, dolayısıyla hukuk devleti ilkesinin de bir gereğidir. Zira idare, ancak açık ve belirgin hukuk kurallarını yürürlüğe koymak suretiyle hukuk güvenliğini sağlayabilir.
Mesleki Yeterlilik Kurumu Kanunu'nun 1. maddesinin 2. fıkrasında; tabiplik, diş hekimliği, hemşirelik, ebelik, eczacılık, veterinerlik, mühendislik ve mimarlık meslekleri ile en az lisans düzeyinde öğrenimi gerektiren ve mesleğe giriş şartları kanunla düzenlenmiş olan mesleklerin Kanun kapsamı dışında olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle, davalı Mesleki Yeterlilik Kurumunca bu alanlara ilişkin olarak kanun gereği düzenleme yapılamayacağı açıktır.
Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile Dairenin ara kararı üzerine Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının, Üniversitelerarası Kurul görüşü dikkate alınarak, YÖK Yürütme Kurulunda konunun görüşüldüğü belirtilerek; Yükseköğretim kurumları bünyesinde yer alan tüm harita kadastro, geomatik, jeodezi ve fotogrametri mühendisliği bölümlerinde okutulan Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) derslerinin, diğer tamamlayıcı derslerle birlikte bir bütünlük içerisinde icra edilerek ülkenin gerekli CBS uzman ihtiyacının mühendislik düzeyinde karşılandığına, dolayısıyla bu alanda yeni bir mesleki standart tanımına gerek olmadığı yolundaki görüşünün birlikte değerlendirilmesinden; uyuşmazlık konusu Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) Uzmanı Seviye 6 Ulusal Meslek Standardı içeriğinde yer alan meslek tanımında, meslek elemanlarından istenilen asgari standart bilgi, beceri, tavır ve tutumların, sadece bir "tekniker" ve "teknisyenden" beklenebilecek bilgi, beceri, tavır ve tutumdan daha fazlasını içerdiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; söz konusu tanımlar yapılırken ve bu mesleklere ilişkin gerekli bilgi, beceri, tavır ve tutumların neler olduğunu gösteren asgari normlar belirlenirken, 5544 sayılı Kanun gereği kapsam dışı bırakılan mühendislik dallarından biri olan "Harita ve Kadastro Mühendisliği" alanının, düzenlenme dışında bırakılıp bırakılmadığı "açık ve belirgin" bir şekilde ortaya konulmamıştır.
Yukarıda aktarılan ilkeler uyarınca, dava konusu "Ek-11 Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) Uzmanı Seviye 6 Ulusal Meslek Standardı"nın, bir düzenleyici işlemde olması gereken "açık ve belirgin olma" niteliğini taşımadığından, anılan Standart ile bu Standarda dayalı olarak Mesleki Yeterlilik Kurumu Yönetim Kurulu kararıyla onaylanan "16UY0255-6 Coğrafi Bilgi Sistemleri Uzmanı Seviye 6 Ulusal Yeterlilik Kriteri"nin hukuka uygun bulunmadığı sonucuna varıldığından, Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.