Abaküs Yazılım
4. Daire
Esas No: 2017/3365
Karar No: 2021/6823
Karar Tarihi: 16.11.2021

Danıştay 4. Daire 2017/3365 Esas 2021/6823 Karar Sayılı İlamı

T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2017/3365
Karar No : 2021/6823

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Vergi Dairesi Başkanlığı
(...Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : .... Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, ...İnşaat Taahhüt ve Ticaret Anonim Şirketinin 2005-2008 yıllarına ilişkin borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenip tebliğ edilen ... ile ...ila ...takip nolu ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesinin temyize konu kararıyla; asıl borçlu şirket adına kayıtlı Eyüp İlçesi, ...Köyünde bulunan taşınmazlara haciz konulduğunun görülmesi üzerine Mahkemelerince 10/05/2016 tarihinde verilen ara kararla söz konusu taşınmazların satışının yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise bu satıştan ötürü tahsilat yapılıp yapılmadığının açıklanarak, bu hususa ilişkin belgelerin gönderilmesinin daval ıidareden istenildiği, ara karara verilen cevapta söz konusu taşınmazların satışının yapılmadığının belirtildiği, bu durumda asıl borçlu şirket malvarlığının borcu karşılayıp karşılamadığının veya ne kadarlık kısmını karşılamadığının ortaya konulmadığı görülmüş olup, amme alacağının şirketten tahsil edilemediği hususunun tereddüte mahal bırakmayacak şekilde ortaya konulamadığı anlaşıldığından, alacağın şirketten tahsil edilemediğinden bahisle kanuni temsilci sıfatıyla davacı hakkında takibe geçilerek düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu ödeme emirleri ile ilgili olarak yapılan iş ve işlemlerin yasal ve yerinde olduğu, mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu .... Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/11/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.


(X) KARŞI OY :
Asıl borçlu ...İnşaat Taahhüt ve Ticaret Anonim Şirketi'ne ait olup ödenmeyen amme alacağının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla tanzim edilen ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davayı kabul eden mahkeme kararı temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık konusu olayda, asıl borçlu şirketin taşınmazlarına ilişkin "Taşınmaza Ait Tapu Kaydı" dökümlerinden görüleceği üzere, adı geçen şirket üzerine kayıtlı söz konusu taşınmazlar üzerinde Vergi Dairesi Müdürlüğünce tesis edilen haciz işleminden önce konulmuş çok sayıda hacizlerin bulunduğu, davacı adına gönderilen ödeme emirleri içeriği borçların toplamının da 1.068.529,00 TL olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından söz konusu taşınmazların değerlerinin ne kadar olduğu, taşınmazların değerlerinin asıl borçlu şirketin borcuna yeter miktarda yada borçtan daha fazla olduğuna dair bir iddiası bulunmadığı, konulan hacizler nedeniyle borcun, asıl borçlu şirketten tahsil edilebileceği hususunda ispat külfeti kendisinde bulunan davacı tarafından herhangi bir bilgi yada belgenin dosyaya ibraz edilmediği görülmüştür.
Bu itibarla, uyuşmazlık konusu olayda; 6183 sayılı Kanunun 3. maddesinde tanımlandığı şekilde "tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı” tanımı gerçekleşmiş olup aynı Kanunun mükerrer 35.maddesi çerçevesinde tahsil edilemeyeceği anlaşılan şirket alacakları için kanuni temsilciye ödeme emri düzenlenmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Zira, 6183 sayılı Kanunun 3. maddesinde, "tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı” tanımı “...Amme borçlusunun haczedilen mal varlığına bu Kanun hükümlerine göre biçilen değerlerin amme alacağını karşılayamayacağının veya hakkında iflas kararı verilen amme borçlusundan aranılan amme alacağının iflas masasından tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gibi nedenlerle tahsil dairelerince yürütülen takip muamelelerinin herhangi bir aşamasında amme borçlusundan tahsil edilemeyeceği ortaya çıkan amme alacaklarını,...” şeklinde yapılmış olup kanuni temsilci hakkında ödeme emri düzenlenebilmesi için asıl borçlunun haczedilen menkul ve gayrimenkullerinin satışının sonuçlanmasının beklenilmesi gerekmemektedir.
Bu açıdan, temyize konu Vergi Mahkemesi Kararının 6183 sayılı Kanunun 3. maddesinde yer alan "tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı” tanıma ve Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde yer alan hükümlere uyarlığı bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz istemi kabul edilerek, temyize konu mahkeme kararının bozulması gerektiğinden çoğunluk kararına katılmıyorum.





Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi