15. Ceza Dairesi 2020/523 E. , 2020/2100 K.
"İçtihat Metni"
Basit dolandırıcılık suçundan sanık ... Coşkun"un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157/1, 62/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, hapis cezasının 5237 sayılı Kanun"un 51. maddesi gereğince ertelenmesine dair... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/12/2008 tarihli ve 2008/138 esas, 2008/781 sayılı kararının 02/03/2009 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde yeniden kasıtlı suç işlediğinden bahisle hakkındaki ertelenmiş cezasının aynen infazına ilişkin... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/04/2019 tarihli ve 2008/138 esas, 2008/781 sayılı ek kararı aleyhine, Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 30/12/2019 gün ve 94660652-105-41-17422-2019 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/10/2019 gün ve 2019/97005 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
...4. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/12/2008 tarihli kararının aynen infazına ilişkin aynı Mahkemenin 15/04/2019 tarihli ek kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın hukukî durumunun uzlaştırma yönünden yeniden değerlendirilmesine yönelik talebinin reddine dair... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/08/2019 tarihli ve 2008/138 esas, 2008/781 sayılı ek kararının ve bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii... 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/08/2019 tarihli ve 2019/712 değişik iş sayılı kararının yok hükmünde olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;
...4. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/08/2019 tarihli ek kararı ile kesinleşmiş kararlara karşı uzlaşma yoluna gidilemeyeceği gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiş ve bu karara karşı yapılan itiraz da... 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/08/2019 tarihli kararı ile reddedilmiş ise de;
02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 253. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (b-6) bendi uyarınca dolandırıcılık (madde 157) suçunun uzlaşma kapsamına alındığı ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30/10/2007 tarihli ve 2007/4-200 esas, 2007/219 sayılı ilâmında belirtildiği üzere, uzlaştırma kurumu her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 253 ve 254. maddelerinde hüküm altına alınarak usul hukuku kurumu olarak düzenlenmiş ise de, fail ile devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdirmesi bakımından maddî hukuka da ilişkin bulunması nedeniyle yürürlüğünden önceki olaylara uygulanabileceği, bu uygulamanın sadece görülmekte olan davalar bakımından geçerli olmayacağı, 5237 sayılı Kanun"un 7/2. maddesindeki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." şeklindeki hüküm uyarınca kesinleşmiş kararlar bakımından da uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerektiği cihetle; 5271 sayılı Kanunu’nun 253. maddesindeki esas ve usullere göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için yargılama dosyasının uzlaştırma bürosuna
gönderilmesi ve sonucuna göre hukuki durumun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddelerinde düzenlenen uzlaşma, sadece sanığa değil aynı zamanda ve öncelikle, mağdurun zedelenen hukukunun düzeltilmesine hizmet amacı gütmesi ve biçimi itibariyle bir ceza yargılaması müessesesi olsa da, fail ile devlet ilişkisini sona erdirmesi bakımından maddi ceza hukukunu da ilgilendirmesi nedeniyle karma bir hukuki niteliğe haiz olduğundan, uzlaşma hükümlerinin yalnızca yürürlüğe girdikleri sıradaki işlem ve olaylar bakımından değil, TCK’nın 7/2. maddesi gözetilerek, sanık lehine olması halinde kesinleşmiş, infaz edilmekte ve hatta infaz edilmiş hükümlere de uygulanabileceği, nitekim 5271 sayılı CMK’nın 253/4. maddesi gereğince kabul edip etmemekte tarafların iradesi esas alındığından ve aynı kanunun 254/2. maddesinde, mahkeme, uzlaşma sonucunda sanığın edimini def’aten yerine getirmesi halinde, davanın düşmesine; edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arz etmesi halinde ise, sanık hakkında, CMK’nın 231’inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verileceğinin hükme bağlanmış olması nedeniyle, infaz edilen hükümlerde uzlaştırma yoluna gidilip de düşme kararı verildiğinde, 5352 sayılı Kanun’da belirtilen şartlara bakılmaksızın hüküm adli sicil ve arşiv kaydından silineceğinden, mahkûmiyete bağlı bazı hak yoksunluklarına maruz kalmayacağı gibi sonrasında başka bir suç işlemesi halinde, tekerrür, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi veya erteleme gibi hükümlerin uygulanıp uygulanmayacağını doğrudan etkileyeceği, öte yandan bu durumun iş ve özel hayatına da yansıyacağı, aynı şekilde edimin ileri tarihe bırakılması sonucunda verilecek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın da sanık lehine olacağı; Yargıtay CGK’nın 03.02.2009 gün ve 2008/250-2009/13 ile 17.02.2009 tarih ve 2009/36-35 sayılı ilamlarında da, 5637 sayılı Kanun’un 7. maddesinde tanımlanan lehe yasanın geçmişe yürümesi ilkesi uyarınca, uzlaştırmaya göre daha aleyhe sonuçlar doğuran hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin dahi şartlarının oluşması halinde kesinleşmiş ve hatta infaz edilmiş ilamlarda da uygulanabileceğinin belirtildiği; somut olayda da, TCK’nın 157. maddesi gereğince verilen mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK"nın 253 ve 254. madde fıkraları gereğince, uzlaşma kapsamına alınan basit dolandırıcılık suçundan dolayı uzlaştırma işlemlerinin yapılması gerektiğinden, talebin bu nedenlerle kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet bulunmadığından, kanun yararına bozma atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görülmekle,... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/04/2019 tarihli ve 2008/138 esas, 2008/781 sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK"nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin merciince yerine getirilmesine, 17/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.