
Esas No: 1988/1663
Karar No: 1989/340
Karar Tarihi: 20.02.1989
Danıştay 10. Daire 1988/1663 Esas 1989/340 Karar Sayılı İlamı
Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)
Davacılar üç yıllığına kiralamış oldukları bir işyerini, mal sahibinin haberi olmadan fuzulen işgal ettikleri için men edilmişlerdir. İdare Mahkemesi, davacıların kiracı adına çalışan işçiler olduklarını ve işyerinin kendilerine devrinin söz konusu olmadığını öne sürdüklerini ancak yapılan incelemede devir parası vererek işletmeye başladıkları ve ilan verildiğini tespit etmiştir. Bu nedenle şikayet üzerine işlemin mevzuata uygun olduğu sonucuna varılmış ve dava reddedilmiştir. Kararda, 3091 sayılı Kanunun amaç ve kapsamı ile fuzuli şagil hakkında 5917 sayılı Kanun hükümlerinin istenebileceği belirtilmiştir.
Kanun maddeleri:
- 3091 sayılı Kanunun 1. maddesi
- 6570 sayılı Kanunun 12. maddesi
- 5917 sayılı Kanun
Daire : ONUNCU DAİRE
Karar Yılı : 1989
Karar No : 340
Esas Yılı : 1988
Esas No : 1663
Karar Tarihi : 20/02/989
ÜÇ YILLIĞINA KİRALANAN TAŞINMAZ MALIN DEVİR PARASI ALINARAK BAŞKALARINA DEVREDİLDİĞİ, ŞİKAYETİ ÜZERİNE, DAVALI İDARECE 6570 SAYILI KANUN HÜKMÜNDEN HAREKETLE, DAVA KONUSU OLAYA 3091 SAYILI KANUNUN UYGULANMASINDA VE DAVACILARIN UYUŞMAZLIK KONUSU TAŞINMAZ MALDAN MEN'İNE İLİŞKİN İŞLEMDE MEVZUATA AYKIRILIK BULUNMADIĞI HK.
Davacılar, mal sahibinin haberi olmaksızın, uyuşmazlık konusu işyerini fuzulen işgal ettiklerinden bahisle Valiliğin kararı ile sözkonusu yerden men edilmişler, bu işlemin iptali istemiyle açılan dava sonucunda da İdare Mahkemesi, kararı ile; taşınmaz mal sahibi ile kiracı arasında üç yıl süreli kira sözleşmesi bulunduğu, davacıların ise, kiracı adına çalışan işçiler olup işyerinin kendilerine devrinin söz konusu olmadığını, iş yerinin tüm resmi işlemlerini kiracı adına yürüttüklerini ve fuzuli şagil olmadıklarını öne sürdükleri, olayda usulüne uygun bir kira sözleşmesi bulunduğu, bu sözleşmeye aykırılığın ya da muvazaa olup olmadığının saptanmasının adli yargının görevine girdiği, 3091 sayılı Kanunun amacının mevcut zilyetliği korumak olup bu Kanuna göre yapılan başvurunun incelenmeksizin reddi gerekirken men işlemi tesisinde kanuna uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemi iptal etmiştir.
Davalı idare ise, 6570 sayılı Kanuna göre, fuzuli şagil hakkında 5917 sayılı Kanun hükümlerinin de tatbikinin istenebileceğini öne sürerek bu temyizen incelenmesini ve bozulmasını istemektedir.3091 sayılı Kanunun 1.maddesinde, bu kanunun amaç ve kapsamı, gerçek ve tüzel kişilerin zilyed bulunduğu taşınmaz mallarla kamu idareleri,kamu kurumları ve kuruluşları veya bunlar tarafından idare olunan veya Devlete ait veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan sahipsiz yerlere veya menfaati umuma ait olan taşınmaz mallara yapılan tecavüz ve müdahalelerin, idari makamlar tarafından önlenmesi suretiyle tasarrufa ilişkin güvenliği ve kamu düzenini sağlamak olarak belirtilmiştir.
6570 sayılı Gayrımenkul Kiraları Hakkında Kanunun 12.maddesinde, kiracının, mukavelede hilafına sarahat olmadıkça, kiralanan yeri kısmen ve ya tamamen başkasına kiraya veremiyeceği, yahut istifade hakkını veya mukavelesini başkasına devredemiyeceği, veyahut kendisi gaytrımenkulu bırakmış olduğu halde, hiç bir sebeple bu yeri kısmen veya tamamen başkalarına işgal işgal ettiremiyeceği, buna riayet etmiyerek bir gayrımenkule kiracı veya devir alan sıfatıyla girenler veya bu gayrımenkulu işgal edenler hakkında sulh mahkemesine dava açılabileceği gibi, fuzuli şagiller hakkında 5917 sayılı Kanun hükümlerinin de tatbikinin istenebileceği hükme bağlanmıştır.
3091 sayılı Kanunun uygulama şekli ve esaslarına dair yönetmeliğin 15.maddesinde de fuzuli işgal, bir taşınmazı, sahibinin izni ve rızası olmaksızın işgal etmek olarak tanımlanmıştır.
Dava ve soruşturma dosyasındaki belgelerin incelenmesinden işyerinin … tarafından …'e kiralandığı, bu şahıs tarafından söz konusu yerin … Kürk Satış Mağazası olarak kullanıldığı, ancak 1.7.1987 tarihinde, Kuaför ve Güzellik Salonu olarak işletilmeye başlanınca, mal sahibinin, kiracısının işyerini terkederek davacılara devrettiğini ve bu kişilerin fuzuli şagil olduklarını öne sürerek şikayette bulunması üzerine, yerinde yapılan inceleme sonucunda,davacıların, kiracı adına çalışan işçiler olduklarını, işyerinin kendilerine devrinin söz konusu olmadığını, her türlü resmi işlemlerin kiracı … adına yürütüldüğünü ifade ettikleri anlaşılmaktadır. Ancak soruşturma dosyasında yer alan tanık ifadesinde, davacıların kiracı …'e devir parası vererek uyuşmazlık konusu işyerini işletmeye başladıkları belirtilmektedir.
Öte yandan, …'in … Gazetelerinen nakil sebebiyle devren kiralık işyeri ilanları verdiği de dosyada yer alan ilan örneği ile sabittir.
Bu durumda, yapılan şikayet üzerine davalı idarece, 6570 sayılı Kanun hükmünden hareketle, dava konusu olaya 3091 sayılı Kanunun uygulanmasında ve davacıların uyuşmazlık konusu taşınmaz maldan men'ine ilişkin işlemde mevzuata aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle davalı idarenin 2577 sayılı Kanunun 49.maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulü ile idare mahkemesi kararının bozulmasına, aynı maddenin 2.fıkrası uyarınca işin esasına geçilerek yukarıda belirtilen nedenlerle davanın reddine karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.