
Esas No: 2017/7772
Karar No: 2021/5350
Karar Tarihi: 16.11.2021
Danıştay 8. Daire 2017/7772 Esas 2021/5350 Karar Sayılı İlamı
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2017/7772
Karar No : 2021/5350
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) … Belediye Başkanlığı - …
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVACI)…
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, İstanbul … Meydanında Seyyar satıcılık yaparken 10.05.2015 tarihinde … Belediyesi Zabıta Ekiplerince orantısız güç kullanmak suretiyle darp edildiği, aylarca çalışamaz hale geldiği, olay nedeniyle psikolojik sorunlar yaşadığı bu nedenle maddi ve manevi zararlara uğradığı ileri sürülerek 30.000,00-TL maddi, 100.000,00-TL manevi olmak üzere toplam 130.000,00-TL tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararında; davalı idarenin Belediye mevzuatından kaynaklanan kontrol ve denetim faaliyeti çerçevesinde seyyar satıcılık-işportacılık yaptığı sabit olan davacının da aralarında bulunduğu şahıslara ilişkin mevzuatta yetkisi verilen müdahale esnasında arbede çıktığı, arbedede karşılıklı yaralanmaların olduğu, meydana gelen zararın ya idarenin kusurlu doğrudan bir fiilinden kaynaklanması veya idarenin bu zararın meydana gelmesinde denetim görevini yerine getirmemekten dolaylı bir şekilde zarara sebebiyet vermesi gerektiği, olayın ise görevli memurların görev tanımı çerçevesinde yapılan müdahale esnasında meydana geldiğinin görüldüğü, ayrıca davacının şahsında gerçekleşen zararın kim tarafından yapıldığının da somut olarak tespit edilemediği, dava dosyasında bulunan memur ifadelerinden de davacının bulunduğu grubun fiili hareketler ve sinkaflı sözlerle görevli memurlara saldırdığının beyan edildiği, görevli memurların da darp edilerek yaralandıklarının dava dosya içeriğindeki raporlardan anlaşıldığı, bu bağlamda olay sırasında davacının başında meydana gelen yaralanma sonucunda davacının bir zarara uğradığı açık olmakla birlikte; davacı tarafından gerçekleştirilen fiili hareketler de değerlendirildiğinde, davacıda meydana gelen bu zararın kaynağının kusurlu idari bir eylem olduğuna yönelik dosyada somut, açık, şüpheden uzak ve net bir delil olmadığından davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; davacının başvurusu kısmen kabul, kısmen reddedilerek, davalı idarenin Belediye mevzuatından kaynaklanan kontrol ve denetim faaliyeti çerçevesinde seyyar satıcılık-işportacılık yaptığı sabit olan davacının da aralarında bulunduğu şahıslara ilişkin mevzuatta yetkisi verilen müdahalenin izinsiz yapılan faaliyetin men edilmesine ilişkin olmasına rağmen davalı Belediyeye ait görevlilerce güç/şiddet kullanmak suretiyle izinsiz faaliyeti önleme yoluna gidildiği ve bu sırada davacının başından yaralanmış olduğu açık olmakla birlikte; davacı tarafından uğradığı iddia olunan maddi zarara ilişkin olarak şüpheden uzak ve net bir delil sunulmadığından maddi tazminat talebinin reddine; olayın meydana geliş şekli, davacının yaşanan olaylardan çektiği sıkıntı ve şeref ve haysiyetinin rencide olduğu hususları da göz önünde bulundurulduğunda 10.000,00-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğine, bu meblağları aşan manevi tazminat taleplerinin ise reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, olay nedeniyle uzun süre çalışamadığı, maddi tazminat istemlerinin kabulü gerektiği, öte yandan manevi tazminatın da düşük takdir edildiği, davalı lehine de yüksek vekalet ücretine hükmedildiği; davalı tarafından ise, davanın süresinde açılmadığı, zabıta görevlilerinin yasal düzenlemelere uygun hareket ettiği, davacının kusurlu hareket ederek olayın meydana gelmesine sebep olduğu, olaya ilişkin soruşturma dosyasının incelenmediği, manevi tazminatın da reddi gerektiği, takdir edilen manevi tazminat miktarının da fahiş olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmakta olup, davalı idarece savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kullanılmayan … -TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davalı idareye iadesine,
4. Kesin olarak, 16/11/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.